M.Kemalpaşa ilçesi Söğütalan bucağına bağlı bir köy

İlçenin doğusunda, Söğütalan karayoluna 1 km uzaklıktadır. İlçeye 12 km uzaklıkta bulunan köyde XX. yüzyılın başına kadar bir tekke vardı. İşte bu tekke, köye adını vermiştir. Garip Dede adlı bir kişinin, köyü kurarak, bir de cami yaptırdığına inanılmaktadır. Dedenin köyde bulunan türbesi çok büyük saygı görmektedir. Hatta köylüler namaz kılmadığı için tüm dinsel ritüellerini bu türbede gerçekleştirmektedirler. Cuma ve Pazar günleri yatıra mum yakılır. Hatta bu işle görevli bir de türbedarı vardır. Hastalığından kurtulmak isteyen kişi, yatırda yatmak suretiyle iyileşeceğine inanılmaktadır. Ayak ucundaki toprak da şifa niyetine yendiği için bir çukur oluşmuştur. Şifa bulan kişiler, yeniden türbeye gelip, kurban keser. Hıdrellez günü ise topluca dedeye kurban kesilir. Bu kurban tavuk veya horoz olabilir. Kurban kesmeyen kişi, dedenin gazabına uğramaktadır. Dede, halen köyün tüm gelir ve geçimini sağlamakta rol oynamaktadır. Dedeye karşı görevlerini aksatanların rızıklarının kesileceklerine inanılır. Son yıllarda yapılan onarımla orijinalliğini yitiren yatır yakınlarında Bizans dönemine ait kalıntılar bulunmak­tadır. Köyün eski adı Babadağ olmalıdır. Bektaşi Türkmenleri yaşamaktadır. Köyün batısındaki ormanlık alanda da Et Kız adıyla bir başka yatır vardır. Burası aslında bir lahit olup, açık olan üzerinde toprak vardır. Bir de mum yakılması için bir yer bulunur. Cuma ve Pazar günleri, köy kadınları bu yatırı ziyaret eder. Bu türbeyi sadece kadınlar ziyaret ederler. Erkeklere ise günahtır. Burada dilek dilendikten sonra ağaca çaput da bağlanır. 1895 Yıllığı’na göre 4 hanenin bulunduğu köyde 1927 yılında 72, 1990 yılında 42, 1997 yılında ise sadece 38 kişi yaşamaktaydı.

Raif Kaplanoğlu