"Tutuklanmama tek Erdoğan karşı çıktı"

El Cezire'nin kıdemli gazetecilerinden Mansur, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Alman hükümetini eleştiren ve tutuklanmasına karşı çıkan tek lider olduğunu söyledi.

"Tutuklanmama tek Erdoğan karşı çıktı"
- A +

 

El Cezire Arapça Televizyonu'nun kıdemli gazetecilerinden Ahmed Mansur, Almanya'da yaklaşık iki gün tutuklanıp sonra serbest bırakılmasında yaşadığı süreci, "Bu basın özgürlüğünün baskı ve tiranlık üzerine kazandığı bir zaferdir. Bu belki de dünya tarihinde, en doğudan en batıya kadar özgür basının baskıcı bir rejim karşısında ilk buluşmasıdır" ifadeleriyle değerlendirdi.

Mansur, 20 Haziran'da Katar'a gitmek üzere geldiği Berlin-Tegel Havalimanı'nda tutuklanmasının ve 22 Haziran'da serbest bırakılmasının ardından gece saatlerinde Katar Havayollarına ait tarifeli uçakla başkent Doha'ya ulaştı. Mansur'u havalimanında, oğlu Muhammed Mansur, El Cezire Yayın Grubu Genel Müdürü Mustafa Sevvag, ailesi, yakınları, El Cezire yetkilileri ve çok sayıda meslektaşı karşıladı.

Tebrikleri kabulünün ardından basın mensuplarının karşısına geçen Mansur, serbest bırakılmasını, "basın özgürlüğünün istibdat ve tiranlık üzerine zaferi" olarak niteledi.

Tutuklanması dünya basını tarafından ilgiyle izlenen Mısır asıllı İngiliz vatandaşı gazeteci ve program sunucusu Mansur, Tutuklama talebinin Uluslararası Polis Teşkilatı'ndan (Interpol) geldiği iddialarını reddetti. Mansur, havalimanında kendisini alıkoyan yetkililere Mısır makamlarının Interpol'a yaptığı başvuruyu gazeteciliği nedeniyle reddettiğine dair evrakı ibraz ettiğini, ancak kendisinin gözaltı kararının Alman Federal Polisi'nden geldiğinin aktarıldığını anlattı.

Alman emniyet birimlerine tutuklama emrini göstermelerini istediğini aktaran Mansur, "Ellerindeki tutuklama emrinin 2 Ekim 2014 tarihli mahkeme kararına ait olduğunu" söyledi. Mansur, "Alman basınının Mısır hükümetinin 18 Haziran 2015'te Almanya'ya gönderdiğini iddia ettiği mahkeme kararını ise görmediğini" ifade etti.

Alman parlamentosunda adalet ve dışişleri bakanlıklarına yöneltilen soru önergelerinde bulunan, Alman basınının da yer verdiği, yüksek mahkeme, dışişleri ve adalet bakanlıklarının bir arada çalışarak Mısır mahkemesinden gelen tutuklama emrini uyguladığı yönündeki iddialara değinen Mansur, "Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Alman kamuoyunu aydınlatması yönünde Alman basınındaki çağrılara" dikkati çekti.

Mansur, "Alman meslektaşlarının, içişleri ve adalet bakanları veya iki bakanlıkta krizle ilişkili üst düzey bürokratların istifasına yol açabileceği iddialarını" dile getirdi.

Culani röportajı

Mansur, tutuklanmasının Suriye'deki muhalif silahlı gruplar arasında yer alan Nusra Cephesi lideri Muhammed el Culani ile yaptığı röportaja bağlanmasını ise kesin bir dille reddetti. Mansur, kendisinin de bir gazeteci olduğunu belirterek, "Benim yaptığımı dünyadaki tüm gazeteciler yapmak ister. Bunun konuyla uzaktan veya yakından bir ilişkisi yok. Bu, Mısır ve Almanya yönetimiyle ilişkili bir durum. Profesyonel, mesleki bir durumla ilişkisi yok" dedi.

Interpol'ün Mısır'ın kendisi hakkında yakalama emri başvurusunu reddedeli bir sene olduğundan bahseden Mansur, gittiği hiç bir ülkede böyle bir durumla karşılaşmadığını anlattı.

