İlkçağlardan bu yana bölgemiz-de arabalar, sadece zengin ve asil insanla-rın kullandığı bir araç olmuş-tu.

Osmanlı devrinde de sadece önemli kişiler arabaya binerdi. Özellikle şehir için-de arabaya binme hakkı sadece Sadra-zamlara verilmişti; vezir ve diğer devlet adamları ise asla arabaya binemezdi. Türk tarihinde birçok araba yasakları olmuştu. 1825 yılına kadar faytona sadece Sultanlar binebilirdi. 1825 yılında kaldırılan yasakla, hayatımızı kolaylaştıran bu araç herkesin kullanabileceği bir alet olmuştu.
Bursa‟da şehir içindeki ilk arabalar, XIX. yüzyılın başında işletilmeye başlandığı an-laşılıyor. Ancak son derece düzensiz ve kargaşa içindeki arabacılardan Bursa halkı sürekli şikâyet etmektedir. İşte bu neden-le, şehir içinde araba işletilmek üzere, 1869 yılında bir şirket kurulmuştur. 1869 yılındaki Hüdavendigâr gazetesinde, Çe-kirge yolunda bir araba postası işletilmesi hakkında bir yazı yer almakta olup, bele-diye meclis üyeleri ve kent eşrafının katı-lacağı bir araba şirketi için hisseler açıla-cağı haber verilmektedir. Bursa halkını, arabacıların gaddarlığından kurtarılması için kurulmuş olan bu şirketin arabaları yalnız Çekirge için olmayıp, Gemlik ve Mu-danya‟ya da işletilmesi planlanmaktadır.30
Koçular özellikle kadınların bindiği, öküz veya atla çekilen arabalardı. Dikdörtgen ve renkli boyalarla süslü olan arabanın üze-rinde tente vardı. Faytonların günümüzde bile kullanımı sürmekte. Landon ise fayto-nun biraz büyüğü idi. Özelliği ise açılır ka-panır körüğünün olmasıydı. Apolyont‟ta ise Bursa‟nın tek yaylı arabacıları bulunmak-taydı. Briçka adı verilen ve tek atlı özel arabaları ise, Rumeli göçmenleri Bursa‟ya getirmişti. Nitekim Ticaret Odası kayıtla-rında bu tür araba sahibi olanlar ve üretim yerleri göçmen mahallelerinde olduğu an-laşılmakta.

