YOK MU BİR BABAYİĞİT!


Kulübümüzden yapılan açıklama ile resmi olarak kongre sürecine girmiş bulunmaktayız.



Şu ana kadar net bir biçimde adaylığını ilan eden Emin Adanur oldu. O da tüzük gereği başkan adayı olamayacağından , kendisinin de yönetimde bulunacağı şekilde Ekrem Pamuk’u aday gösterdi. Genç arkadaşımızı bu cesaretinden ötürü tebrik edip, seçim için başarılar diliyorum.
Camianın aday ve aday olabileceğini ima edenler için görüşlerine baktığımızda , Bursaspor’un artık macera arayacak vakti olmadığı , şehirde ağırlığı olan yahut ağırlığı olan kişileri harekete geçirebilecek potansiyeli olan bir adayın ya da bu kişilerin oluşturacağı bir konsorsiyumun aday olması gerekliliği şeklinde de bir görüş hakim. Lakin geçmiş senelerde tribünlerden başkanlara verilen tepkiler olsun , camianın mevcut mali durumunun kötülüğü ve son yıllarda Bursaspor’un bu konuda yeterince destek alamaması olsun, camianın beklenti içinde olduğu insanları adaylık fikrinden uzak tutmakta. Kendilerine göre haklı olabilirler ancak ben o kişilerden biri olsaydım zerre tereddüt etmeden adaylığımı koyardım. Sebeplerini ortaya koyacak olursam ;
- Bursaspor zaten dibi görmüş durumda. Azıcık yöneticilik vasfı olan, kötü niyetli olmayan adam Bursaspor’u ne sportif, ne de finansal anlamda bulunduğu bu konumdan daha kötü hale götüremez.

- Bursaspor’un maddi problemlerinin çoğunun altında yatan temel neden güven eksikliği. Eğer benim şehri harekete geçirecek insanlar nezdinden “Güvenilecek adam” imajım varsa, hem şehir maddi destek sağlar hem de geçmiş dönemden alacakları olanlar bu güvene binaen kulübün manevra kabiliyetini kısıtlayan yaptırımlarını kaldırma konusunda ikna olurlar. Neticede alacaklarını 2-3 sene gecikmeli almak, kulübün kapanıp bir kuruş dahi alamama ihtimalinden daha mantıklı bir tercih olur. Bu güveni karşı tarafa sağlarsanız, aklı selim her insan size bu konuda esneklik sağlayacaktır. Sağlamama konusunda fikri olanların, oluşacak sinerji karşısındaki psikolojik baskıya karşı durma gibi bir ihtimali olmayacaktır. Herkesin destek olduğu bir noktada , işe taş koyan kişi olmaktan imtina edeceklerdir.

- Bu saatten sonra kulübü alıp, düzlüğe çıkaracak adam Bursa’nın bir numaralı ismi olur. Herkesin saygı duyacağı, hangi alanda seçime girse Bursa’da tulum çıkaracak adam konumuna gelir. Hem sağlığında, hem de ahirete göçtükten sonra hayırla yad edilen saygın bir kişiliğe kavuşur. İlerleyen dönemlerde, bu saygınlık karşısında arıza çıkarabilecek hiçbir kişi veya kuruluşun Bursa’da kafasına göre hareket etme, vurdumduymaz olma, şahsi menfaatleri ile hareket etme şansı kalmayacaktır.

- Bursaspor camiasının içinde spor yöneticiliğinden , hukuka , sağlıktan , teknik konulara kadar her alanda size destek olabilecek potansiyel mevcuttur. Bu kişilerden oluşabilecek gruplar ile hem hata yapma payı azaltılır, hem de sorumluluk paylaşımı ile camianın aidiyet duygusu arttırılmış olur. Sağda solda eleştiren kim varsa, kendisini eleştiri yapabilecek kadar ehil gördüğü konuda bu ortak akıl gruplarına dahil edilmeli, enerjisini orada harcaması sağlanmalı. Sosyal mecralarda harcanmasınlar. İpin bir ucundan da onlar tutsun.

Yukarıda saydığım şeyleri yapabilmek için çok zengin bir adam olmanıza gerek yok. Paranızı sağa sola savurmaya gerek yok. Sahip olmanız gereken vasıflar dürüst , namuslu , şehirde belli bir ağırlığı olan , sözüyle belli bir kesimi harekete geçirebilecek saygınlıkta, az buçuk yöneticilik vasfı olan biri olmanız yeterli. Örnek olarak İbrahim Yazıcı cebinden para vermeden , şimdiki kadar olmasa da o zamanki şartlarda da azımsanmayacak bir borç ile üstelik beceriksizlikleri ile nam salmış, bütün camiayı illallah ettiren ,son dönemlerde görev alan hepimizin malumu başkanlardan oluşan bir yönetim kuruluyla bunu başarabilmiştir. Düşünmeniz gereken şeyler ; “Bursaspor’a transfer yasağı koyan alacaklıları borç öteleme konusunda ikna edebilir miyim ?”, ” Temlikleri olanların , temlikleri kaldırmasını sağlayabilir miyim ? “ Bu iki konu hem tahtayı açacak , hem de finansal olarak Bursaspor’u kısa vadede rahatlatacak olmazsa olmaz iki şey. Düşünülmesi gereken son ve en önemli konu da ; “ Kah bağış toplayarak , kah sponsor desteği ile Bursaspor’u Süper Lig’e çıkaracak kadroyu kurup, Bursaspor bünyesine altındaki her emekçinin ödemelerini yapabilecek finansal desteği sağlayabilir miyim ? ” Bu sorulara kendi içinizde “Evet” cevabı verebiliyorsanız lütfen sizler de adaylığınızı koyunuz. Zaten mevcut başkan adayı da “Bu iş bana kaldı.” söylemi ile bu işi kendisinden evvel yapması gerekenler olduğuna dikkat çekmişti. Koskoca Bursa’da yok mu böyle bir babayiğit ?

Yorum Ekle