Mudanya ilçesine bağlı bir bucak merkezi

İlçenin batısında, Mudanya'ya 11 km uzaklıktadır. Deniz kıyısında bir liman beldesidir. Eski adı Tirilye Bu adı, bölgede bulunan üç papazdan aldığı söylenmektedir. Bunlar Aya Yani, Aya Sotiri ve Aya Yorgi’dir. Gerçekten de, bugün bile bu kişiler adına yapılan manastırlar vardır. Aya Yani Kilisesi beldeye 4 km uzaklıkta, bir zeytinlik içindedir. Aya Sotiri ise 5-6 km güneyde, dağ yamacında yer alır. Bu manastırın bazı duvarları ile temelleri kalmıştır. Aya Yorgi Manastırı ise, kasabanın hemen dışındaki çiftlikte idi. 40 yıl öncesinde muazzam bir yapı kompleksi olan manastır, 1950 yılında özel şahsa verilmesi nedeniyle önce tahrip edilmiş, sonra da yıkılmıştır. Aslında halk arasında sözü edilen bu manastırların orijinal adları; Pelekete, Medikion ve Triglia idi. Halk arasındaki bu söylenceye karşın, beldenin Orta Çağ’daki adı Triglia idi. Bu nedenle beldenin adı bu isimden gelmiştir. Mezar yazıtlarına göre antik dönemde bu bölgede Tanrıça Kybele örgütü vardı. Ayrıca antik dönemde kentte anfitiyatro benzeri bir yapı olduğu, yazarlarca belirtilmektedir. Ancak bugün böyle bir kalıntı yoktur. Yazıtlara göre Megara lehçesi ile yazıldığı sanılan bir dilleri olup, bu da bölgede Megaralıların etkisi olduğunu göstermektedir. Nitekim Susurluk nehrinin denize döküldüğü yerde, Magara adlı burun ve mevkilerin bulunması, bölgede Megara kültürünün varlığını gösterir. Kentin kuruluşunun, Helen dönemine kadar indiği yazıt ve paralardan anlaşılmaktadır. Bursa’nın Türkler tarafından kuşatılması sırasında, gıda sıkıntısı çeken Bursa’ya Triglia’dan yardım gitmişti. XIII. yüzyılda Triglia çok önemli bir stratejik üs idi. Liman, Bithynia’nın en son limanı imiş. T. Corsten, Triglia’dan 36 parça gemi ile Bursa üzerine, 1337 yılında bir saldırı planını saptamıştır. Antik dönemdeki Caesareia veya Briyllios kentleri de Tirilye’de lokaliz edilmektedir. Brillion olarak da anılmıştır. Triglia ile fonetik benzerliği nedeniyle, ilk adı bu olabilir. Eski bir Rum köyü olan Tirilye'nin adına çok eski belgelerde rastladık. Tahrir defterlerinde köyün adına Aya Yorgi, Naz-İli, Virikli veya Trig-ili biçiminde yer verilmiştir. 1530 tarihli tahrir defterine göre Virikli biçiminde yazıldığı görülmüştür. Bu tarihte tümü Hıristiyan olan 180 hane vardı. Belgelere göre köyde, Rumların yanı sıra Türklerin de yaşadığı anlaşılıyor. Bir belgede ise, köy yakınlarında Bâlica Çiftliği var­mış. Köyden göçen Rumların ifadelerine göre, Tirilye önce Kapan limanı bölgesinde kurulmuş. Daha sonra Rumların Palahorya (Eski köy) dedikleri, köyün 4 km kadar batısındaki Çifteköprü mevkiine taşınmış. Tirilye’nin bugünkü yeri üçüncü yer imiş. Yıldırım Bayezit’ın vakıf köyüdür. Geliri Yıldırım Medresesi’ne harcanmaktaydı. 1927 salnamesinde, 1902 yılında belediye örgütü kurulduğu yazılsa da salnamelerde 1880'li yıllardan başlayarak kentte belediye örgütü olduğu görülür. 