Yine eskisi gibi


Bir süredir değerini yeni anladığımız güzelliklerden uzak kaldık; ama yine kavuşacağız.



Virüs salgını nedeniyle hayatımızın içinde olan pek çok şey den uzak kaldık.

Uzak kalınca da değerini anladık ve özledik. Ama merak etmeyin kainatı ve bizleri yaratan ALLAH “Her sıkıntının sonunda bir aydınlık vardır, ne mutlu sabredene” demiş. 

O yüzden merak etmeyin yine eskiden olduğu gibi

-Setbaşı’ndan Heykel’e, Postane’ye yine turlar atılacak, “Amma da kalabalık ya” diye şikayetler edeceğiz.

-Osmanlı’nın izini süren yerli, yabancı turistler tarihi mekanları yine dolduracaklar. 

-Dışarıda yemek yemeyi özledik. Ama merak etmeyin yine,

-Heykel’deki, Çarşı’daki, şehrin her yerindeki dünyaca ünlü kebapçılarımızda, köftecilerimizde, et restoranlarımızda  ailece veya iş arkadaşlarımızla lezzetlerin dibine vuracağız.

-Kebapçılardaki tereyağının adeta müzik notaları gibi olan o “Cızz” sesini yine duyacağız.

-Kayhan’a gidip, cantıkların, pideli köftelerin tadına yine varacağız.

-Kaymaklı, fındıklı, tahinli Kemalpalaların, Kadayıfların,Süt helvalarının damaklarda bıraktığı tatlarla keyifleneceğiz. 

-Balık lokantaları yine dolup taşacak. 

-Yeşil’de çaylar salepler içilirken, Setbaşı’nda dere kenarındaki kafe ve çay bahçelerinde sohbetlerimiz sohbetleri açacak.

-Çekirge, Kükürtlü, FSM, Özlüce, Millet, Podyumpark ve Görükle’deki o fiyakalı ve havalı mekanlarda gençlerimiz ve kendini genç hissedenlerimiz yine neşe saçacak. Adını söylemekte zorlanılan kremalı, çikolatalı kahvelere 25-30 lira verip mutlu hissedecekler. O mekanlarda selfieler yapılıp dosta düşmana havalar atılacak.

-Kültürpark’taki çay bahçeleri yine yükünü alacak. Okey, tavla şakırtıları, kahkahalar ağaçlardaki kuş cıvıltılarına karışacak.

-Botanik, Hüdavendigar, Merinos parkları yine koşu, yürüyüş yapanlarla bisiklete binenlerle dolup taşacak.

-Lunaparktan yine şen bazen de korku dolu çığlıklar yükselecek.

-Hayvanat bahçesinde çocuklar yine şaşkın ve hayran gözlerle çeşit çeşit hayvan dostlarını izleyip onlara yiyecek vermek isteyecek.

Ulucami, Orhan Cami çevresindeki banklar yine yaşlılarımızla dolacak. 

-Kapalıçarşı, Uzun çarşı, Havlucular, Kuyumcular, İvazpaşa, Ayakkabıcılar, Yorgancılar, Gelinlikçiler, Bakırcılar çarşıları yine iğne atsan yere düşmez hale gelecek. Evlenecek çocuklarına esvap düzen aileler arasında yine o tatlı gerginlikler yaşanacak.

-Kozahan’da, Emirhan’da, Fidan Han’da, Pirinç Han’da çaylar, buzlu limonatalar, kulpsuz fincanlarda kahveler, salepler içilip dondurmalı helvalar yenecek. Yerli yabancı turistlerin hayran hayran dolaşmaları tebessümle izlenecek.

-Abdal’a gidilip yine sıraya girilip simitler, tahanlı pideler alınacak. Reyhan’dan, Muradiye ve şehrin her yerindeki tarihi fırınlardan cevizli lokumlar, tahanlılar, un kurabiyeleri açmalar poşetlere doldurulacak.

- Zafer Plaza, Kent Meydanı, Korupark, Carrefour, As Merkez, Anatolium, Marka, Özdilek, kime sorsan “Sevmiyoruz” denilen Avmler, yine dolup taşacak. Sinemalar, fasfoodçular, kafeler, wafflecılar, kumpirciler iştahlı gözlerle süzülüp siparişler verilecek.

O Avmlerde mağazaların ve tuvaletlerin önleri eşlerini bekleyen bezgin bakışlı erkeklerle dolacak. 

