Bin yıllık Anadolu kültürü mezar taşlarında gizli

Danişmendliler tarafından Niksar’ın hakim tepelerinden birinde kurulan mezarlıktaki mezar taşları ve kitabeleri bin yıllık geçmişe ışık tutuyor.

Bin yıllık Anadolu kültürü mezar taşlarında gizli
- A +

 

Danişmendliler tarafından Niksar’ın hakim tepelerinden birinde kurulan mezarlıktaki mezar taşları ve kitabeleri bin yıllık geçmişe ışık tutuyor.
Tokat’ın Niksar ilçesinde Anadolu’da kurulan İlk Türk İslam mezarlıklarından biri olan Melikgazi Kabristanlığı’ndaki mezar taşları açık hava müzesinde sergileniyor. Danişmendli Devleti’nin kurucusu Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi’ye ait olan türbenin bahçesinde bulunan mezar taşları tarihe tanıklık ediyor. Yetişkinlere ait mezar taşlarının yanı sıra bebekler için yapılan mezar taşları ile eğer şeklindeki mezar taşı dikkat çekiyor. Kitabelerinde ölen kişilerin hikayesinin anlatıldığı mezar taşları yaklaşık bin yıllık bir döneme ışık tutuyor. Açık hava müzesinde okunabilir olan 600’e yakın mezar taşının yanı sıra parçalı ve koruma altında olmak üzere bine yakın mezar taşı sergileniyor.
Anadolu’daki ilk Türk İslam mezarlıklarından bir tanesi
Yerel Tarihçi Danişment Hüseyin Şahin, Anadolu’daki ilk Türk İslam mezarlıklarından bir tanesinin Niksar’da bulunduğuna dikkat çekti. 1071 Malazgirt Zaferi’yle beraber Anadolu’da bir Türkleşme serüveni olduğunu ifade eden Şahin, “Anadolu’daki ilk Türk varlığının bulunduğu noktalardan bir tanesi Niksar, Ahlat ve Harput. Bu üç önemli merkez Anadolu’daki Türk varlığının başlamasına tutunmasına ve sonrasında Anadolu’nun bütününe yayılmasına sebep olan üç ciddi merkezdir. Bu alan bin yıldır Anadolu’daki Türk varlığını bize kanıtlayan önemli tapu belgeleri niteliği taşıyan mezar taşlarıyla dolu. Danişmend Melik Ahmet Gazi Anadolu’da ismine destan yazılmış dört önemli isimden bir tanesidir. Kıymetli bir devlet büyüğü, devlet adamı, veli aynı zamanda da büyük bir komutandır. Tarih sahnesinde çok az kalmalarına rağmen etkilerini kültürel varlıklarını günümüze kadar taşıyabilmiş nadir devletlerden bir tanesidir. Şu an içinde bulunduğumuz hazire ve mezarlık alanı yaklaşık bin yıldır kesintisiz mezar kültürünün her dönem formunu günümüze kadar taşıyabilmiş nadir Anadolu’daki ilk Türk İslam mezarlıklarından bir tanesidir” dedi.

Mezar taşlarındaki yazılar bin yıllık kültürün izlerini taşıyor
Şahin, dönem itibariyle yaklaşık 11. yüzyıldan başlamak üzere her dönemde farklı bir mezar kültürü ve formu olduğunu belirterek, “Bazen bir kandil görürsünüz bir mezar taşında, bazen bir mührü Süleyman, bazen okla yay, bazen eğik bir lale, ucu eğilmiş bir ağaç ve benzeri birçok farklı motifler yakalayabilirsiniz burada. Dönem itibariyle farklı farklı formlara ait mezar taşları mevcut. İki günlük bir bebeği dünyada bırakmış doğum yapmış bir annenin feryadını bulursunuz bu mezar taşında. Bazen Ahıska’dan gelmiş bir adamın sadece Danişmend Melik Ahmet Gazi’ye komşu olma isteğini ifade eden bir mezar taşına dokunursunuz. Bazen de şakiler tarafından 20 yaşında öldürülmüş bir gencin mezar taşına dokunursunuz. Dolayısıyla o dönemden günümüze kadar tarihsel serüvende kültürel olarak hangi meslek grubuna ait olduğunu buranın idarecilerinin isimlerinin ne olduğuna o dönemde kullanılan isimlerin, sosyal kültürel, ekonomik yapılarının ne olduğuna dair de bilgileri içeren büyük bir hazinedir burası” diye konuştu.

Yorum Ekle