"Bu kez işçiler kazanacak"

Bursa'da tarih tekerrür ediyor.İşçiler bu sefer kazanmak istiyor. 98 yılında neler yaşanmıştı işte detaylar...

"Bu kez işçiler kazanacak"
- A +

 

Ahmet Güler 22 yıl Renault’ya emek vermiş işçilerden biri. 1990 yılında iş başı yapan işçi, 2012 yılında tazminatını alarak kendi isteğiyle ayrılmış. Her ne kadar şimdi Renault işçisi olmasa da direnişi yakından takip ediyor. Arkadaşları ve yakınlarının direnişte olduğunu söyleyen işçi “Biz ‘98 direnişini yaşadık. Şimdiki daha sağlam gidiyor. Birliklerini bozmazlarsa kesinlikle kazınırlar” dedi.

‘90 sözleşmesine girerken işçi ücretlerinin asgari ücretin altına indiğini anlatan Güler, o dönemde çıkılan grevle yüzde 300 zam aldıklarını dile getirdi: “Öyle bir zam aldık ki geçmişe dönük 10 aylık toplusözleşme farkını aldığımızda evin üst katını tamamladım.”  Bu zam sayesinde ‘98’e kadar ücret açısından daha rahat bir dönem geçirdiklerini söyledi. “Şimdi genç işçiler evlenmeye cesaret edemiyor. O zamanlar evlenmek, ev kurmak sorun bile değildi” dedi.

‘98’DE ÖFKE VARDI

Sendikanın delege seçimine izin vermediğini, istediği isimlerin olduğu listeyi işçilere dayattığını anlatan Güler, Türk Metal yöneticilerinin işçilerin ödediği aidatlar üzerinden saltanat sürmeye başladığını vurguladı. ‘98’de sendikaya tepkinin öfkeye dönüştüğünü ve işçilerin bu öfkeyle yollara dökülerek Türk Metal’den istifa ettiğini hatırlatan Güler, şunları söyledi: “2-3 gün içinde bütün istifalar bitti. Sonra işçi kendi içinde ayrıştı. Dayanışmada mı kalalım (Dayanışma aidatı ödeyerek toplusözleşmeden yararlanma), Birleşik Metal-İş’e mi gidelim tartışması oldu. İdareciler aba altında sopa göstermeye başladı. Departman müdürleri Türk Metal’e geçeceksiniz diye bastırdı. İşsiz kalma korkusuyla herkes Türk Metal’e geçti.”

HAYATIMI ALDI

Direnişin kırılmasının ardından eylemlere öncülük eden işçilerin işten atıldığını dile getiren Güler, bu yıldan sonra çalışma koşullarının hızla kötüleştiğini, ücretlerin de her sözleşmede biraz daha eridiğini ifade etti. Özellikle teknolojik yenilenmelerin ardından 4 işçinin yapacağı işin 1 işçiye yüklendiğini söyleyen Güler şöyle devam etti: “Bu koşullar işçinin psikolojisini bozuyor. Yine işe gideceğim diye stres oluyorsun. Bir yandan da ekmeğinin peşindesin mecbursun çalışmaya. 8 saat böyle zorlu geçiyor.” “İşletme hakkında kötü bir şey söylemeyeyim, sonuçta oranın ekmeğini yedim” dese de 22 yılın hatırasını bel, boyun ve kasık fıtığı olarak vücudunda taşıyor. Türk Metal’in hiçbir zaman yanlarında olmadığına dikkat çeken Ahmet Güler, “Ben onlara 22 yıl aidat ödedim. Karşılığında aldığım bir kalem, bir cüzdan bir de Ankara’ya 3 gün seminere gönderdiler. O kadar. Ama karşılığında hayatımı aldılar” diye konuştu.

‘DİK DURUŞUNUZU BOZMAYIN’

Söz bir süre sonra bugünkü metal işçilerinin direnişine geldi. Bu direnişin ‘98 direnişinden daha farklı olduğunu anlatan Güler, “Bugün işçiler tam teşekküllü olmasa da ‘98’e göre daha dik duruyorlar. Daha organizeler. ‘98’de işçiler öfkeyle ayağı kalkmıştı. İşçiler şimdi daha bilinçli. Ne yaptığını daha iyi biliyor” dedi. İşçilerden birliklerini ve dik duruşlarını bozmamalarını isteyen Güler, “Şunu unutmasınlar halk onların yanında. Bu dik duruş ve destek oldukça inanıyorum ki bu kez işçiler kazanacak.”

EVRENSEL

Yorum Ekle

İlgili Haberler