Vergi ve ücretler indirilirse dar gelirli de uçağa binebilir


Her şey tekerleğin icadıyla başladı. Bir yerden bir yere gitmeyi kafasına koyan insanlar önce tekerle yürüyen arabaları, sonra motorlu araçları ve ardından da uçak motorunu yaparak uçmayı başardı.



Uçakların yolcu taşımacılığında yoğun olarak kullanılması beraberinde yeni bir sektörün doğmasına neden oldu. Adına havacılık denilen bu sektörde uçakların inip kalkması için havalimanları yapıldı. Her ne kadar uçakların en büyük gider kalemi yakıt (JetA1 Karosen) olsa bile, personel giderlerinden sonra havalimanı giderleri de önemli bir yekûn tutmakta. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) işlettiği ve de Yap-İşlet- Devret (YİD) olarak kiraladığı havalimanlarında belirlediği ücret tarifeleriyle, vermiş olduğu hizmetin karşılığını ya direk, ya da işletmecilerden dolaylı tahsil eder. Bunların başında, “Terminallerde verilen hizmet ve sağlanan kolaylıklar karşılığı” terminali kullanan her giden yolcudan gidiş yönüne göre havayolu şirketince tahsil edilen ve havalimanı işletmecisine ödenen Yolcu Servis Ücreti (Havalimanı Vergisi) gelir. Bilet fiyatlarına havaalanı vergisi, akaryakıt harcı, hizmet bedeli ve check-in ücreti dahildir. Yolcular bunun dışında her ne ad altında olursa olsun havayollarına ve havaalanı işletmelerine herhangi bir ücret ödemezler. Akaryakıt harcı, havayollarının en büyük maliyet kalemi olan yakıt bedelinin sürekli değişim göstermesi nedeniyle, bilet ücretine ilave olarak tahsil edilen bir harç tutarıdır. Bu tutar, havayolları arasında farklılık gösterebilmektedir. Bu fark, şirketlerin yapmış olduğu yakıt anlaşmalarından (Hadging) kaynaklanır. Petrol fiyatları düştüğünde havayolları bilet fiyatlarını bu nedenle düşürmezler. Havayollarında bilet ücretleri, arz talep dengesine göre belirlenir. Müsaitliği olan uçaklarda düşük olan bilet fiyatı, talebe göre giderek artar. Bu nedenle erken satın alınan bilet, daima daha ucuzdur. Hizmet bedeli, bileti satın alma şekline (web/mobil, acente, istasyon, çağrı merkezi vb.) göre değişen bir ücrettir. Bu miktar, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’yle (TÜRSAB) ortak belirlenir. Havayolu şirketlerinin bizden almış olduğu bu ücretler DHMİ’nin belirlediği tarife cetvellerine göre tahsil edilir. 2022 yılı tarifesine göre İstanbul Havalimanı’nda dış hat yolcu servis ücreti 20 Euro, transit yolcu hizmeti 5 Euro, güvenlik ücreti 3 Euro, iç hat servis ücreti 3 Euro, iç hat transfer ise 1 Euro olarak belirlenmiştir. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda havalimanı vergisi dış hatta 13.5 Euro, iç hatta ise 3 Eurodur. Özel şirketlerin işlettiği Ankara, Antalya, İzmir, Milas-Bodrum, Dalaman havalimanlarında dış hat yolcu servis ücreti 15 Euro, iç hatlarda da 3 Euro’dur. Bu ücretler havalimanları ihale edilirken belirlendiği için değiştirilmesi zor olsa da bir Cumhurbaşkanı kararıyla veya torba yasayla bir gecede değiştirilemez mi? Yurt dışına çıkmak için bir de 150 TL’lik yurt dışı çıkış harcı ödemek zorunludur. Büyük patron DHMİ, yolculardan aldığı havalimanı vergisinin yanı sıra, ayrıca havayollarından konma, konaklama, aydınlatma, yaklaşma, yolcu köprüsü, elektrik, ısıtma, soğutma, havalandırma, haberleşme, rampa, hat bakım, ikram, temsil gözetim, akaryakıt ikmal imtiyaz, apron plaka, giriş kartı, iletişim sistemi, telekomünikasyon, yer tahsis, su ve atık, check-in, kontuar, kiosk, banko, monitör otopark, foto film çekim, sağlık hizmeti, emanet- kayıp eşya ve porter (bagaj taşıma) ücretleri adı altında 25 kalemde değişik miktarlarda ücretler tahsil eder. DHMİ bir iş yapıyorsa, elbette bunun bir bedeli olmalı. Fakat, tarifelerde bazen ölçüyü kaçırdığını, bu ücretleri ödemek zorunda kalan havayollarının da bu fiyat artışını sattıkları uçak bilet fiyatlarına yansıttığını biliyoruz. Bir kamu kuruluşu olarak, yıllarca vergi rekortmeni olan DHMİ’nin havalimanı vergileri ve hizmet tarifelerinde yapacağı indirimler haliyle uçak bilet fiyatının ucuzlamasına neden olabilir. En büyük gider kalemi olan yakıt fiyatlarına müdahale şansı olmadığı için, DHMİ’den ve havayolu şirketlerinden de bu konuda vatandaşlar anlayış bekliyor. Geride bıraktığımız Şeker Bayramı’nda 1 saatlik tek yön iç hat yolculuğu için 800 TL’ye bilet satıldığını görünce üzüldük. Bu fiyatlar bayram sonrası biraz aşağı düşse de yine ulaşılabilir olamayacak. Bu gidişle, asgari ücretli, emekli ve dar gelirli milyonlarca insan uçak yolculuğu yapamayacaktır. Kederde, tasada, kıvançta diye başlayan Anayasa geldi aklıma. Hani nerede bu fırsat eşitliği. Bu fiyatlarla havayolu, halkın değil de zenginin yolu olunca dillerdeki slogan da “Uçamayan Türkiye” olursa şaşmayınız.

Yorum Ekle