Ulucami ile Orhan Cami'nin arasında bulunan bu hanı, II. Bayezıd, İstanbul'daki hayır yapılarına gelir getirmek amacıyla, 1490 yılında yaptırmıştır. Yapının mimarı Abdul- Ula bin Pulad Şah'tır.

Çeşitli dönemlerde; Cedid-i Evvel, Şimşek Hanı, Sırmakeş Hanı, Beylik Kervansarayı, Beylik Hanı, Cedidi Amine ve Yeni Kervansaray adları da verilen Koza Hanı, Bursa'nın en güzel ve günümüzde en yoğun olarak kullanılan hanıdır.

Duvarları tuğla ve taşla örülmüş olan bu han, dikdörtgen bir avlunun çevresinde yer alan iki katlı bir yapıdır. Bu hanın doğusunda ahır ve depoların bulunduğu ikinci bir avlulu bölüm vardır. Yapıya, Kapalıçarşı tarafından çok güzel işlenmiş bir taç kapıdan girilir. Yapının alt katında kırk beş, üst katta ise elli oda bulunur. Yapının üzeri tonozla örtülüdür.

Avlunun ortasında taştan yapılmış, altında şadırvan ile şadırvanın üzerinde, sekiz ayak üzerinde bir mescid bulunur.

Yapı, 1630, 1671, 1784 ve yakın zamanlarda da yapılan onarımlar ile bazı değişikliklere uğramıştır. Hanın ikinci katında, Atatürk Caddesi'ne doğru bir kapı açılmıştır.

(KEPECİOĞLU Hanlar (1935) s.9; BAYKAL (1950) s.104; KÜTÜK III. s.91; VAKIFLAR (1983)III. s.339; WİLDE (1909) s.104; YALMAN (1984) s.83; K. Baykal, Bursa Kozahanı ve Mescidi, Bursa 1946; A.Turan, Ben, Koza Hanı YEDİİKLİM, (1993))

Raif Kaplanoğlu