Bursa'da yaşatmak için çok uğraşmışlardı...

Orman yangınından yaralı olarak kurtulan, tedavisi için Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki Emekli Hayvanlar Çiftliği'ne getirilen ve HAYTAP gönüllülerince 'Ahmet' adı verilen boğa kurtarılamadı. Çiftlikteki her canlının kendileri için özel olduğunu belirten HAYTAP Saha Sorumlusu Zuhal Arslan, "Ahmet'in büyükbaş olması ve sahibini kurtarmasından kaynaklı özel bir durumu vardı. Onun için elimizden gelen her şeyi yaptık ama kurtaramadık" dedi.

Bursa'da yaşatmak için çok uğraşmışlardı...
- A +

 

Akdeniz ve Ege'de peş peşe çıkan yangınlarda yaralanan hayvanlar, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) gönüllülerince kurtarıldıktan sonra bölgede kurulan sahra çadırında tedavi altına alındı. Burada 21 gün boyunca tedavileri yapılan boğa, kuzu, keçi ve eşek gibi vücutlarında 3'üncü derece yanık oluşan hayvanlar daha sonra özel donanımlı araçlarla Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki Emekli Hayvanlar Çiftliği'ne getirildi.

Vücudunun büyük bölümünde yanıklar oluşan ve ağır yaralanan bir boğanın da çiftlikte tedavisine başlandı. 'Ahmet' ismi verilen boğa için HAYTAP'ın gönüllü veterinerleri, yoğun çaba sarf etti. Çiftlikte durumu en kötü hayvan olan 'Ahmet' için özel bir tedavi uygulandı. Yanma nedeniyle tırnakları düşmeye başlayan 'Ahmet'in ayakta durabilmesi için gönüllüler tarafından caraskal alındı. Ancak 'Ahmet' veterinerlerin yoğun çabasına karşın kurtarılamadı. Çiftlikteki her canlının kendileri için özel olduğunu belirten HAYTAP Saha Sorumlusu Zuhal Arslan, "Ahmet için gerçekten elimizden geleni yaptık. Ahmet bizim için gerçekten çok özeldi. Aslında bütün hayvanlar bizim için çok özel ama Ahmet'in daha özel bir durumu vardı. Büyükbaş olması ve sahibini kurtarmasından kaynaklı. Maalesef olmuyor. Bazen olmuyor. HAYTAP olarak elimizden geleni yaptık. Olmayınca olmuyor maalesef" dedi.

'SAYISIZ HAYVANI TEDAVİ ETTİK'

Çiftlikteki diğer hayvanlar hakkında da bilgi veren Arslan, "Maalesef ülkemizde kötü bir afet oldu. Biz de HAYTAP olarak hayvanlar için koştuk ve bütün imkanlarımızı seferber ettik. Orada bir sahra hastanesi kurduk. Gerek hastanemizde gerek yanan köylere giderek sahada elimizden geldiğince birçok hayvanı tedavi etmeye çalıştık. Sahra hastanemiz orada yaklaşık 21 gün kaldı. Sayısız hayvan tedavi ettik. 21 günün sonunda da tedavisi devam eden hayvanlarımızı alıp Bursa'ya getirdik. Burada tedavileri devam ediyor" ifadelerini kullandı.

'ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPTIK'

Yaralı hayvanlar için tüm imkanların kullandığını belirten Arslan, "Bursa'da bizim zaten bir çiftliğimiz var. HAYTAP olarak şu an, burada bir hastanede olması gereken tüm teçhizatları sağladık. Hatta bazı kliniklerde olmayan aletleri de buraya getirdik. Tabii ki bunları dostlarımız için aldık. Onlardan hiçbir şey esirgemedik. Tam bir hastane kurduk. Hayvanlarımızın tedavileri hala devam ediyor. Bütün malzemelerimizi dostlarımız için aldık. Sadece Ahmet için değil. Manavgat, Milas, Bodrum yangınlarından kurtarılan tüm hayvanlar için inanılmaz bir ortam kurduk. Onlar için elimizden geleni de yaptık. Ahmet için de elimizden gelen her şeyi yaptık. Sabah akşam pansumanları vardı. Serum tedavileri, beslenme saatleri vardı. Aslında bütün hayvanların tedavi saatleri var. Ahmet için gerçekten çok uğraştık. Onun için imkanlarımızı seferber ettik. Onun için caraskal aldık. Çünkü Ahmet yatıyordu. Büyükbaş hayvanın yatması iyi bir şey değil zaten. Onu ayakta tutabilmek için caraskal almıştık. Ama olmadı maalesef" diye konuştu.

'PROTEZ DÜŞÜNÜYORUZ'

Arslan, şöyle devam etti:

"Ölümler bizi üzüyor ama yatarken yürümeye başlayan hayvanlar da bizi ayrıca mutlu ediyor. Şimdi buradaki dostlarımızın tedavisi devam ediyor. Yangında birçok hayvanın neredeyse vücut bütünlüğü bozulmakla birlikte ayaklarındaki tırnakları yanıyor. Aslında ayağa kalkamama sebepleri bu. Çünkü çoğunun tırnağı yok. Bu noktada da burada dostlarımızın tedavilerini devam ettirip bu tırnak ve kemik bakımlarını yapıp daha sonraki süreçlerde de protez düşünüyoruz. En azından şimdilik yaşayanlar için elimizden gelenleri yapıyoruz."

Yorum Ekle

İlgili Haberler