1880 yılında Mehmet Ağa, 1886 yılında Hiristoforus Efendi, 1887 yılında Mehmed Hayri, 1889 yılında Yorgi Ağa, 1893 yılında Mehmet Ağa, 1897 yılında Stephane Ağa, 1906 yılında yine Kalmalari Sokrat adlı bir Rum Belediye başkanı olmuştur. 5 kişilik belediye meclisinin de tüm üyeleri Rum’dur. 1908 Yıllığı'na göre beldede 820 hane bulunuyordu. 1895 Yıllığı’na göre beldede; 199 Müslüman, 3.657 Rum yaşamaktaydı. Bu tarihlerde beldede 19 yağhane, 2 hamam, 3 okul, 3 ayazma, 95 dükkân, 2 han, 3 manastır, 8 gazino, 55 mağaza, 1 eczane, 1 balıkhane, 1 otel, 1 cami ile 7 kilise bulunmaktaydı. Köy yakınlarında Ayayani ve Ayasotiri adlı mesire yerleri vardı. Bucağa bağlı köyler şunlardır: Çamlık, Çayönü, Çınarlı, Emirleryenicesi, Esence, Evciler, Eyerci, Hançerli, Mesudiye, Söğütpınar, Yalıçiftlik, Yaman ve Yörükyenicesi. Başlıca geçim kaynağı zeytinciliktir. Köyde balıkçılık da yapılır. Bu köyde çok sayıda kilise vardır. Bu kiliselerden Kenolakkos/Trigleia, eski bir Bizans kilisesidir. Bu kilisenin yapılışı 720'li yıllara kadar indirilir. Kilise, Mudanya'nın alınması ile birlikte camiye dönüştürülmüş ve Fatih Camii adını almıştı. 1920 yılında Zeytinbağı Rumların eline geçince cami tekrar kiliseye dönüştürülmüştü. 1922 yılında Rumların gitmesi üzerine yeniden Fatih Camii adıyla ibadete açılmıştır. Bu kilisenin yakınında da bir hamam bulunmaktadır. Panagia Pantobasılıssa/Kemerli Kilisesi ise olasılıkla XIV. yüzyılda yapılmıştır. “Her zaman kraliçe” anlamına gelmektedir. Bugün terkedilmiş durumdadır. Hagios Stephanos Kilisesi ise yakın zamanda onarılmıştır. Ayrıca belgelerde geçen şu kilise adları vardır: Hagios Athanasios, Hagios Basileios, Christos Soteros, Hagios Demetrios, Hagios Georgios Keto, Hagios Georgios Kyparissiotes, Hagios Marina, Hagios Parapoline, Hagios Parakeve, Hagios Spyridon. Bu kiliselerden biri de şimdiki belediye binasının olduğu yerde idi. Bugün halk arasında Yemekhane olarak anılan büyük yapının da, eskiden bir kilise olduğu söylenmektedir. Dündar Evi olarak anılan ve çok eski bir yapı olduğu anlaşılan yapının da bir kilise veya kiliseye ait bir yapı olduğu sanılmaktadır. Bu evin duvarlarında Roma dönemi kabartmaları yer almaktadır. Kurutuluş Savaşı sonrasında köyü terk eden Rumların ye­rine beldeye, Girit göçmenleri yerleştirilmiştir. Ayrıca Usturumca, Dedeağaç, Serez, Vodina ve Arnavut göçmenler de vardır. Köyden göç eden Rumlar ise, Kuzey Yunanistan’daki Halkidikya Yarımadası’nda, tıpkı Mudanya ve Tirilye kıyıları gibi bir yerde Yeni Trilye anlamında Nea Triglia adıyla bir kasaba kurmuşlardır. Adı Zeytinbağı olarak değiştirilen beldede 1927 yılında 2.516, 1990 yılında 2.399, 1997 yılında 2.288 kişi yaşamaktaydı. Tüm bucakta ise nüfus 30.772'dir. Bucağa 13 köy bağlıdır. Kasabanın evlerinin çoğu Rumlardan kalma çok güzel yapılardır. Bursa’da günümüze gelen en eski evler bu beldededir. Özellikle bunlardan 1905 yılında  yapılan Taş Mektep oldukça büyük bir yapıdır. Bu yapı Uludağ Üniversitesi tarafından restore edilmektedir. (BOA. Temettuât Defterleri, no.7548)

Raif Kaplanoğlu