Vekil maaşı alamıyorum!

Sebahat Tuncel, Anayasa Mahkemesi'nin, "yargılamada hak ihlali yapıldığı" gerekçesiyle verdiği yeniden yargılama kararı sonrası ilk kez hakim karşısına çıktı.

Vekil maaşı alamıyorum!
- A +

 

Yasayla kapatılan dönemin özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan aldığı 8 yıl 9 aylık hapis cezası onanan eski HDP Milletvekili Sebahat Tuncel, Anayasa Mahkemesi'nin, "yargılamada hak ihlali yapıldığı" gerekçesiyle verdiği yeniden yargılama kararı sonrası ilk kez hakim karşısına çıktı. 


İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık Sebahat Tuncel, 10 avukatıyla katılırken, HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Filiz Kerestecioğlu, Sezai Temelli, Nursel Aydoğan, Beyza Üstün ve Ertuğrul Kürkçü de izleyici olarak duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada, yasal düzenlemeyle kapatılmasına karar verilen, dönemin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesiyle görevli özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13 Kasım 2006 tarihli iddianamesi ile Anayasa Mahkemesi'nin 10 Mart 2015 tarihli yeniden yargılama kararı okundu.

Kimlik tespiti yapılan ve geliri sorulan Sebahat Tuncel, herhangi bir gelirinin olmadığını söyledi. Mahkeme heyeti başkanı Ahmet Korkusuz'un, "Milletvekilliği emekli maaşınız yok mu?" diye sorduğu Tuncel, yaş sınırına takıldığı için emekli maaşı alamadığı yanıtını verdi.

Savunma yapan Tuncel, "Ben daha önce kapatılan İstanbul 10. Ağır Ceza Mehkemesi'nde savunmamı yaptım. Bana açılan bu dava ve verilen ceza siyasi bir karardır. Verilen kararı da Anayasa Mahkemesi, hak ihlali ve hukuka aykırılık yönünden bozmuştur. Bu nedenle önceki karar da ortadan kalkmıştır. Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda beraat kararı verilmesini talep ederim" dedi.

Tuncel'in avukatı Ercan Kanar da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açık şekilde, gizli tanıkla hüküm kurulamayacağı hususunda yeni karar çıktığına dikkati çekerek, bu kararın örneğini mahkeme heyetine sundu.

Kanar, "Daha önceki karar hukuka uygun olmadığı, Anayasa Mahkemesi kararı ile sabit olmuştur. Müvekkilim hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep ederim" diye konuştu.

Avukatlardan Baran Doğan ise, daha önceki yargılamanın usule uygun olmayan bir yargılama olduğunu savunarak, "Müvekkilimin mahkum olması için delil uydurulmuş ve üretilmiştir. Mahkemeler bağımsız çalışamamışlardır. 7 Haziran sonrası yeni bir dönem başlamıştır. Müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ederim" ifadesini kullandı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı Serdar Baker, Anayasa Mahkemesi'nin kararında belirtilen eksik tahkikat işlemlerinin tamamlanması doğrultusunda bir karar verilmesini ve esasa ilişkin görüşünü yazması için dosyanın kendisine gönderilmesini talep etti.

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, savcının "eksikliklerin tamamlanması" talebini reddederken, dosyanın mütalaa için cumhuriyet savcısına gönderilmesine hükmetti.

Bu sırada Başkan Ahmet Korkusuz'un, "genellikle davaları 1 ay ya da 15 gün sonrasına attıklarını, ancak bu davada savcının mütalaasını bekleyecekleri için duruşmayı yakın bir tarihe atacaklarını" belirtmesi üzerine konuşan avukat Ercan Kanar, "Mütalaayı beklemeden CMK uyarınca derhal beraat kararı verebilirsiniz" dedi. Başkanı Korkusuz da, "Savcı mütalaası olmadan karar veremem. Aceleciyim de, bu boyacı küpü değil" diye konuştu.

Duruşma 30 Haziran'a ertelendi.

Duruşmanın ardından Tuncel, kendisine destek vermeye gelen HDP Milletvekilleri Kürkçü, Kerestecioğlu, Kaya, Temelli, Aydoğan, Üstün ve avukatlarıyla birlikte, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde açıklama yaptı. Tuncel, davanın kişisel bir dava olmadığını belirterek, "Bugün özel yetkili mahkemelerin ortaya çıkardığı durumu değerlendirmek, bu mahkemelerin Türkiye'de siyasete nasıl müdahale ettiğini, aslında toplumsal muhalefeti nasıl bastırdığını da gösteren bir nokta. Umuyorum ki bundan sonra yargı aracılığıyla siyaset dizayn edilmez. Toplumsal muhalefet baskı altına alınmaz. Farklı görüşten insanların, Türkiye'deki sorunlara farklı perspektiften bakan insanların sesini kısmak için mahkemeler bir araç olarak kullanılmaz" diye konuştu.

Davanın geçmişi

Sebahat Tuncel, terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticileriyle toplantı yaptıklarına dair ihbar doğrultusunda, 5 Kasım 2006'da İstanbul Bağcılar'da gözaltına alınmıştı.

Tuncel, "Yasal yollardan 12 Haziran 2004'te Şırnak-Habur sınır kapısından Irak'ın kuzeyine geçtiği, örgütün 2004'te buradaki kamplarında yapılan toplantılara, örgüt mensuplarının giydiği kıyafetlerle katıldığı, 20 Ağustos 2004'te Habur sınır kapısından yurda giriş yaptığı, 5 Kasım 2006'da yasa dışı örgüt mensuplarının Bağcılar DTP ilçe binasında yaptığı toplantı sırasında yakalandığı ve PKK üyesi olduğunun anlaşıldığı" gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

Hakkında, "terör örgütü üyesi olma" suçundan dava açılan Tuncel, 27 Temmuz 2007'deki genel seçimlerde, İstanbul 3. Bölge'den bağımsız milletvekili seçilmiş ve yargılandığı bu dava kapsamında tutuklu bulunduğu Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi'nden tahliye edilmişti.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Eylül 2012'deki son duruşmasında Tuncel'i, "PKK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırmış, karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce onanmıştı.


Anayasa Mahkemesi kararı

Tuncel, hakkında açılan ceza davasında, lehine olan delillerin toplanması talebinin reddedildiği, yasak delillere dayanıldığı, savunma haklarının kısıtlandığı ve Anayasa'nın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçeleriyle, yeniden yargılama yapılması için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapmıştı.


Başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, 10 Mart 2015 tarihinde verdiği kararla, Tuncel'in Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun ve makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar vermiş, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ihlali ve sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmişti.

Mahkeme ayrıca yargılama faaliyetlerinin uzunluğu sebebiyle Tuncel'e 5 bin lira manevi tazminat ödenmesini de karara bağlamıştı.

Yorum Ekle

İlgili Haberler