Yürek ağızda nabız tavanda!


Anlaşıldı, Bursasporlular bu sezon asla huzur içinde bir maç izleyemeyecekler. Kendi içlerindeki çelişkileri gidermeden, savunma - hücum organizasyonunu dengelemeden, kadroda süreklilik ve devamlılık sağlayamadan oynadıkları için her maç sıkıntı verecek.



Gollerin coşkusuyla ayağa kalkarken, savunma kuşkusuyla yerlerine oturacaklar.  

İçeride/dışarıda bir Bursaspor maçını seyretmek gerçekten cesaret ister…

Çünkü yürekler ağızda, nabızlar tavanda!

Bir şeyler yanlış mı bu takımda?

Uzak mı oynuyorlar, topu mu taşıyamıyorlar, ileri gitseler bile organize mi olamıyorlar belli değil. Her tespitin tersi de söz konusu.

Mesela pozisyon hovardası bu Bursaspor...

Yani pozisyona giriyor; gole çeviremiyor.

Savunma kale gibi... Ama çok rahat gol yiyor!

Kaleci Çağlar başta olmak üzere, tüm defans bazen muhteşem oynuyor ya da önceki gece Adana’da olduğu bazen kaos!

Buna çare üretecek biz değiliz tabi; bu iş için para alan Yalçın Koşukavak

Sevgili hocamızın takımı kazandı ama alması gereken daha çok yol var.

Örneğin iki bek Shehu ile Latovlevici’nin oyuna girmesi gibi…

Savunmanın zaman zaman konsantrasyonunu yitirmesi gibi…

Ve en önemlisi Kubilay ile Seleznyov’u doğru dürüst pozisyona sokamaması gibi…

5 Ocak Stadı’ndaki son maçta olduğu gibi, iki gol silahını üçte birlik ilk zaman diliminde sakatlık nedeniyle kaybetmiş bir rakipten hadi beraberlik golünü yedin de, böyle lapa gibi bir takıma kalende bu kadar pozisyon verilir mi?

Açık konuşalım...

Bursaspor ancak yediğinde fazla atabilirse şampiyon olur.

Her rakip Adanaspor gibi değildir ve girdiği pozisyonları bol keseden harcayıp, on kişi kalmayabilir.

Oyuna saygı gösteren, skor tabelasına bakmadan bildiği doğruları yapmaya çalışan her takım, her antrenör Bursaspor’un başını ağrıtabilir.  

Her neyse futbolda ‘kazanana kızılmaz’ klişesine sığınıp birazda bardağın dolu tarafından da bakalım Timsah’a…

Son karşılaşmada bir arpa boyu düzelmiş bir takım vardı sahada… Hiç olmazsa Yalçın Hoca’nın öğrencileri tempo yapmaya niyetli bir izlenim bıraktı bizlerde…

İyi de, o kadar alışmışlar ki “ağır çekim”e... Tempo yapmaya çalışırken bu sefer bireysel hatalar zirve yaptı.

Mesela kaleci Çağlar, mesela Latovlevici!

Bu haftaya kadar kontrollü oyunu “yavaş oyunla” karıştıran Yeşil Beyazlı şanlı armada bu sefer de tempoyu sakarlık sandı sanki.
Sözü bağlarsak; yine de 5 Ocak Stadı’ndan 3 golle çıkarılan 3 puanı hanene yazdırdıysan bu Turuncu-Beyazlı ev sahibi ekip sayesindedir.

 


 

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort istanbul escort şişli escort beylikdüzü escort sakarya escort