-Kahveler, berberler ülkeyi, futbolu ve Bursaspor’u kurtaran müthiş fikir ve görüşlere sahne olmaya yine devam edecek.

-Bilgiye aç olanlar ve kitap aşıkları yine kütüphanelerde kitapların arasında kaybolacak.

-İnternet kafelerde gençler tam konsantre halde yine saatlerce oyunları oynayacak.

-Uludağ’da kayak yapanlar yine kendilerini kış olimpiyatlarındaki sporcular gibi hissederek karlar üzerinde süzülecek.

- Mangalcılar, dağa, sahillere, ormanlara akın edecek duman dumana karışarak, köfteleri, pirzoloları, sucukları, kanatları pişirecek.

-Cumalıkızık, Misi, Saidabat, deniz kenarları, kahvaltıya gidenlerle, tarihle, denizle buluşmak isteyenlerle dolup taşacak.

-İçkili restoranlarda, barlarda, gece kulüplerinde meyhanelerde, birahanelerde danslar edilecek, göbekler atılacak, çakırkeyif muhabbetlerle yine kafalar güzelleşecek

-Mudanya, Güzelyalı, Kumyaka, Trilye, Eşkel, Karacabey Boğazı, Gemlik, Kumsaz, Kumla, Karacaali, Narlı, Kapaklı, Fıstıklı sahilleri ve plajları yine eskisi gibi sahilin, kumların, denizin tadını çıkaran kalabalıkları ağırlayacak.

-Konser için şehre gelen ünlü sanatçıların şarkılarına yine hep beraber eşlik edilecek.

-Tiyatrolar perdelerini yine açacak ve sanatçılar seyirciyle göz göze sanatlarını icra edecek.

-Panaroma 1326, Kent Müzesi başta olmak üzere kentteki tüm müzeler yine ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkaracak. 

-İznik gölü, Uluabat gölü doğaseverlerin akınına uğrayacak. Bursa’nın en önemli ayrıcalıklarından doğa ve tarih harikası Gölyazı, meraklı kalabalıklarını ağırlamaya devam edecek.

-Çekirge, Oylat, Kemalpaşa Tümbüldek, Orhangazi Keramet kaplıcaları yine o şifa dolu sıcak suların koynuna kendilerini bırakmak isteyenlerin akınına uğrayacak.

-İşe gidiş ve dönüş saatlerinde ve hafta sonları trafik sorununu çözemeyen yetkililere yine saydıracağız.

-Namaza, camiye davet eden ezanların bu davetine yine eskisi gibi icabet edilebileceğiz. Binlerce kişi safları sıklaştırmış olarak, yine yanyana “Allahuekber” nidalarıyla secdeye varacağız.

-Basketbolcular, voleybolcular, tüm salon sporlarının sporcuları ve seyircileri yine eskisi gibi parke gıcırtıları ile, tezahüratlarla hasret giderecek.

-Timsah Arena’da atkı şovlar, Samanyolu’lar, Odam Kireç Tutmuyorlar yine omuz omuza yapılacak. Yenilirsek kızıp köpüreceğiz, hakeme sallayacağız. Bursaspor’un golleriyle coşacak, galibiyeti tribünün önüne gelen futbolcularla birlikte yine “Bir tanem Bursaspor ne istersen iste benden” diyerek kutlayacağız. Stattan çıkar çıkmaz sonraki haftanın deplasman planını yapmaya başlayacağız. Türkiye’nin dört bir yanına uzaklardan bir ses gelecek ve yine Bursasporlular akla gelecek.

Evet sevgili dostlar, tüm bu güzellikleri hep birlikte yeniden yaşayacağız inşallah.

Bundan hiç ama hiç şüpheniz olmasın.

İşte tüm bunları yeniden ‘en kısa zamanda’ yaşayabilmek için sadece biraz fedakarlığa ihtiyaç var.

O fedakarlık da tavsiyelere ve kurallara eksiksiz uymak oluyor. 

Bunu yapabilirsek yukarıda saydığım güzellikleri aslında “hayatımızı” desek daha doğru olur. En kısa sürede tekrar geri kazanabileceğimizden zerre endişeniz olmasın.

Güzelliklerin eskiye dönmesi, kötülüklerin ise yok olup gitmesi eminim herkesi dileği.

İşte bu yüzden...

Evde kalın, umutlu kalın. 

Yorum Ekle