USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Paris anlatmakla biter mi?

22-05-2023

Fransa’nın başkenti Paris’e ilk gittiğimde 90’lı yılların başı idi.

Bu güzel ülkeye mal satmak ne güzel olur diye düşünmüştüm.

Şükürler olsun birkaç yıl sonra bu niyetimi gerçekleştir­miştim.

Aradan geçen uzun yıllardan sonra müşteri ziyaretleri ve fuarlar başta olmak üzere çeşitli vesilelerle sık sık ziyaret etme fırsatım oldu ve kesintisiz olarak da 15 yıldır çalışıyo­ruz.

Ayrıca iddia ediyorum kesintisiz 3 ay kalsam, orta öğre­timde yabancı dilim Fransızca olduğu için bu dili rahatlıkla sökeceğime inanıyorum.

5 yıl aradan sonra geçen hafta yine ziyaret ettiğim Paris’i bir başka gördüm.

Eski şehrin merkezindeki eski ve tarihi binalarda, müthiş bir resto­rasyona girildiğini net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Bende eskiden beri gördükle­rimi aktarmak gibi vazgeçemedi­ğim bir tutkum var.

Bakarken de öyle bakıyorum, belki insanlara bir faydası olur diye.

Her köşe başının kafe olduğu, mahalle fırınından şarküterisine oradan manavına ve kasabına kadar her türlü küçük esnafın ya­şadığı ve yaşatıldığı bir şehir Paris.

Restorasyona gelince, işlem ya­pılan binaların üzerinde şöyle yazıyor:

“Bu binada yeni teknolojiye göre restorasyon yapılıyor, orijinal sıva, kaplama veya taşlar kimyasallarla temizlenerek orijinal hale getiriliyor ve yine kimyasal bir kaplama ile çok uzun ömürlü bir buhar kaplama ile koruma altına alınıyor ve artık binaların temizliği yağacak yağmur veya su ile ger­çekleşecektir” diyor.

Ben bu Fransızca yazılı tabelayı nasıl mı anlıyorum? Bu da teknolojinin geldiği nokta. Telefonumu tutuyorum ve Fran­sızca yazı anında Türkçeye çevriliyor. Artık kendi kendinin rehberisin.

Bu sayede yıllardır önünden geçtiğim La Opéra de Paris yani meşhur tarihi Paris opera binasının ziyaret tarihi ve sa­atlerini öğrenerek gezme fırsa­tını yakaladım.

Şunu ısrarla tavsiye ediyo­rum, ticaret sanayi odaları ile esnaf ve sanatkârlar birlikleri üyelerine Avrupa’da Paris, Londra, Roma ve Barselona olmak üzere bu 4 şehri gezdir­sinler. Ayrıca kafe, butik ma­ğaza, yiyecek ve içecek türü işyeri özelliklide yemek ile ilgili lokanta, restoran vb. işyerleri açmak isteyen girişimciler bu 4 dört şehri mutlaka ziyaret etsinler.

Üyeler bu şehirlerde yapılan yemekleri, temizliği, hizmeti, müşteri memnuniyetini ve uygulanan tekniği mutlaka ye­rinde gözlemlesinler.

Eski, tarihi Paris’in tepelerinde Paris’e özgü çatı katları yeni teknoloji ve malzeme ile yapılan restorasyonlar göz kamaş­tırıyor. Yenilik olarak da binaların teraslarına kafe alanları ilave ediliyor. Kafanızı kaldırdığınızda binaların tepesinde korkuluklara dayanmış, ellerinde kadehlerle Paris’i seyreden insan manzaraları ile karşılaşıyorsunuz.

Anlatmak ile bitmez elbette son olarak Charles de Gaulle havaalanındaki inovasyondan bahsetmek istiyorum.

Bütün havaalanlarında önce check-in sonra free shoplar, arkasından polis kontrolü ve en nihayetinde de uçuş için bek­leme.

Hep düşünmüşümdür, uçak­lara binilecek bekleme salonları en çok beklenilen ve en sıkıcı yer­lerdir. Bir meşrubat otomatı ve wc mevcuttur ve çoğu zaman da uçağınıza belirtilen zamanda bi­nemez orada öylece beklersiniz.

Fransızlar müthiş bir yenilik yapmışlar, önce check-in sonra güvenlik taraması ardından polis kontrolü veeee asıl insanların sa­atlerce beklediği alanlara free shop ve mağazaları yaparak yıllar­dır aklımdan geçen fikri gerçekleştirmişler. Bütün insanlar alışveriş yapıyor çünkü kalkacak uçak gözünün önünde, uçağı kaçırma riski yok ve psikolojik olarak yolcu rahat. En önemlisi bekleme salonları inanılmaz derecede lüks, kon­forlu koltuklar, rahat ortam, yaşlıya ayrı yer, hamileye ayrı yer ayırmışlar. Değişiklikten dolayı her yer rahatlamış, çünkü yolcular bekleme salonunun karşısındaki mağazalarda alış­verişte. Havaalanında dağıtılan dergiler sayesinde satışların %100 arttığını ve bütün yolucuların memnuniyetini dergi sayesinde öğrendim.

Hep düşündüm niçin böyle değil diye demek ki oluyor­muş.

Saygılarımla…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?