‘Ücret talep ederek ahlakımı lekeleyemem!


KALBİR’in üniversite öğrencilerine eğitim vermek üzere davet ettiği tiyatro sanatçısı, dizi ve sinema oyuncusu Ahmet Somers’in yol parasını karşılanması teklifine verdiği yanıt dernek Genel Başkanı Mustafa Karaman’ı çok duygulandırdı.



Kalite Birliği Başkanı Mustafa Karaman kendisini çok duygulandıran konuyu şöyle anlattı:

“Biz üniversite öğrencilerimizin eğitimi için Bursa Devlet Tiyatrosu’nda uzun yıllar görev yapan sanatçı ve aynı zamanda dizi ve sinema oyuncusu Ahmet Somers’i Bursa’ya davet ettik. Öğrencilere Kişisel Gelişim Eğitimi verecekti.

Genelde ünlüler bu tür söyleşilerde ücret talep eder, kendisi herhangi bir ücret istemedi. Ben de onunla yaptığım görüşmede yol masraflarını karşılayabileceğimizi söyledim; ‘Olmaz’ dedi ve ardından da ekledi; ‘‘Bu kadar güzel işler ve sosyal projeler üreten bir yapıdan ücret alarak ahlakımı lekeleyemem…’

Böyle bir müthiş cümle olur mu? Kendisini Bursa’dan tanıyordum, TSE çalışanlarına ücretsiz eğitim vermişti. KALBİR olarak bu şekilde görülmekten de Ahmet Somers gibi insanların olmasından da gurur duydum.

Bunu diyecek kaç kişi vardır? Etkinliği bu hafta öğrencilerden gelen talep doğrultusunda açık öğretim sınavları nedeniyle erteledik, önümüzdeki haftalarda gelecek ve kişisel gelişimi anlatacak.”

Bursa’da “Kalite ve standart” denilince akla gelen ilk isimlerden biri Mustafa Karaman ve dolayısıyla da TSE ile başkanı olduğu Kalite Birliği Derneği’dir…

Kalite Birliği (KALBİR) olarak geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısında Kalite Şehri Bursa’yı gündeme getirdi. Toplantıya katılamadım, ama KALBİR Genel Başkanlığını üstlenen Mustafa Karaman ile daha sonra görüştüm…

KALBİR olarak neler yaptıklarını anlattı:

“Biz eğitimler, seminerler, konferanslar düzenliyoruz. Bugüne dek Türkiye’nin çeşitli kentleriyle Bursa’da 270 etkinlik gerçekleştirdik. Son 3 yılda 70 bin Türk bayrağı dağıttık, BTSO, Bursa Ticaret Borsası ve KALBİR’in kurumsal üyelerinin sponsorluğunda.

Hala da bu çalışmamız devam ediyor; ‘Solan bayrak olmasın, bayrak soldurulmasın, bayrak üzülmesin” sloganıyla tüm solan bayrakları yenileriyle değiştirme kararlılığımız devam ediyor…”

YABANCI BELGELENDİRME KURULUŞLARI İÇİN YURT DIŞINA GİDEN PARA 5 MİLYAR DOLAR!

Mustafa Karaman kamu kurum ve kuruluşlarına kalite yönetim belgesi alma konusunda da ücretsiz rehberlik yaptıklarını da paylaştı. Kamu kurum ve kuruluşlarına ücretsiz rehberlik ederken tek şartlarının belgeyi TSE’den almaları olduğunu söyledi:

“Her yıl bu ülke yabancı belgelendirme kuruluşları için 5 milyar doları yurt dışına yolluyor. Sadece bir yabancı belgelendirme kuruluşu 2,3 milyar dolar ciro yapıyor.

Biz bu anlayışa da karşı duruyoruz.’ Milli belgelendirme kuruluşu TSE varken yancıya, yabancıya, yalancıya gerek yok’ diyoruz. Sanayicilerimize ve kurum mensuplarımıza çağrı yapıyoruz ve diyoruz ki; milli belgeleme kuruluşu varken, yılda 5 milyar dolar paranın yurt dışına gitmesine engel olun. Yerli söylemini söylem olmaktan çıkartın, eyleme dönüştürün ve milli ses verin…”

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE İKİNCİ MESLEK!

Mustafa Karaman, ücretsiz verilen sertifikalı kalite uzmanlığı eğitimlerine dikkat çekti:

Eğitimleri çok önemsiyoruz. Bugüne dek tam bin 216 kalite uzmanı yetiştirdik. Her yıl 120 saatlik eğitimlere tabi tuttuk. Sınavda başarılı olanlara sertifika verdik.

Çoğunu Türkiye’nin çeşitli illerindeki sanayi kuruluşlarının kalite departmanlarında işe yerleştirdik.  Şu anda 14. ve 15. Kalite Ordusu neferlerini yetiştiriyoruz.

Halen 95 katılımcı eğitim alıyor. Eğitimler Mart 2022’de başladı, Haziran’ın sonunda bitecek. Uludağ Üniversitesi öğrencileri katılıyor, biz onlara yeni bir meslek kazandırıyoruz, kaliteci oluyorlar.

Üniversitede okudukları bölümlerden aldıkları diplomaların yanında Kalite belgesi de alıyorlar ve doğrudan sanayinin kalite departmanlarında işe başlıyor.

