USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Bağımsız denetim sözleşmesi ve yaptırımlar (TTK 399 )

21-05-2019

Bilindiği gibi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bağımsız denetim konusu mevzuatımıza girmiştir. Bu yazımızda bağımsız denetimi, denetim faaliyetine ilişkin kısıtlamaları ve denetim sözleşmesi ile ilgili hükümleri ve idari yaptırımları hatırlatma açısından tam zamanı olduğu için bir daha ele alacağız.
Kanun ve yönetmelik maddeleri gayet açık ve anlaşılır durumda olduğu için yorumlarımız fazla olmayacaktır. Dediğimiz gibi bu bir hatırlatma yazısıdır.
I. SEÇİM, GÖREVDEN ALMA VE
SÖZLEŞMENİN FESHİ:
6102 sayılı TTK 399'uncu maddesi bu konuyu işlemekte olup son değişikliklerden sonra maddenin hükümlerini öz olarak aşağıya aldık.
MADDE 399–
(1) Denetçi, şirket genel kurulunca topluluk denetçisi ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.
(2) Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.
(3) Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin finansal tablolarını denetlemek için seçilen denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi kabul edilir.
(4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;
a) Yönetim Kurulunun,
b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde başka bir denetçi atayabilir.
(5) Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.
(6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir. Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır. Bakan bu yetkisini Fon Kuruluna devredebilir.
(7) Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak, ücreti ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken ön ödeme mahkemece belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu sonuçlar 402'nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.
(9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim kurulu hemen geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar. Maddeden görüldüğü gibi TTK 399'uncu maddesi denetçi seçimi, görevden almayı ve sözleşmenin feshini çok ciddi bir biçimde ele almış ve özellikle denetçinin değiştirilmesi ve denetim sözleşmesinin feshini özellikle görevden alma davası açılmasına bağlamıştır.
Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilmemiş olmasının yaptırımları o kadar ağırdır ki, maddenin 6 no'lu bendinde görüldüğü gibi şirkete KAYYIM ATANMASINA kadar gidebilmektedir. Kanun maddesi her ne kadar dördüncü ayın sonu şartını getirmişse de ilerideki yazılarımızda görüleceği gibi yönetmelik madde 29'da buna bir çıkış yolu getirilmiş ve denetim sözleşmesinde denetimin başlangıç, bitiş ve raporun teslim tarihi ile maddenin bu sert hükmüne çözüm getirilmiştir.
Bağımsız denetime tabi şirketlerin bu yazımızdaki TTK 399 madde hükümlerini yakından inceleyerek uymalarını kesinlikle tavsiye ediyorum.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?