USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Anılar çiçek açsa 

18-08-2021

Nostalji, geçmişteki bir ana ya da bir yere özlem diye tarif ediliyor. Melankoli ise derin ıstırap hali. Geçmişte göçler nedeniyle yurdundan ayrı kalan insanların hastalık derecesinde melankolik olma haline de nostalji denmiş. Öyle ya da böyle, hep bir nostalji içinde yaşıyoruz.

 “Şimdinin gücü”, “içinde bulunduğumuz anda yaşamalı” gibi sözler edilir ya, aslında bunun en yakın canlı örneğini olimpiyat oyunlarında yaşadık. Hedefe odaklanmak deniyor ama, hedefe götüren her bir ana odaklanmakta yatıyor işin sırrı. Odaklanılmazsa ne olur? Uzmanlar bilir elbette. Ama nefes ritmi bozulabilir mesela, kaslar gerilebilir. Vücudumuz dümdüz çalışmıyor ki!..

İşin ruhsal tarafı daha da zor. Normal hayatta geçmişten kopmak mümkün mü? Ya gelecek için endişelenmemek? Aslında geçmişten kopmak ne mümkün ne de gerekli. Kaybolacak diye endişe etmeye de gerek yok, orada duruyor. Gelecek ise adı üstünde, gelecek.

Hayat bir deniz gibi. Hepsi bir arada; tatlı su, tuzlu su. Deniz yerinde duruyor gibi görünse de aslında hep bir yerlere akıyor. Fotoğraflara bakıp sanki o an sabit kalabilirmiş gibi hayıflanmak da boşuna. O an ancak içimizde yaşıyor. Fotoğraflar ise iz sürmeye yardımcı oluyor.

İnsan bir rüya görüyor mesela. Mekân bir andan gelme, eşyalar bir başka, insanlar bambaşka. Olaylar ise “Allah Allah!” dedirtecek cinsten. Tam da hayatın kendisi aslında, rüya denizinde sonsuz sınırsız beraber akıyorlar. Her şeyin anlamı hayatımıza etkisinde yatıyor, yaşadığımız duyguda. Orada gizli saklı yok. Sırlar aydınlanınca, anılar çiçek açıyor.

O nedenle bir film seyrettiğimizde onu bize verdiği duygu ile ölçüyoruz. Ne olduğuna değil ne hissettirdiğine bakarak. Kederimizi gördüysek yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Sevinç ile yaşama umudumuz canlı kalıyor.   

Ama bir de saf halimiz var. En çok ona hasretiz. Bebek ve çocuk masumiyetine. Annemizin kucağına, babamızın elinden tutmaya…

Sevgiyle kalın.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?