1897 yılında Bursa‟ya gelen C. Huart, birkaç yıl öncesine kadar, Mudanya‟dan Bursa‟ya hep at sırt-larında yolculuk yapıldığı yazıyor. Huart‟a göre Anadolu'da demiryo-lundan önce, daha rahat bir ulaşım aracı olarak Rumeli göçmenlerinin sokmuş oldukları „muhacir arabası‟ denilen dört tekerlekli hafif araba-dan yararlandığını yazıyor. Bursa'-da tatar, posta arabası ve muhacir arabası adıyla değişik arabaların olduğunu bildiriyor.31
Bursa arabaları hem hafif olur, hem de çok yük taşırdı. Uludağ‟da yetişen iyi cins ağaçlardan elde edilen kerestelerle Bursalı ustaların emeği birleşince çok güzel araba-lar meydana gelirdi. Bursa arabalarının bir güzelliği de, tekerleklerinin iç taraflarında dingile tutturularak çelik levhaların hoş bir ses çıkarmasıydı. Bursalı araba ustaları, arabaları çok güzel çiçek gül ve yaprak resimleriyle süslenirdi. Bu süslemede daha çok kırmızı, mavi, yeşil, beyaz renklerini kullanılırdı (Öztaş 1969: 13).
Osmanlı döneminde Bursa, araba üretimi açısından bir merkezdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası‟nın taradığım ilk 1.500 üyesi arasında, 1926 yılı ve öncesinde: 7 fayton arabacısı, 4 fayton boyacısı, 12 araba ma-rangozu, 6 araba demircisi, 15 araba ta-mircisi, 7 araba imalathanesi olmak üzere 110 kişi ve kurum araba sanayi ile ilgili alanda çalışmaktaydı. Buna göre odaya kayıtlı üyelerin yaklaşık onda biri araba sanayi içinde yer almaktaydı.
Nakliye arabaları ve taşımacılığı ayrı bir gelişme göstermişti. 1832 yılında Bursa‟ya gelen Texier, Bursa‟da gördüğü nakliye arabalarını öyle ilkel bulur ki, tekerlekleri kötü yontulmuş ve kötü bir şekilde takıl-mış olan arabaların arkasındaki uzun ağaç-lar haykırarak gıcırdadıklarını yazar. 10-12 çift öküz, ancak bir gürgen ağacını ağır ağır çekerek 5-6 günde, dağdan ovaya indirmekteymiş (Texier 1997: 192).
1895 yılında Şerafettin Mağmumi de; Bur-sa merkezinde ulaşımın landon ve fayton denen arabalarla yapıldığını; ayrıca yaylı, makaslı ve briçka adı verilen pek çok göç-men arabasının da bulunduğu yazmakta. Kupa arabası ise hiç yokmuş. Ancak eşya için düzgün nakliye arabaları varmış (Mağmumi 2001: 29). 1880‟li yıllardan Bursa‟ya gelen Celal Sezai, fayton arabala-rından genellikle Balıkpazarı‟nda toplandı-ğını yazıyor (Kaplanoğlu/Günaydın 2000: 163 vd). Gezgine göre Bursa'da bu tür çift körüklü birçok araba bulunuyordu. Araba fiyatları da İstanbul'a göre ucuz imiş. XX. yüzyılın başında Bursa‟ya gelen Mehmet Ziya da, Bursa‟da arabacılığın çok gelişti-ğini ve çok hoş fayton arabaları yapılmaya başlandığını yazmaktadır (Mehmet Ziya 1328: 6).
Araba üretimi, çoğunlukla bugün İpek Hanı olarak anılan yerde olup adı da Arabacılar Hanı olarak anılmaya başlanmıştır. Ayrıca Yeniyol, Tatarlar, Altıparmak, Karakadı, Tuzpazarı, Pirinç Hanı, Tahıl Hanı, Hocahasan önemli araba üretim merkezle-riydi. 1900‟lü yılların başında Bursa‟da 8 adet landon, 12 adet körüklü fayton, 800 adet çiftli ve tek yaylı binek ve yük araba-ları üretilmekteydi. Bursa‟da arabacılık zanaatı özellikle XX. yüzyıla gelindiğinde oldukça gelişmişti. Bu alanda birçok tez-gâh ve fabrika bulunmaktaydı. Ancak bu arabaların makas ve dingil gibi aksamları Avrupa‟dan ithal edilmekteydi (1324 Sal-namesi, s. 281). Üretilen bu arabaların bir kısmı Bursa‟da kullanılmakta, bir kısmı da diğer vilâyetlere satılmaktaydı. Daha ön-ceki dönemlerde bu arabalar Edirne‟den yada yurt dışından getirtilmekteydi: “Bur-sa‟ya arabacılığı göçmenler geliştirmişler. Göçmenler çok hoş fayton arabaları yap-maya başlamışlar. Eskiden Anadolu içleri-ne giden arabalar Edirne'den ya da dışarı-dan gelirken şimdi bu gereksinimi Bursa karşılamaktadır” (Mehmet Ziya 1328: 107). 1916 yılında, Bursa‟da dağınık ola-rak bulunan araba imalathanelerinde çalı-şanların toplayarak fabrikaya dönüştürül-mesi, Bursa Sanayi Mektebi'nde toplu ola-rak çalıştırılarak askeri arabaların imal edilmesi konusunda bir çalışma yapıldığı, arşiv kayıtlarından öğrenmekteyiz (BOA, DH.UMVM, Dos:78, Göm:22).
Ülkemizin en eski şehirlerarası taşıma şir-ketini kuran Bursa‟da, daha 1906 yılında, at arabalarıyla şehirlerarası yolcu taşıma-cılığı yapılmaktaydı.

Belediye civarındaki eski Orhangazi İmareti arkasındaki Alibey Hanı da, bir tür terminal görevi görmek-teydi. Burada mükemmel landon ve araba-lar olup Bilecik; Karacabey, M.Kemalpaşa, Bandırma ve Söğüt‟e yolcu taşınmaktaydı. Fayton Arabacıları Kethüdası ve Alibey Hanı‟nın kiracısı Tahir Efendi de, otomobil öncesi dönemin ilk şehirlerarası taşımacısı sayılabilir (Bursa, 27 Şubat 1906).Ticaret Odası kayıtlarından, 1926 yılından önce Bursa‟da 8 kadar nakliye şirketi ol-duğu anlaşılıyor (Bursa Ticaret Odası Mecmuası, 1926). Bunlardan biri olasılıkla, Bursa‟nın gururu olan Kamil Koç‟un ailesi-ne aitti. Çünkü günümüzde sadece otomo-tiv sanayisinin merkezi değil, Türkiye‟nin en eski ve köklü nakliye şirketleri de Bur-sa‟dan çıkmıştır.32Otomobil de, Türkiye‟ye geldiği ilk yıllar-dan itibaren Bursa‟da yaygınlaşmaya baş-lamıştır. 1910 yılındaki Bursa gazetesinde, hayatımızı kolaylaştıran çok önemli alet olan otomobillerin Bursa‟da yaygınlaşma-sını eleştirmektedir. Ticaret Odası‟na, 4.800. üyesinden itibaren otomobil sahip-lerinin de üye kaydedildiği görülür. 1926 yılındaki oda kayıtlarına göre Bursa‟da sadece 5 kişi profesyonel olarak şoför kaydedilmiş. 11 kişinin de otomobil sahibi olduğu anlaşılıyor.33 33 kişi de otomobille ilgili bir iş yürütmektedir.

Raif Kaplanoğlu