USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Muhasebe ve işletme hileleri anıları 3

05-03-2019

Muhasebe hileleri konusunu içeren anılarımıza devam edelim. Bu anıları okurken, olayları bir olay veya vak'a olarak düşünmenizi rica edeceğim.Vak'anın çözümü o zamanki şartlarda olmuştur. Kimi zaman tamamen kayıtlardan çıkarılarak, kimi zaman ters kayıt yapılarak, kimi zaman da hiçbir şey yapılmayarak çözümlenmiştir.
Bugün karşılaşacağınız hileleri, bugünkü şartlarda siz sevgili okuyucular ve uygulayıcılar kendiniz çözeceksiniz bunu unutmayın.
Gelelim vak'amıza:
Günlerden bir gün, bir iş adamı arkadaşım bana uğradı,
'Cevdetciğim, benim şuradaki firmama bir uğrarmısın? Firmamın bilanço ve kâr zararında çözemediğim, anlayamadığım bir takım şeyler oluyor. Firma devamlı zarar ediyor ama işin başındaki ortağım hayatından memnun. Daha önce bir çok mali müşavir ve hatta yeminli mali müşavirle bu firmanın durumunu görüştüm. Kimse bir çözüm getiremedi. Bir de sen incele ne olur?'
Arkadaşım olan iş adamının ortağı olan kişiyi de çok iyi tanıyorum. Altında son model arabası ile her akşam bir eğlence mekanında. Herkes tarafından sevilen sayılan, takdir edilen hoş sohbet bir insan. Herkesin nazarında çoook zengin, çook bonkör ve iyi bir adam.
Ön muhasebe firmada tutuluyor. Epey meşhur bir SMMM gelip kontrol ediyor ve bildirgeleri, beyannameleri imzalıyor. Firma yıllardır zararda ve zarar her geçen gün daha da artıyor. Zararlar devam ettikçe gerek diğer hoşsohbet ortak ve gerekse benim arkadaşım olan ortak sermaye artırıyorlar. Bu artan sermayeler de gidiyor.
Firmanın sabit kıymetleri yıllardır artıyor.
Peki dedim ve son 3 yıllık mizanları, bilanço ve gelir tablolarını önüme aldım. Ya Allah, Bismillah çekerek işe başladım. Ama hesaplarda bir acayiplik var. Bir bakıyorsunuz, mizanda olmayacak bir hesap çalışmış, sonra o kapanmış falan filan. Anlaşılan dua edip eskilerin tabiri ile istihareye yatmak gerekecek.
Muhasebe ve hesaplar o kadar karışık ki inanamazsınız.
Bu defa son üç yıllık defterleri de istedim ve karışık bulduğum hesapları doğrudan yazılmış defterler üzerinden inceledim. Daha sonra bir adım daha ilerledim ve her evrakın fişlerini önüme aldım.
İşte sonunda geldik tam tabirle zurnanın zırt dediği yere.
Şirket, yıllardır sermayesinin en az % 25'i kadar kâr ediyor. Bakın şaka yapmıyorum, sermayesinin en az % 25'i kadar kâr ediyor. Ama gerek kârlar ve gerekse artırılan sermayeler, dışarıdan imza atan SMMM tarafından o hesaptan bu hesaba, bu hesaptan şu hesaba, derken diğer bir hesaba ve sonunda sabit kıymetler hesabına aktarılıyor ve kâr ortadan kaybolduğu gibi bir de zarar oluyor. Eh şirket de bir yıl kâr ediyor, o kârlar da geçmiş iki yılın zararını kapattığı için üçüncü yıl zarar etmemiş oluyor.
Böylece Maliyenin hedefinde de olmuyor. Yıllardır, şirketin kârları hesaptan hesaba dolaşıp işin başındaki ortağın cebine gidiyor. Ha, bu arada şunu da ilave etmek isterim, işin başındaki ortak muhasebe kökenli. Dışarıdaki ortak da hiç ama hiç kâr payı alamıyor ve yıllardır bu çok kârlı olacağını düşündüğü işe para yatırıyor.
SMMM' yi çağırdım. Bunları, bunları, bunları şu hesaplara kaydırmışsın, böylece yapılan kârı zarara dönüştürmüşsün, belgesiz kayıtlar yapmışsın hiç korkmadın mı? Der demez SMMM arkadaş hakikaten panik atak oldu ve bir daha da gelmedi, işi de bıraktı. Bütün bunları yapmak için de aman aman bir para almıyor, sadece tarifedeki ücretleri alıyor ve bir de akşamları işin başındaki ortakla beraber her türlü yemek, içmek ve eğlencede çoğu zaman beraber oluyor.
İşin başındaki ortağı da çağırdık. Fakat, arkadaşım olan iş adamı beni görüştürmedi. Kendisi görüştü.
Görüşmenin 15 veya 20'inci dakikasında işin başındaki ortak görevlerinden istifa etti. Yapılan bir genel kurulla mağdur ortak, işin başına geçti ve ondan sonra şirket kendi konusunda vergi rekortmenleri arasına girdi.
Burada, işin patronu sermayedar bir profesyoneli ortak etmiş işin başına geçirmiş, fakat hiçbir şekilde kontrol mekanizmalarını kurmamış.
İşin başında olan ve bir nevi profesyonel olan ortak ise namusluca çalışacağına ekibini kurmuş ve işletmenin içini de boşaltmadan karlarını boşaltarak, muhasebe hileleri ile gizlemiş, bu olay birkaç yıl devam etmiş ve kimse de bunu tesbit edememiş.
Sonuçta, benim gibi meraklı biri muhasebe esasları ve bağımsız denetim prensipleri çerçevesinde yapılanları tespit etmiş ve işletmeyi ekonomiye kazandırmıştır.

Not: Muhasebe ve işletme hileleri 55 yıllık iş hayatımdan kesitler olarak devam edecektir. Ancak, arada çok önemli bulduğum konular olursa, bu konulardaki yazacağım yazılar yayınlanabilecektir. Okurlarımın bilgilerine sunmak isterim.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?