Reklamı AçReklamı Kapat

“Parsel değil plan bazında dönüşüm”

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Albayrak, Nilüfer bölgesinde devam eden yoğun inşaat çalışmalarının kentsel dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

- A +

Mustafa Emre ÖZGEN – Birsen PINAR / bursa.com

Büyükşehirleri neredeyse şantiye alanına dönüştüren kentsel dönüşüm çalışmaları kentimizde de devam ediyor. Özellikle Nilüfer’de on beş, yirmi yıllık binaların dönüşüm adı altında yıkılarak daha fazla daireye sahip binalar yapılması, bölgenin geleceği hakkında endişe yaratıyor.

Nilüfer’de devam eden çalışmaların kentsel dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Albayrak, parsel değil plan bazında dönüşüm yapılması gerektiğini, aksi takdirde güvenli binalar yapılırken alt yapı ve çevre gibi başka sorunların ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

İnşaat Mühendisleri Odası’nın kuruluş amacı nedir? Bursa Şubesi ne zaman kuruldu?

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), 1954 yılında Ankara’da kuruldu. 1988 yılında temelleri atılan Bursa Şubesi ise 1989 yılında faaliyete başladı. Öncesinde temsilcilik olarak hizmet veriyorduk. O tarihten beri Bursa’da şube olarak hizmet veriyoruz. İki yılda bir seçim yapılıyor. Yaklaşık 4300 üyemiz var.

Biz bir meslek örgütüyüz. Meslektaşlarımızın çalışma alanlarını düzenlemek, denetlemek, disiplin altına almak, aynı zamanda ülkesine hizmet eden bir meslek grubu olarak bu çalışmaları gerçekleştirmek amacındayız.

Bursa Şubesine bağlı kaç temsilcilik var?

İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra Türkiye’nin dördüncü büyük şubesiyiz. Yalova, Kütahya ve Bilecik illeri, temsilcilik düzeyinde Bursa Şubesine bağlı faaliyetlerini sürdürüyorlar. Üyelerimizin 3000 kadarı Bursa merkezinde. Kalan üyelerimiz il ve ilçe temsilciliklerimizde.

“HEM SİVİL TOPLUM HEM KAMU KURULUŞUYUZ”

İMO’nun faaliyetleri neler?

Çok geniş bir faaliyet alanımız var. Odalar meslek örgütleridir ama kanunla kurulmuşlardır. Kamu kurumu niteliğindedirler. Odalar aynı zamanda sivil toplum örgütüdür. Sivil toplum örgütü duyarlılığı da gösterir. Çevre duyarlılığı, yapılaşma meslek odalarının alanıdır. Teknik olarak tavsiyelerde bulunan,  şehrin gelişimine katkı koyan oluşumlardır.

“İNŞAAT SEKTÖRÜ LOKOMOTİFTİR”

İnşaat sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnşaat sektörü ülkemiz için olmazsa olmazdır. Lokomotif bir sektördür. Gizli istihdam gidericidir. Kalifiye olmayan vatandaşlar bu sektörde çalışabilmektedir. Aktif bir sektördür.Gizli istihdam giderici olması ve dışa bağımlı olmaması nedeniyle inşaat sektörünün canlı tutulması gerekir.  Ayrıca sektör kentimizde 80’li yıllardan beri artan bir ivme ile büyüyor.

“BARINMA HIZINA YEREL YÖNETİMLER YETİŞEMEDİ”

Kentimizdeki bina stoğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hızlı bir nüfus artışı yaşandı. Doksanlı yıllarda her yıl Çanakkale kadar nüfus Bursa’ya geldi. Belediyeler buna uygun olarak yeni yapılaşma alanları sağlamalı ve yeni planlar yapmalıydı. Yapamadı. Yeni planın Meclisten geçmesi ve askıdan inme süreci 1 yıl sürüyor. Tabi bu geçen sürede plan zamanında uygulanamıyor. Yerinde bakıldığında, planda yol olan yerde vatandaş ev yapmış oturuyor.

