Yaşamaya hakkımız var!


Hani canı tatlı olanlar vardır ya onlardandım ben de. İğne yaptırırken kıyameti koparır, kan vereceğim zaman elimden geldiğince ertelemeye çalışırdım. Sonra bir gün geldi, hava karardı sanki. Renkler solmaya başladı dünyamda, hayat durdu, ben dondum. İçimden arkadaşlarımı görmek gelmiyordu.



Büzüşüp yattığım yatağımdan çıkmaz, battaniyenin içinden kafamı çıkarmaz oldum. Zor zamanlar geçiriyordum ancak yardım istemeye dilim varmıyordu. Bir süredir kimseyle paylaşamadığım bir derdim vardı ama kimseye yük olmak istemiyordum. Daha önce de böyle olmuştu, kısa sürmüştü, bu kadar zorlanmamıştım. Geçer diye bekliyordum ama geçmiyordu üstelik giderek daha ağır bir hal alıyordu hastalığım. Ölümü düşünmeye başlamıştım. Canı tatlı olan ben gitmiş, yerine bir yabancı gelmişti sanki. Eşim farkına vardığında ona son zamanlarda yorulduğumu, işe gitmek istemediğimi, işin ağır geldiğini söyledim ancak o tuhaf giden bir şeylerin olduğunu anladı bende… Psikiyatrik tedavi görmeye başladığım şu günlerde hayatın tadına yeniden varıyorum. Tam da yardım istemenin zor geldiği an yardım istemeliymiş meğer. Ayağa kalkmanın zor geldiği an ayağa kalkmayı denemeliymiş. Denedikçe artarmış insanın gücü, umudu, yaşama sevinci. Hayat nazlı bir çiçek gibiymiş, ona iyi bakmalı, sulamalı, sevgiyle kucaklamalı…

Bir insanın karakterini, yaşama yüklediği anlamları, sevinçlerini, acılarını anlamak bazen o kadar zordur ki… Dışından hayatında her şey normal gidiyormuş gibi görünen birinin içinde derin acılar olabilir. Böylesi derin acılara katlanmak zor geldiğinde gerek psikiyatri hekimlerine başvuranların gerekse başvurmadan sorunları ile baş başa kalan insanların intihar eylemini gerçekleştirdiklerini ve bir kısmının bu eylem nedeniyle yaşamlarını kaybettiklerini görüyoruz.İntihar ettiğini duyduğunuz birinin ardından “ah, vah, yazık olmuş” diyebilirsiniz bununla beraber bir kişinin intihar etmiş olması sadece haber değeri taşıyan bir durum değildir. Bir insan yaşamına son vermiştir ve onunla aile, arkadaş, dost, değer verdiği ve ona değer veren etrafında kim varsa bu durumdan en acı şekilde etkilenir ve hatta içerisinde yaşadığı toplumun da bu acıdan payını alacağı katidir.

Evrim kuramının odağında yaşamı sürdürmek ve bu bağlamda insanı anlamak söz konusu iken, insanın kendini öldürebilen tek varlık olması ironiktir. İntihar oranlarına bakıldığında genç ölümlerin en sık nedenlerinden olduğunu görüyoruz. Ne oluyor da yaşamın dinamik geçen zamanlarında, yaşama sıkı sıkıya tutunabilecekken yaşamaktan vazgeçiyoruz? Maalesef psikiyatrik tedavi görmenin utanılacak bir durum olduğu düşünülen toplumumuzda, insanlar ruhsal sorunları olduğunu söyleyemiyorlar. Yakınlarını üzmemek, onlara yük olmamak fikri ile hareket edip tedavi açısından geç kalabiliyorlar. Psikiyatrik rahatsızlıkların intihar davranışına sebep olduğu doğrudur ancak sadece bu rahatsızlıkların intihar eylemine sebep olduğunu söylemek doğru olmaz. Kişideki yalıtılmışlık ve yalnızlık hissi, diğerlerine yük olduğu düşüncesi, kendini kötü bir birey olarak görmek, aşağılanmış hissetmek, yardım isteyememek, sorun çözme becerilerindeki eksiklikler, yeterli sosyal desteğin yokluğu da intihar davranışının sebeplerindendir. Toplumla bağı koparmak, zihnen yalnızlaşmayı getirir. Yalnızlaşan ve yabancılaşan kişi sorununu nasıl çözeceğini kestiremeyip tek çıkış yolunu intiharda bulacağını düşünebilir. Evrensel ve geri dönüşümü olmayan bu eylemin, çoğu zaman dürtüsel yani aniden, bir anda gerçekleştirildiğini biliyoruz. Bir kişinin kesin intihar edeceğini ya da etmeyeceğini öngörmek çoğu zaman kolay değildir. Bu nedenle etrafımızdaki kişilere karşı bu anlamda duyarlı olmak hepimizin görevi çünkü intihar toplumun problemidir. Çevremizde ruhsal sorunu olan, başa çıkma becerileri sorunlarına göre yeterli olmayan, içine kapanan, sizden destek istemese bile hayatında zorluklar olduğunu bildiğiniz insanlar olacaktır. Bu kişilere karşı duyarlı ve dikkatli olmaya çalışalım. Onlar intihar eylemini gerçekleştirdikten sonra “aman ne gerek vardı, neden kafasına takmış ki, boş verseydi” gibi sözler söylemek yerine destek olmaya çalışalım. Bu hayat bizim, düşebiliriz ama kalkacak kaynaklarımız olduğunu hatırlayın çünküyaşamaya hakkımız var…

venusbet betpas tempobet
görükle escort bursa masöz escort bursa yabancı escort çekirge eskort otele gelen escort görükle escort bursa evi olan escort
istanbul escorts escort istanbul istanbul kadıköy escort nişantaşı bayan escort maltepe bayan escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bodrum bodrum escort