Biz Bursa Uludağ Üniversitesi’nin resmi sitesinde çağrıya çıkıyoruz, kontenjan dolana kadar başvuru kabul ediyoruz. Her yıl eğitimleri tekrarlıyoruz. Mühendisliklerden ekonomiye, kimyaya dek üniversitedeki fakültelerin çeşitli bölümlerinden katılan öğrenciler var.

Biz öğrencilerin hangi bölümden olduklarına değil, istekli olup olmadıklarına bakıyoruz.”

KALBİR’İN TÜM HİZMETLERİ ÜCRETSİZ!

Mustafa Karaman KALBİR olarak tüm bu çalışmaları ücretsiz yaptıklarını anlatarak “Biz yaptığımız işlerden asla para almıyoruz” dedi…
KALBİR eğitim veriyor, proje üretiyor, konferans ve seminer düzenliyor, kamu kurumlarına rehberlik hizmeti veriyor. Bunların hepsini de ücretsiz gerçekleştiriyor. Peki kaynağını nereden buluyor?

Başkan Karaman basın toplantısında gelecek dönem KALBİR Genel Başkanlığı’nı üstlenecek olan Prof. Dr. Erkan Işığıçok’un şu sözüne atıfta bulundu:

“Biz ilmimizin, bilimimizin zekatını veriyoruz…”

Ve ardından da şunları söyledi:

“Bizim kurumsal üyelerimiz var; destek oluyorlar. KALBİR tüm yöneticileriyle ve üyeleriyle tamamen gönüllülük esasına dayalı çalışan bir sivil toplum kuruluşudur… Kalite Birliği, Kalite birliğini sevenlerin gücüyle ayakta duruyor ve bu nedenle de bu kadar güzel işler yapıyor… Kalite eşittir ahlaktır. Ahlaklı olmayan hiçbir organizasyon başarılı olamaz. Herkesi ahlaka, kaliteye davet ediyoruz… “

KALBİR’DEN KALİTE ŞEHRİ BURSA ÖNERİSİ

Gelelim KALBİR’in “Kalite Şehri Bursa” önerisine… Zaten, Mustafa Karaman yıllardır dilinden Kalite Şehri Bursa sloganını hiç düşürmez. Ayrıca KALBİR’in de kurumsal sloganıdır….

Arada tatlı tatlı tartışırız; ben “Kirli akan dereleri, hava kirliliğini, çarpık yapılaşmayı, şehrin ucube binalarını” hatırlatır durur ve sorarım “Neresi kalite bu şehrin?” diye…  
O da “Abla biz de görüyoruz, ama biz ‘Kalite şehri Bursa’ derken bunların olmadığı bir Bursa’yı hedefliyoruz” diyerek tezini inatla savunmayı sürdürür…

(Karaman ile dostluğumuz 20 yıl önceki kavgamıza dayanır. Şehre TSE Müdürü olarak yeni atanmıştı; ayağının tozuyla Tüketici derneklerine çakmıştı. Ben de oldukça sert bir yazı yazdım; o da TSE’ye davet etti, gittim. Baktım ki, karşımdaki özü sözü bir, gizlisi saklısı olmayan, her soruyu yanıtlayan; rantçılarla, yolsuzlukla savaşan, her halükarda alışılmadık tarzı olan bir genç bürokrat… O günden beri dostluğumuz bakidir.)
20 yıldır ne kalite ne TSE sevdasından milim taviz vermemiştir. İsteseydi, yabancı firmalarda bugünkü kazancının en az 10 katı fazlasını kazanırdı…

KALBİR; zaten 7 yıl önce Bursa’nın ismini 42 gerekçeye dayandırarak Türk Patent Enstitüsü’ne başvurarak ‘Kalite Şehri Bursa’ olarak tescil ettirmişti…

‘BURSA BİR ŞEYLE ANILACAKSA, KALİTE İLE ANILMALI’

Şimdi bir adım öteye götürerek şehrin adının Kalite Şehri Bursa” olarak değiştirilmesi için talebini gündeme getirdi… Bunun için TBMM’de görev yapan Bursa milletvekillerine öneri götürülecek.
Karaman’a “Peki böyle bir şeyin mümkün olabileceğini düşünüyor musunuz?” diye sordum; şöyle yanıtladı:

“Mümkün olmayacaksa bile gündeme gelmesini, tartışılmasını istedik. Kabul edilmeyebilir, Bursa’da hep olumsuzluklar konuşuluyor, bir de bu konuşulsun.

Antep Gazi olmuştur, Antep’de gaziliğe layık olmayan hiç mi yoktur, vardır! Maraş Kahraman olmuştur, ama orada hiç kahraman olmayan insanlar vardır, ama yine de Kahramanmaraş’tır. Şanlıurfa denmiştir; orada şanlı olmayan yok mudur, vardır.

Bursa’nın da negatif yanı yok mu, var; trafiği, çevre sorunları, yapılaşma… 1502 yılından beri ilk standarda uyulsaydı, Bursa’da bu sorunları konuşuyor olur muyduk?

Bursa bir şeyle anılacaksa kalite ile anılmalıdır. Bizim Kaliteli Bursa’dan başka bir sevdamız yok.  Biz Ankara’ya gidip projemizi anlatacağız. STK olarak önerimizi sunacağız. 

Bu konuda karar mercii Meclis’tir. Ama biz Kalite Şehri Bursa’yı savunmayı sürdüreceğiz. Çünkü inanıyoruz ki, kalite ile insanlar gelişimini sürdürebilir. Bunun tartışılması, konuşulması bile bizim için güzel bir gelişmedir…”

 

 

Yorum Ekle