1999 Depremi ve öncesinde Bursa’daki yapı stoğunun depreme dayanıksız olduğunu ve elden geçirilmesi gerektiğini, yıkılması gerekenlerin depremden önce insan eliyle yıkılması gerektiğini hep vurguladık. Şehrimiz, ifade ettiğimiz gibi sanayinin gelişmesi ile yoğun miktarda göç alan bir kent. Vatandaşların barınmam hızına yerel yönetimler yetişemedi. Bu nedenle çarpık yapılaşma meydana geldi.

Bursa’nın ortalama yüzde 60’ı kaçak yapılardan oluşuyor. Mühendislik hizmeti almamış, deprem güvenliği olmayan yapılar.İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak hep dayanıksız binaların tespit edilmesi ve teknik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledik. Söylemlerimizin dikkate alınarak kanun çıkartılması gerekirdi. Depremden sonra Yapı Denetim Yasasının yürürlüğe girmesiyle yapılan binaları dayanıklı kabul edebiliriz ama diğer binalar oldukları gibi duruyorlar. Bu bölgeleri de biliyorsunuz, daha çok Yıldırım ve Osmangazi’de, kısmen de Nilüfer’de kaçak yapılaşma var. Bu konuda Bursa sıkıntılı diyebiliriz.

Bina özellikleri bölgelere göre nasıl farklılık gösteriyor?

Şehirler batıya doğru büyür. Bursa da büyükşehir olduktan sonra Nilüfer ilçesi oluştu. Nilüfer yeni olduğu için daha planlı ve modern bir bölge. Ayrık nizam, yeşil alanı daha fazla ve yoğunluk daha az. Doğu bölgesinde emsal oranları 4- 5olmasına rağmen Nilüfer’de bir buçuk civarında. Dolayısıyla daha iyi altyapı var. Daha iyi bir sosyal çevre var.

“GÜÇLENDİRME DAHA İYİ BİR ALTERNATİF”

Güvenli barınma için kentsel dönüşüm çözüm mü?

Kentsel dönüşüm elbette şart. Bursa’da kaçak ya da ruhsata aykırı yapılar var. Bunlar mutlaka elden geçirilip depreme dayanıklı hale getirilmelidir. Kentsel dönüşüm zor bir süreç. Birçok ayağı var. Uygulanması çok zor. Ülkemizin kaynaklarını dikkate aldığınız zaman büyük oranda maddi ihtiyaç gerektiren bir durum. Bunun ortaya konması lazım.

Kentsel dönüşümün, şehrimizin depreme dayanıksız bölgeleri için uygulanması gerekir. Dünyada çeşitli yöntemleri var. Bir yöntem belirleyip devam etmemiz lazım.

Kentsel Dönüşüm Yasası 2012 yılında yürürlüğe sokulabildi. Depremden 13 yıl sonra… Oysa vakitkaybetmeden çalışmaların yapılması lazımdı.

Binaların güçlendirilmesi kentsel dönüşüme alternatif olabilir mi?

Çok daha iyi bir alternatiftir. Güçlendirme binanın taşıma sistemine yapılan müdahaledir. Yeni binalar ile kesinlikle aynı güvenliği sağlar. Bununla ilgili yeterli teknik eleman da var. Fakat irade gerekli.Güçlendirme yüzde 60 daha ucuz. Dış görünüşüne herhangi bir müdahale olmuyor, yeni bir hukuki sıkıntı yaratmaz ancak mevcut yapı stoğu inceledikten sonra güçlendirme çalışmaları gerçekleştirilebilir.

Ekonomik ayaktan bahsettik. Depreme dayanıklı binaların yapılması için ekonomik kaynaklar gerekli. Kimse de al bu parayı bina yap demiyor. Ülke kendi kaynaklarını kendi yaratmak zorunda. Bu kaynak ihtiyacı ne kadar küçük olursa o kadar iyidir.

