Üzülmez’in bir bildiği var(mı)?


Maç öncesi ya da sonrası teknik direktörleringiderek mizahi hal alan açıklamalarına alıştık…



Öyle çok çarpıcı örnek var ki?

Mesela; rakibin kendilerini oynatmamaya geldiğine dikkat çekip bunun da önlemini aldıklarını söyleyen teknik adamlar…

Rakibi oynatmamak futbolun iki temel gereğinden birisi değil mi zaten? Top sendeyken oynamaya çalışırsın, top rakipteyken ise rakibini oynatmamaya çalışırsın.

Rakibin kim olduğunun bununla bir ilgisi yoktur yani rakip kim olursa olsun, kazanmak için bu iki gereği yerine getirmek zorundasındır.

Mesela; ‘kendi hatamızdan yediğimiz gol’ şeklinde saçma sapan bir klişe var! Kendi oynadığın maçta sanki başkasının hatasından gol yemen mümkünmüş gibi? Elbette kendi hatandan gol yiyeceksin, rakibin hatasından gol yiyecek halin yok ya…

Bunların ötesinde camianın gönlünü okşayanpenbe mesajlar var ki; işte bunlar çok tehlikeli…

Özellikle ‘şampiyonluk’ sözü vererek taraftarın beklenti içine sokmak, hedefin vurulmaması halinde oluşan hayal kırıklığının getirisiyle ortalığın toz-dumana bürünmesi, çalkantılı kaotik ortama girilmesi çok muhtemeldir…

Sözgelimi; geçmişte kazandığı seçim sonrasıBaşkan Remzi Cinoğlu kürsüden camiaya seslenirken‘şampiyonluk’  vaat etmiş ne var ki sezon sonunda 5. olan Bursaspor; tarihinin en başarılı dönemlerinden birine imza atarken taraftar‘şampiyonluk beklerken bak ne oldu’ diye bu muhteşem tabloya burun kıvırmıştı…

Ve İbrahim Üzülmez…

Camianın her bireyi gibi benimde kendisinden beklentim büyük, ona inanıyor ve güveniyorum. Sevgili hocamızın geçmişte sporun başında gururla görev yaptığım kentimizin saygın bir gazetesinde yayınlanan-tekzip edilmeyen- yeni yıl mesajında ‘Nisan sonu şampiyonuz’ şeklindeki iddialı söylemine çok şaşırdım!

Bir teknik direktör elbette kendisine ve takımına fazlasıyla güvenebilir ve buna bağlı olarak da iddiasını ortaya koyabilir.

Daha ligin ilk devresi son bulmuşken Üzülmez gibi bilgili, donanımlı bir teknik direktör, futbolun sonuca etki eden sonsuz sayıda değişken (parametre) barındıran bir oyun olduğunu bilir ve asla“Şampiyon olacağız” şeklinde konuşmaz.

“İyi futbol oynayacağız” diye konuşur. Hedefe ulaşmanın en öncelikli koşulu iyi oynamak değil mi zaten?

Anlıyoruz ki, mesleğinin getirisiyle İbrahim Hoca’da taraftarlara yüklenen “en büyük destekçi” misyonunun karşılığında, boş laflarla da olsa her fırsatta onların gönlünü okşamak gerektiğine inanmış…

Düşünüyorum da sevgili hocamızın ‘bir bildiği olmalı’

Doğrusu bu açıklama benimde beklentilerimi yükseltti.

Yorum Ekle