Üniversite eğitimi meslek kazandırma yanı üretime katkıda bulunma dönemi öncesindeki dönemlerde dinsel veya siyasal otoriteye eleman yetiştirme amacını taşırdı.

Örneklemek gerekirse M.ö.2000'li yıllarda Babil'de, Hamurabi hanedanlığı sırasında ruhban-yöneticllerin yetiştirilmesi için tapınak okulları kurulmuştu. Yine Çin'de M.Ö.124 yılında İmparatorluğun memur ihtiyacını karşılamak için İmparatorluk Akademisi, Roma İmparatorluğu'nda da M.S. 100-200 yıllarında üst düzey yönetici yetiştirmek için hukuk kürsüleri vardı.

Modern yükseköğretimin kökenlerini Eflatun'un Akademisine, Aristo'nun Lyceum'una ve İskenderiye Müzesi'ne kadar götürmek olasıdır. 1000 yıllarından sonra Kutsal Roma İmparatorluğu ve kilisenin otoritesi altında Avrupa'da birçok üniversite kurulur.

Bunun ilk örneği, meslek öğrenmek isteyen öğrenciler tarafından 1088 yılında kurulan Bologna Üniversitesi'dir. 1160 yılında katolik kilisesi tarafından ruhban sınıfı yetiştirmek için Paris Üniversitesi kurulur. Paris üniversitesinde kilise ile öğretmenler arasında anlaşmazlık ortaya çıkar ve üniversiteden ayrılan öğretmenler 1167 yılında Oxford Üniversitesi'ni kurarlar. Avrupa üniversitelerinin ilk örnekleri olan bu üniversitelerdeki öğretmenler ile siyasi otorite arasında zaman zaman anlaşmazlık baş gösterir ve her anlaşmazlıkta yeni bir üniversite ortaya çıkar. Bu çerçevede 1204 yılında Venedik, 1209 yılında Cambridge ve 1220 yılında da Pauda üniversitesi kurulur.

Türklerde yükseköğretim XI. yüzyılda kurulan medreseler ile başlar. Bu dönemde Selçuklu Türkleri, dini bilimlerin ve doğa bilimlerinin beraberce öğretildiği Nizamiye medresesini kurarlar.

Osmanlı ise ilk medresesini 1335 yılında Sultan Orhan zamanında İznik Orhaniyesi olarak açmıştır. Prof.Dr. Mehmet Altan Köymen’in Neşri Tarihi adlı eserinin birinci cildinde OsmanlI'nın ilk medresesi olan İznik Orhaniyesi şöyle anlatılıyor:

"Orhangazi 1333 yılında Iznik'i fethetti. Bu fethin ardından İznik içindeki Ulu Kilise (Aya Sofya) Cuma mescidi yapıldı. Bir manastır da medreseye çevrildi. Bu medresenin müderrisliğini Sultan Orhan, Mevlana Davut Kayseri’ye verir. Ondan sonra Konya'da Mevlana Siracettin Konevi'nin öğrencisi olan Mevlana Tacettin Kürd müderris olurken, hatipliğini ise Kara Hoca(Alaattin Esvet) yapar."

İznik Orhaniyesi'nin müderrisliğine getirilen Mevlana Davut Kayseri'ye dönemin en yüksek ücreti sayılan günlük 30 akçe ücret verilmekteydi.

Böylece OsmanlI’nın ilk üniversitesi diyebileceğimiz İznik Orhaniyesi hayata geçmiş olur.

Murat Kuter