Türkiye ekonomisi daha da büyüyecek

Ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyette canlanma görüleceğini, ekonominin sürdürülebilir ve yüksek bir büyüme patikasına doğru ilerleyeceğini kaydediyor

Türkiye ekonomisi daha da büyüyecek
- A +

 


Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde potansiyelinin altında bir performans sergilese de ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyette canlanma görüleceğini, ekonominin sürdürülebilir ve yüksek bir büyüme patikasına doğru ilerleyeceğini kaydediyor.

Mevsim normallerinin altında seyreden hava koşulları tarım sektöründe üretimin baskı altında kalmasına neden olurken, bazı sektörlerde güçlü bir toparlanma dikkati çekti.

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde potansiyelinin altında bir performans sergilese de ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyette canlanma görüleceğini, ekonominin sürdürülebilir ve yüksek bir büyüme patikasına doğru ilerleyeceğini kaydediyor.

Mevsim normallerinin altında seyreden hava koşulları tarım sektöründe üretimin baskı altında kalmasına neden olurken, bazı sektörlerde güçlü bir toparlanma dikkati çekti.

Konut satışlarındaki toparlanma ve özellikle ipotekli konut kredilerine yönelik talebin artmasının yanı sıra otomotiv sektöründeki canlılık, süregelen zorluklara rağmen iktisadi faaliyette canlılığın devam ettiğini gösteriyor.

Ekonomistler, ekonomik güven endeksinde mart ayındaki sert düşüşün ardından nisan ayında görülen iyileşmenin de tüketici güveni üzerinden iç talepte canlanmaya destek vereceğini ve bunun da büyümeye olumlu yansıyacağını dile getiriyor.

Yatırımlarda da yılın ikinci yarısından itibaren bir ivmelenme görüleceğini kaydeden ekonomistler, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini ifade ediyor.

Ekonomistler, söz konusu gelişmelere paralel ekonominin bu yıl yüzde 3,5 - 4 bandında bir büyüme kaydedeceğini tahmin ediyor.

"Veriler iktisadi faaliyetin geçen seneye göre daha canlı olabileceğine işaret ediyor"

Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de iktisadi faaliyetin geçen senenin ikinci çeyreğinden beri potansiyelin altında seyrettiği ve olumsuz tarım hasadının da etkisiyle her çeyrek peş peşe hız kaybettiği görüşünde olduklarını söyledi.

Tahminen hız kaybının bu sene yılın ilk çeyreğinde tamamlanabileceğini dile getiren Yılmaz, böylece yılın ikinci çeyreğinde 2013'ün ilk çeyreğinde gözlemledikleri "U" dönüşünün başlayabileceğini ifade etti.

Yılmaz, yılın ilk çeyreğinde ekonomik hasılanın soğuk hava koşullarının da etkisiyle geçen senenin son çeyreği seviyesinde gerçekleşmiş olmasını beklediklerini belirterek, bu durumda yıllık büyümenin yüzde 1 civarında oluşacağını kaydetti.

Nisan ve mayıs aylarının Türkiye'de işlerin açılıp ekonominin canlandığı bir dönem olduğuna işaret eden Yılmaz, bu nedenle nisan ayında kapasite kullanımı ve reel kesim güven endeksinde görülen artışı normal karşıladıklarını aktardı.

Yılmaz, kredi büyümesinin de aynı dönemde mevsimsel olarak artış gösterdiğine dikkati çekerek, geçen sene alınan makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle kredi büyümesinde ikinci çeyrekte görmeye alışık oldukları ivmeyi göremediklerini ve kredi büyümesinin yılın son çeyreğine kadar ortalama yüzde 16 civarında yatay seyrettiğini anımsattı.

Bu yıl şimdiye kadar açıklanan verilerin geçmiş yıllar trendleriyle uyumlu seyrettiğini ve iktisadi faaliyetin geçen seneye göre daha canlı olabileceğine işaret ettiğini aktaran Yılmaz, konut satışlarındaki toparlanma, ipotekli konut kredilerine yönelik talep, yine otomotiv sektöründeki canlılığın bu sene, artan risk primi ve değer kaybeden kura rağmen büyümenin geçen seneye göre daha iyi olabileceğine yönelik sinyaller olduğunu belirtti.

Bora Tamer Yılmaz, otomobil satışlarının üç aylık ortalama bazda bakıldığında mart ayında yıllık yüzde 38 artış kaydettiğini ifade ederek, Türkiye'de büyümenin özellikle yılın ikinci yarısında seçimlerin ardından artan yatırımlar ve Avro Bölgesi'ne ihracatla daha fazla canlanmasını beklediklerini vurguladı.

