‘Metal işçilerinin mücadelesi bizim de mücadelemiz’

Metal işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla İzmir’de bir araya gelen sendikacılar, işçi kurultay komiteleri ve işyeri temsilcileri bir deklarasyon yayınlama kararı aldı. 'Metal işçileri kazanırsa biz de kazanacağız' başlığı ile hazırlanan metin çağrıcıların imzasına açıldı.

‘Metal işçilerinin mücadelesi bizim de mücadelemiz’
- A +

 

Metal işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla İzmir’de bir araya gelen Sendikacılar, işçi kurultay komiteleri ve işyeri temsilcileri bir deklarasyon yayınlama kararı aldı. “Metal işçileri kazanırsa biz de kazanacağız” başlığı ile hazırlanan metin çağrıcıların imzasına açıldı.   

Metal işçilerinin mücadelesini, dayanışma amacıyla yapılan ve yapılacakları çeşitli sendikaların şube başkanı ve yöneticilerine sorduk. 

‘METAL İŞÇİLERİ GELECEĞİN MÜCADELESİNİ VERİYOR’

Ferrero Çikolata fabrikasında örgütlenme mücadelelerini sürdüren DİSK/Gıda-İş’in Ege Bölge Şube Başkanı Gürsel Köse, metal işçisinin yıllardan beri süren baskı, zulüm ve eziyete daha fazla dayanamayarak bir direniş başlattığını belirtti. Türk Metal’in de baskısı ile işçilerin alın teri ve emeğinin sömürüldüğünü belirten Köse, “Metal işçilerinin, sınıfın ve çocuklarının geleceği mücadelesini destekliyoruz. Sendika olarak sonuna kadar demir yumruklu kardeşlerimizin mücadelesinin yanındayız” dedi. Kendi iş kollarında örgütlenme seferberliği başlattıklarını ifade eden Köse, “Ferrero işçisi ile de diğer işçi kardeşlerimizle de toplantılarımızda metal işçilerinin onurlu direnişini, birlikte olunca neler olabileceğini ifade ediyoruz” dedi. 

‘ÖĞRETİCİ BİR SÜREÇ’

DERİTEKS İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz de, metal işçilerinin mücadelesinin işçi sınıfı açısından öğretici bir süreç olduğunu belirterek, “Bu mücadeleyi iyi okuyup anlamak lazım. Sendikalar değil sendikacılar kötüdür. Sorun sadece Türk Metal’le sınırlı değil. Bu iradeyi bütün sendikalar iyi okumalı. Bu irade grev yasaklandığında da iyi okunamadı. Bu sorun tekstilde de var, belediyelerde de var. Her sendika üyesi şube başkanının, genel başkanının hem maaşını, hem harcamalarını bilmeli. Sendikalar şeffaf olmalı. Öbür türlüsü bürokrasiye dönüşüyor. Metal direnişinin sendikalı olsun olmasın işçilere gösterdiği tek şey var; binlerce insan insanca yaşam için sokaklara döküldüğünde yasaların nasıl işlevsiz aldığı. Süreci SF Deri işçileriyle de paylaşıp, tartışıyoruz” dedi.  

‘KAMU EMEKÇİLERİNİN TİS’İNİ DE ETKİLEYECEK’

Eğitim Sen 4 No’lu Şube Başkanı Cevat Düzci, “Metal direnişi ülkenin birçok yerindeki işçi ve emekçiler için örnek teşkil ediyor ve moral ve motivasyon sağlıyor. Sahiplenme Eğitim Sen Başkanlar Kurulunda da gündem oldu, desteklenmesine dair karar çıktı” dedi. Kamu emekçilerinin de ağustosta TİS’lerinin olduğunu hatırlatan Düzci, “Buradaki kazanımlar oraları da etkileyecektir. Bir tarafta bir hareketlenme varsa arkasında durmamız gerekli” dedi.  

‘İŞYERLERİMİZDE ETKİNLİKLER YAPABİLİRİZ’

SES İzmir Şube Yöneticisi Ahmet Ulaşoğlu: İşçinin sendikasıyla birlikte mücadele etmesi daha doğrudur ancak, burada mevcut sendika işçilerden uzaklaştığı için, kendisine zarar verdiğini gören işçi de tepkisini göstermiştir. Sendikalar yönetici ya da üyelerine değil, tüm işçilere aittir. İşkolumuzda işçi-memur ayırmadan tüm çalışanlarla tartışarak, hem sendikalardaki tüm süreçlere dâhil olunmasının gerekliliğini hem de metal işçilerinin koşullarını ve taleplerini anlatan etkinlikler yapabiliriz.  

DİSK Genel İş 2 No’lu Şube Başkanı Taner Şanlı: Yıllardır konuşuyoruz. Hepimiz kendi mecralarımızda benzer sorunları yaşıyoruz. Bunları bir türlü ortak bir yerde birleştiremiyoruz. Bir kez daha birlikteliği sağlamanın gerekliliği ortaya çıkıyor. Bunu platformlarla buluşarak örgütlü yapmak zorundayız. Metaldeki işten çıkarmalara karşı yanlarında olmak zorundayız. Biz de TİS sürecindeyiz. Bir direniş, bir eylem sadece o işyeri ve işkolu ile sınırlandırılamaz. Üzerimize düşen ne varsa katkı koymak zorundayız. 

Çiğli İş Kurultay Komitesi’nden Ümit Bingöl: Metal işçileri ile diğer işçilerin sorunları ortak. Bu sadece Türk Metal’e karşı verilen bir mücadele değil, bürokratik sendikal anlayışa karşı işçilerin iradelerinin tanınması, sömürüye karşı çıkılmasının mücadelesi aynı zamanda. Enflasyon oranlarında hatta daha altında sözleşmelere imza atılıyor. Bizler de Çiğli İşçi Kurultay Komitesi olarak birçok işyerlerinde toplantılar yapıyoruz. Belediye, sağlık, basın, tekstil gibi farklı işkollarında yaptığımız toplantılarda gündeme getiriyoruz. Örgütlü-örgütsüz ayrımı yapmadan arkadaşlarımızın bulunduğu işyerlerinde imzalar toplayıp desteğimizi göstereceğiz.  

evrensel

Yorum Ekle

İlgili Haberler