Reklamı AçReklamı Kapat

'Kökümüz burada, dallarımız dünyada'

Amerikan Kültür Koleji Kurucu Müdürü Mehmet Güneş, Anadolu eğitim geleneklerini modern batı anlayışıyla bir araya getirerek, yurdunu seven dünya vatandaşı bireyler yetiştirmek amacında olduklarını söyledi.

'Kökümüz burada, dallarımız dünyada'
- A +

Bursa.com / Bahar GÖRGÜN, Mustafa Emre ÖZGEN

Bursa’da özel eğitim kurumlarına olan ilgi her geçen gün artıyor. Pek çok yeni kurum faaliyete geçerken okulların sunduğu şartlar ve nitelikleri ise velilerin merak ettiği konuların başında geliyor.

Geçtiğimiz yıl eğitim öğretime başlayan Amerikan Kültür Koleji, öğrencilerine entelektüel bir birikim sağlamayı amaç edinirken, uyguladığı dört yarıyıllık farklı eğitim sistemi ile dikkat çekiyor.

Bursa.com’dan Bahar Görgün’e özel açıklamalarda bulunan okul kurucu müdürü eğitimci Mehmet Güneş, dünyadaki pek çok eğitim sistemini inceleyerek önemli aydınları tanıdıklarını, özgür ve üretken bireyler yetiştirmek için alternatif bir eğitim sistemi uyguladıklarını dile getirdi.

ALTERNATİF VE İDDİALI EĞİTİM

Amerikan Kültür Koleji nasıl kuruldu?

Bursa’da alternatif, iddialı ve konsept bir okula ihtiyaç olduğunu gördük. Daha önce gerek devlette gerekse özel sektörde, yirmi yılı aşkın süredir devam eden eğitim hayatımız, sahip olduğumuz akademik birikim ve eğitim uygulamaları ile bir araya getirerek bu farklı eğitim anlayışını başlatmak için bir araya geldik. Kentimizde gerçekleştirdiğimiz bir dizi fizibilite çalışması sonucu, geçtiğimiz Ocak ayında faaliyete başladık.

Eğitimde öncelikleriniz neler? Hangi noktaları önemsiyorsunuz?

Ana sınıfından yönetim kadrosuna kadar bütün ekibimiz kentimizde uluslar arası çapta bir eğitim anlayışı yaratmak adına çalışıyor. Bizim geleneksel yaşamımızdan yola çıkarak köy enstitüleri geleneğini, verimli Anadolu topraklarında ortaya çıkmış olan diğer eğitim anlayışları ile gözden geçirerek, modern Avrupa aklı ve rasyonalitesi bir araya getirmek istiyoruz. Bu vizyonu yaratmaya çalışırken herhangi bir siyasal ve sosyal örgütün arka bahçesi olmamaya özellikle dikkat ediyoruz. Bu tip kurumlarla girilen ilişki ağı sonucu bir takım problemler yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu görüyoruz.

“BURASI İSTİHDAM KAPISI DEĞİL, EĞİTİM YUVASI”

Ticari önceliğimiz yok. Eğitim ve sağlık gibi topluma karşı sorumluluk ve kamu aidiyeti özelliğine sahip olan sektörlerin ticari kaygılara sahip olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Konsept sahibi olmayan, market zinciri gibi ortaya çıkan okulculuk anlayışının, fiyat üzerinden umut tacirliği yapmanın bize yakışmayacağını düşünüyoruz.

Ticaret, para, küçük hesaplar bize zarar verir. Burası istihdam kapısı olarak açılmadı. Finlandiya’ya giderek oradaki eğitim sistemini inceledik. Farklı ülkelerdeki anlayışları inceledik. John Locke gibi, Şerif Mardin gibi, Cemil Meriç gibi pek çok önemli aydını tanıdık. Eğitim sürecinde akademik birikim ile özgürlükçü pedagojiyi üretiyoruz. Bu uygulamanın kökü kendi vatanında, dalları dünyadadır. Batının birikiminden faydalanır ama kendi insanına zarar vermez. Bütün toplumların değer ve birikimlerini kendine ait kabul eder.