Avro Bölgesi'nden şu ana kadar gelen öncü verilerin bölge ekonomisinin yılın ikinci yarısında ivmelenebileceğine işaret ettiğine dikkati çeken Yılmaz, "Türkiye'nin büyümesi de Avro Bölgesi'ne hassas olduğu için otomotiv sektörünün başı çektiği bir toparlanma görebiliriz. Aynı zamanda risk primindeki iyileşme ve kurdaki değer kaybı sürecinin de sonuna yaklaşılmasıyla tüketici güveni üzerinden iç talep de büyümeye daha olumlu katkı verebilir. Yıl geneli için Türkiye'nin yüzde 3,2 büyüyeceğini öngörmekteyiz."

"Toplam ihracat halen onca zorluklara rağmen görece ılımlı bir şekilde artmaya devam ediyor"

Odeabank Başekonomisti İnanç Sözer ise yılın ilk çeyreğinin finansal koşullar açısından Türkiye ekonomisinin makro temel dayanaklarından kopuk fiyatlamalara yol açsa da, ekonominin yüzde 1,5 civarında ılımlı bir şekilde büyümeyi başardığını tahmin ettiklerini söyledi.

Mevsim normallerinin oldukça ötesinde soğuk hava koşullarına bağlı olarak tarım sektöründeki üretimin baskı altında kalmaya devam ettiği ilk çeyrekte, bazı sektörlerde güçlü bir toparlanmanın dikkat çektiğini kaydeden Sözer, bunların başında otomotiv sektörünün geldiğini belirtti.

Sözer, düşük baz etkisine de bağlı olarak yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre otomobil satışlarının yüzde 42, yatırım amaçlı hafif ticari araç satışlarının ise yüzde 73 ile oldukça yüksek bir artış kaydettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Sektörde sadece satışlar değil, ihracatta da güçlü artışlar kaydedildi ve toplam sanayi üretimini en fazla yukarı çeken sektör oldu. Reel olarak toplam taşıt ihracatının yüzde 23 arttığı ilk çeyrekte, üretim de yüzde 31 oranında yükseldi. Sektördeki bu güçlü performans, 2010 sonundan bu yana hükümetin ihracat odaklı sürdürülebilir büyüme çabalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

TL'deki aşırı değer kaybına rağmen, otomotiv sektöründeki pozitif trendin önümüzdeki dönemde de ılımlı bir şekilde korunacağını tahmin ediyoruz. Yılın ilk çeyreğinde fiyatlardaki gerilemeye bağlı olarak nominal ihracat yüzde 7 gerilemiş olsa da reel ihracatın yüzde 4 civarında arttığını ve büyümeye net ihracatın katkısının sınırlı seviyede pozitif olmayı sürdürdüğünü öngörüyoruz."

 "Türkiye ekonomisi kademeli bir şekilde sürdürülebilir ve daha yüksek bir büyüme patikasına doğru ilerleyecektir"

İnanç Sözer, süregelen küresel belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen detaylı incelendiğinde ihracattaki bu pozitif trendin korunmasının, Türkiye'de ihracatçıların ülke ve ürün çeşitliliği anlamında sahip olduğu esnekliği göstermesi açısından çok değerli bulduklarına dikkati çekti.

Sözer, mal ihracatının Orta Doğu ülkelerinde yaşanan sorunlardan sonra yeniden Avrupa'ya yöneldiğini ve turizmde de Rusya'dan Almanya'ya doğru bir kayış gözlendiğini belirtti.

Bu sayede toplam ihracatın halen onca zorluklara rağmen görece ılımlı bir şekilde artmaya devam ettiğini aktaran Sözer, öncü göstergeler yılın geri kalanı için risklerin arttığına işaret etse de, düşük kamu borcu, sağlıklı sermayelendirilmiş bankacılık sektörü sayesinde seçimlerin ardından ekonominin ilave politika teşvikleri ile kademeli bir şekilde toparlanacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Sözer, küresel ekonomik aktivitenin de daha destekleyici olacağı varsayımı altında, 2015 yılında Türkiye ekonomisinin süregelen onca zorluğa rağmen yüzde 3,4 büyümesini beklediklerini aktararak, son dönemde açıklanan yapısal reformlar ve yatırımcı algısını yönetmeye yönelik çabalarla, Türkiye ekonomisinin kademeli bir şekilde sürdürülebilir ve daha yüksek bir büyüme patikasına doğru ilerleyeceğini ifade etti.

İlgili Haberler