“BURSA’NIN BATISINDA YAPILAN KENTSEL DÖNÜŞÜM DEĞİL”

Bursa’da kentsel dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz? Yanlış mı anlaşıldı?

Yıldırım Belediyesi tarafından yapılmaya çalışılıyor ama tamamlanmış bir örneği henüz yok. Bunun dışında Büyükşehir Belediyesi’nin 0,50 emsal artışının etkisiyle kentin Batı bölgesinde bir takım çalışmalar var. Bunlar kentsel dönüşüm değil. İMO olarak, dönüşümün plan bazında ele alınması gerektiğini, emsal artışının gerekiyorsa sağlanmasını yetkililere söyledik. Şehrin Batısında olan YIK-YAP anlayışıdır. Binayı yıkıp aynı parselde daha büyük bir bina, daha fazla daireyapıyorsunuz. Bu kentsel dönüşüm değil. Yıkılan bina güvensizdir, yerine yapılan güvenlidir. Bu artı tarafı. Küçük bina yerine yapılan büyük bina yüzde 30 daha fazla nüfus demek. Bir sorunu çözerken başka sorun ortaya çıkıyor. Biz Yıldırım ve Osmangazi Belediyelerinin plan bazında çalışmalarını destekledik. Yıldırım’da bu yapılıyor, Osmangazi’de kısmen yapılıyor ama Nilüfer’ de böyle bir çalışma henüz yok. Nilüfer Belediyesi tarafından hazırlanan dönüşüm ile ilgili plan Büyükşehir Belediyesinden onay bekliyor.

“KENTİN DOĞUSUNDA KENTSEL DÖNÜŞÜM KOLAY DEĞİL”

Yıldırım’da 50 yıllık binalar varken Nilüfer’de yoğun dönüşüm çalışmaları var. Bunun sebebi nedir?

Yıldırım’da emsal yaklaşık 4- 5 civarındadır. Orada sadece emsal artışı ile yeni bina yapamazsınız. Emsal artışı, kaldırıyor diye şehrin Batısında yapılıyor. Ayrıca Nilüfer daha modern ve ekonomik olarak daha güçlü bir bölgesidir.

Gerçekçi olmak lazım.Gerekli hukuki çalışmalar, sosyal çalışmalar, ekonomik ayağın dengelenmesi lazım. Şehrin Doğusunda bu kolay değil. Kaçak yapılaşma var. Birisi üç kat birisi beş kat yapmış. Vatandaşla anlaşmak da çok zor. Batı bölgesinde daire belli, sahibi belli bu nedenle oradan başlamayı tercih ettiler.

“PARSEL BAZINDA YAPILAŞMA SORUNLAR DOĞURACAK”

Orantısız dönüşüm faaliyetleri kentin geleceğini nasıl etkileyecek?

Kötü etkileyecektir. Parsel bazında emsal artışı ile yapılaşma sonucu depreme karşı güvenli yapılaşma olacak ama altyapı sıkıntısı, yeşil alan sıkıntısı meydana gelecek. Sosyal donatı alanları eksik kalacaktır.

Büyükşehir Belediyesi’nin 0.50 emsal artışı uygulaması ile vatandaşlar evlerini müteahhitlere verdiler ve birçok bina yıkıldı. Fakat önümüzdeki günlerde yeni belediye başkanı belirlenecek ve gelecek olan yeni yönetim bu kararı uygulamaya devam edecek mi henüz bilmiyoruz. Bizim İMO olarak müteahhitlere tavsiyemiz somut ve yasal çerçevedeki çalışmalara itibar etmeleri, söylentilere itibar etmemeleridir. Yönetmeliklere bakmayıp bir söylentiden yola çıkılarak iş yapılırsa sıkıntı yaşanması muhtemeldir.

Birsen Pınar - İMO Bursa Başkanı Mehmet Albayrak - Mustafa Emre Özgen

Yorum Ekle