Bursa'nın eski mahallelerinden biridir

Pınarbaşı ile Maksem arasındadır. Mahallenin ortasından Pınarbaşı ile Yüceyer caddeleri geçer. Mahalleye adını veren cami, Çandarlı Halil Paşa'nın oğlu Ali Paşa tarafından 1394 yılında yaptırılmıştır. Mahalle adı, tahrir defterlerinde Mescidikadızade olarak anıldığı görülmektedir. Nitekim Ali Paşa, Osmanlı devletinin ünlü kadı ve vezir ailesinden gelmekteydi. Mahallede ayrıca Ali Paşa'nın hamamı ve imareti vardı. Bursa Kadı Sicilleri'ndeki 1463 yılı kayıtlarında mahallenin adına rastladık. Caminin yanında bulunan ünlü Alipaşa Çınarı ne yazık ki kesil­miştir. 1530 yılında mahallede 74 hane bulunurken, 1573 yılında 118 ha­neye yükselmiştir. Ayrıca 43 hane kiracının da bulunduğu mahalle, Bursa'nın en kalabalık mahallelerinden biri idi. Mahallede, Halvetiye tarikatına bağlı Çarşamba Tekkesi ile, Kadiriye tarikatına bağlı İsmailrumi Tekkesi, Cumhuriyete kadar varlıklarını sürdürmüştür. 1801 yılındaki büyük Bursa yangını sırasında mahalle de tümüyle yan­mıştır. Alipaşa Camii’nin doğu yönündeki sokak içinde önceleri Çarşamba Dergâhı olarak anılan tekkede, Çarşamba geceleri ayin yapılırdı. Binayı yapanın, bu tekkenin hemen yanındaki mezar taşında: “Şeyh Mustafa Efendi yıl. 1120” yazılıydı. Dergâhın doğu tarafında dört yol ağzında bir de Hamam Tekkesi vardı ki, bu önceleri Alipaşa Hamamı idi. Bu tekke Kadiri tarikatındandı. Bir de ayrıca Alipaşaköşkü Mahallesi vardır ki, bu başka bir mahalledir. Bugün mahallede, Alipaşa Cami dışında Konuralp Caddesi ile Yüceyer Caddesi arasında Araplar Camii, Demirli Sokak yanında Veledihabib Camii, Uzun Sokak yanında Çukur/Kademeri camileri vardır. Aslında bu camilerin bulunduğu yerler önceleri, aynı adı taşıyan birer mahalle idi. 1924 yılında nüfusu azaldığı için, Kademeri ve Araplar Mahallesi ile birleşip tek mahalle olmuştu. Mahallede çoğunla Bursalılar ile, dağ köylerinden gelen göçmenler yaşamaktadır. Bugün merkez Osmangazi ilçesine bağlı bir mahalledir. (BOA. Temettuât Defterleri, no.7441)

Raif Kaplanoğlu