"Erdoğan, tutuklanmama karşı çıkan dünyadaki tek liderdi"

Mansur, kendisine destek olan hükümetler ve liderler hakkında şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman hükümetini eleştiren ve tutuklanmama karşı çıkan dünyadaki tek liderdi. Serbest bırakılmamın ardından danışmanı aradı ve Cumhurbaşkanı'nın beni kutladığını iletti. Başbakan Ahmet Davutoğlu da tutuklanmamın ardından avukat heyetini ve serbest bırakılmamın ardından beni aradı. Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı Haris Silajdzic'in yardımcısından telefonumu teslim etmeden önce pazar günü mesaj geldi. Dr. Haris'in Almanya'daki en üst düzey yetkililere ulaştığını söyledi. Tunus eski Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Marzuki ve daha birçok kimsenin henüz okuyamadığım yüzlerce mesajı var, bana destek olan herkese teşekkür ediyorum."

Alman başsavcılığı ve hükümetine dava açacak

Alman hükümeti kararıyla değil, hükümetin toplanmasının ardından başsavcılık kararıyla serbest bırakıldığını hatırlatan Mansur, avukatlardan oluşan bir heyetin "başsavcılıktan tüm dava dosyasını alması halinde, başsavcılığı ve Alman hükümetini dava edeceğini" aktardı.

Mansur, dün Berlin'de düzenlediği basın toplantısında kullandığı, "Sisi yönetimi, diktatörlük rejimini Arap devletlerinden ziyade Almanya'ya ihraç etmeyi başardı" sözlerini tekrarladı.

Mansur, tutuklanmasında Alman başsavcılığına yapılan "diplomatik ve siyasi baskının" etkili olduğunu vurguladı.

"İngiliz hükümetinin tavrı çiğdi, kendisini kınıyorum"

İngiliz hükümetinin tavrını da eleştiren Mansur, şunları söyledi:

"İngiliz Büyükelçiliğinden gönderilen temsilci, benimle, davamla, tutuklanmamla ilgili tek bir şey bilmiyordu. Beni Berlin'de tutuklu mali yardım isteyen İngiliz vatandaşı zannediyor. Ben kendisini reddettim ve 'Seni veya hükümetini istemiyorum' dedim. İngiliz hükümetinin tavrı çiğdi, kendisini kınıyorum."

"El Cezire editöryal politikasından vazgeçmeyecek"

Öte yandan El Cezire Yayın Grubu Genel Müdürü Mustafa Sevvag, ise Ahmed Mansur'u kısa zamanda özgürlüğüne kavuştuğu için tebrik ederek, Mansur'a, arkadaşlarına, El Cezire'ye, davasına destek olan ve basın özgürlüğünün sağlanmasına yardımcı olan herkese teşekkür etti.

Sevvag, El Cezire'nin "Bu çeşit ahlak, meslek ve insanlık dışı uygulamalar, baskılar karşısında, profesyonel editöryal politikasından" vazgeçmeyeceğini söyledi.

Sevvag, açıktan zikretmese de Alman hükümetine mesajında, "Demokratik ve basın özgürlüğü değerlerini savunduğunu iddia edenler, tiran yönetiminin baskısına alet oldu. Bizim dün ve bugün halen daha dünyada basın özgürlüğünü yaygınlaştırmasını beklediğimiz ülkeler, kendi ülkesindeki baskıları dışarıya ihraç etmek isteyen bir rejimin aracı olmamalı. Bu kendini demokratik sayan diğer ülkelere ders olmalı" diye konuştu.

Daha öncesinde Irak, Lübnan, Mısır gibi ülkelerden kaçan Arap gazeteciler'in Londra, Paris, Berlin gibi yerlere sığındığını hatırlatan Sevvag, bu ülkelerdeki basın özgürlüğü sayesinde bu gazetecilerin Arap dünyasındaki basın özgürlüğünün gelişmesine katkı sağladığına değindi.

Ahmed Mansur, 20 Haziran'da Katar'a gitmek üzere geldiği Berlin-Tegel Havalimanı'nda gözaltına alınmış ve daha sonra tutuklanmıştı. Mısır'daki darbe yönetiminin tutuklanmasını istediği Mansur, Kahire Ceza Mahkemesince geçen sene gıyabında yargılanarak 15 yıl hapse mahkum edilmişti. Interpol, Mısır'ın yaptığı Mansur hakkında yakalama kararı başvurusunu reddetmişti.

Yorum Ekle

İlgili Haberler