USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Çimento ve betonlaşma

17-10-2022

Ancak bunun yanında gelişelim iste­niyor. Alt yapı yatırımları, modern yollar, köprüler, viya­dükler, konutlar, ortak kullanım yapıları, spor tesisleri yapılsın deniliyor. Eğer tüm bunlar yapılacaksa bize beton gerekli. Başka alternatifler sağlamak günü­müzde pek mümkün değil. Ahşap ve çelik kullanılabi­liyor ama sınırlı miktarda ve belirli yapılarda. Üstelik onların kullanımı da yeni sorunlar yaratıyor.

Burada sorunun tanımını yeniden düzenlemek gere­kiyor. Bence bu şikâyeti “Yanlış Yapılaşma” olarak ta­nımlamak daha doğru olacak. O zaman herkesin yakındığı konular ortaya gelecek.

Nedir bunlar?

-Belediyelerin imar planları,

-Merkezi hükümetin kararları,

-Kentlerdeki yeşil alanların gittikçe azalması,

-Artan trafiğin yarattığı çevre kirliliği ve daha niceleri.

Şimdi biraz konunun dünya ve Türkiye ölçeğinde bo­yutuna bakalım. Dünyada 2021 yılında 4 milyar 300 milyon ton çimento üretildi. Bu ölçekte başka bir sınai ürün şimdilik yok. Yakın ge­lecekte de görünmü­yor. Çimento ve dolayısıyla beton alter­natifleri yetersiz ve pa­halı olan ürünler.

Çimento üretiminde dünya lideri ülke Çin Halk Cumhuriyeti’dir (2 milyar 430 milyon ton). Türkiye olarak dünya çimento üretiminde ilk 10 ülke içerisinde 6. sıradayız. Dünya çi­mento ihracatında ise ikinciyiz. 2021 yılı çimento üreti­mimiz 79 milyon ton, iç satışımız 60 milyon ton, ihracatımız 19 milyon ton oldu.

Çimento konusunu analiz ederken kullanılan temel kriter Kişi Başına Tüketilen (KBT) çimento miktarıdır. Bu değer şu anda Çin’de 1700 kg., bizde ise 700 kg.’dır. Avrupa’da altyapı yatırımlarının hemen hemen tamam­landığı, kente göçün son bulduğu bir durum söz konu­sudur. Bu nedenle Avrupa Birliği ortalaması 300 kg. KBT’nin altındadır.

Çimento ve beton, özellikle Güney Avrupa’da dep­rem kuşağı olması nedeniyle hayati önem taşımakta­dır. Bu nedenle gerek çimento gerekse hazır beton standartları ilgili AB kurumları tarafından uzun yıllar komitelerde tartışılmış, uzmanların raporları incelen­miş ve nihayetinde AB standardı kabul edilmiş ve yürürlüğe koyulmuştur.

Ülkemizde TSE bu standartları aynen tercüme ederek kabul etmiş ve uy­gulamayı yasal ola­rak başlatmıştır. 2012 yılının Şubat ayında son reviz­yonu yapılan TS EN 197-1 Çimento Stan­dardı tüm ülke­mizde zorunlu olarak uygulanmak­tadır. Beton Standardı olarak da TS EN 206 yürürlükte­dir ve yasal olarak uygulanmak zorunluluğu vardır. Yıllardır uygulanan bu standartlarla ilgili ciddi bir sorun yaşanmamıştır.

Geçmiş yıllarda Türkiye Çimento Müstahsiller Bir­liği ve Türkiye Hazır Beton Birliği yönetim kurulla­rında görev yaptım ve bu gelişmelerin içinde bulundum. Ayrıca gerek çimento gerekse hazır beton standartlarının hazırlanması, yürürlüğe konulması aşa­malarını yakından izleme imkânım oldu. Ülkemiz, bu standartların kabulü ve uygulanması konusunda hiç tereddüt yaşamamıştır. Yeşil çevre duyarlılığı, emis­yonların azaltılması, görsel güzelliğe özen gösteril­mesi tüm vatandaşlarımızın olduğu gibi çimento ve hazır beton sektörlerinin de gündemlerinin ana mad­deleri arasındadır. Önümüzdeki dönemlerde bu duyarlı bakışın daha da etkinleşeceğine eminim.

Çimento üretimi, çelik sektörü ile birlikte enerji yoğun bir sanayi dalıdır. Bu nedenle teknolojik geliş­meleri ve çevre koruma ile ilgili sınırlamaları yakından izlemektedir. Vatandaş olarak yaklaşımımız, reddeden değil denetleyen bir pozisyonda olmamızdır.

Daha kalkınmış, daha çevreye saygılı, daha ekonomik çözümlere odaklanmış bir Türkiye bizlerden gayret beklemektedir. Gençlerimizi, çocuklarımızı böyle bir Türkiye için motive etmeli, onların heveslerini, çalışma azimlerini arttırmalıyız. Bunlar bana elli yılı aşan mü­hendislik hayatımın verdiği sorumluluktur.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?