Eğitim anlayışı ülkemizde hak ettiği noktada mı?

Bizi dünya standartları içinde geri bırakan eğitim tutumumuzu sorgulamalıyız. Neden uluslar arası PISA sınavlarında düşük seviyedeyiz? İtibarımızı ortaya koyacak patentlerimiz neden yok? Beyin göçü ile yurt dışına giderek oralarda başarı sahibi olmuş insanlarla övünüyoruz ama bu insanlar bizim tutumumuzun ürünleri değillerdir. Başka toplumların mirası ürünler. Neden bizzat ülkemizden bu başarılar çıkmıyor?

“ÖZGÜR BİREY MUTLU BİREYDİR, ÜRETKENDİR”

Sizim bu soruna bakış açınız nasıl?

Entelektüel bakışla bireyler yetiştirilmeli. Özgür birey mutlu bireydir. Mutlu birey üretken bireydir. Eğitim sistemimiz ile bireyi özgürleştiriyoruz. Çocukların önünde kaya gibi durmuyoruz. Onların entelektüel ürünlerinin destekçisi olmaya çalışıyoruz.

Bademli Amerikan Kültür Okulları’nın amacı dünya vatandaşı bireyler yetiştirmektir. En az bir yabancı dil bilen, en az bir ülkeyi iyi tanıyan, en az bir konuda tez hazırlamış, deneme, şiir yazmış olması lazım.

Yeni Eğitim Öğretim yılını nasıl karışılıyorsunuz?

Yeni eğitim öğretim yılına 46 kişilik genç ve dinamik bir kadro ile başlıyoruz. 16 kişilik sınıflarda öğrencilerimizi öğretmenlerimize tabiri caizse zimmetliyoruz. Öğrencinin bütün süreçlerini bilecek ve yönetecek şekilde uygulamalar yapıyoruz. Öğrencilerin okul koridorlarında, servislerde unutulduğu haberleri üzüntüyle duyduk. Hiçbir birey harcanamaz! Birbirimize kulak vermeliyiz. İşi ranta kurban etmemeliyiz.

Velilerimizle öğrencilerimizle heyecanlıyız. Öncelikle oryantasyon programı sonrasında ise dört yarıyıldan oluşacak eğitim öğretim dönemimiz başlayacak.

Kurumumuza yönelik ciddi bir talebin olduğunu görüyoruz. Bu yıl ki hedeflerimizin %90’ını şimdiden yakaladık. Öğrenci sayımızda %200 artış yaşandı. Velilerimiz bizi tavsiye ediyor. Renkli piyasa enstrümanları ile değil, nitelikli basın kuruluşları ve reklam ajansları ile çalışarak kendimizi anlatıyoruz.

“VELİLER ÇOCUKLARI KİMLERE

EMANET ETTİĞİNİ İYİ BİLMELİ”

Velilere söylemek istedikleriniz neler?

Veliler çocuklarını kimlere emanet ettiklerini bilmeliler. Çocuklarından ne istediklerini iyi bilmeliler. Bir yarış atı mı üretken birey mi yetiştiriyorlar? Yaşama dâhil olan birey mi yoksa robot mu yetiştirmek istiyorlar? Önce bunu gözden geçirsinler.  Sonra ise çocuklarını teslim ettikleri kişilerin ne kadar iyi niyete ya da bu işi yapabilecek potansiyele sahip olup olmadıklarını bilmeliler. Tabela iş yapmaz. Güçlü bir eğitim kadrosu iş yapar. Evimin yakınındadır mantığıyla hareket edip marketten alışveriş yapar gibi kurumlara çocuklarını teslim etmemeliler.

Yorum Ekle