Bâccı” namıyla maruftur. Oğlu İsmail ile beraber kendi hâllerinde olmayıp uzun müddetten beri bâc pazarı mültezimi olduklarından gûnagûn bidatlar peyda, ibadullaha türlü türlü eza ve cevr, esnafa teaddî ederek aralarında cârî olan nizam ve intizamı ihlâl eylediklerinden, bu nevi sû-i hareketlerini Bursalı Mevlânâ Hafız İbrahim padişaha bildirmekle; bu iki kişinin, bundan sonra bâc, damga, çardak işlerinde ve sair belediyeye ait umurda kullanılmaması 1181/1767 tarihli bir fermanla Bursa kadılığına emredilmiştir (BS.1179/12). BK, I/28