TÜİK’e göre tüketici güven endeksinde düşüş sürüyor!


TÜİK’in açıklamasına göre; Ekonomik Güven Endeksi mayıs ayında 96,7 iken, haziran ayında yüzde 3,3 oranında azalarak 93.6 oldu. Mayıs’a göre Haziran’da tüketici güven endeksi yüzde 6,2 oranında azalarak 63,4 değerini aldı.



Arada sırada devletin resim istatistik kurumu olan TÜİK’in sayfasına göz atarım… TÜİK paylaşımları eskiden önemliydi. Artık çok ama çok önemli. Zira milyonlarca insanın sofrasındaki et, süt, peynir onun açıklayacağı enflasyon oranına bağlı…

Zira açıklanan enflasyon oranlarına göre emekliye, memura zam yapılacak! Öte yandan gıda ürünlerine zamlar devam ediyor. Gıda ürünlerine zamlar devam ediyor.

Bugün 2 kilo şekeri 47 liraya aldım. Yarın kaça alacağımı bile bilmiyorum… Neyse… TÜİK’in sitesinde yer alan ve dikkat çeken açıklamalardan biri de 28 Haziran’da açıklanan “Ekonomik güven endeksi…”

TÜİK’e göre ekonomik güven endeksi 93,6 olmuş… İlk okuduğunuzda okul notları gibi 100 üzerinden değerlendirme yapıldığını sanabilirsiniz.

Ama öyle değil… Farklı hesaplanıyor… 0-200 arasında bir değer üzerinden hesaplama yapılıyor…

Tüketicilerin yani vatandaşın kişisel mali durumuna, ekonominin geneline, harcama eğilimine dair olasılıkları yansıtıyor…

Tüketici Güven Endeksi (TGE) her ay TÜİK ve Merkez Bankası tarafından, tüketicinin ülke ekonomisi hakkındaki genel eğilimlerini ve değerlendirmelerini ölçmek amacıyla hazırlanan bir endeks.

2004 yılından beri, AB’nin kullandığı yönteme göre hesaplanıyor. Muhtemelen AB uyum mevzuatıyla gelen bir uygulama.

TÜİK’in sayfasında şöyle bir açıklama var:

“Ekonomik güven endeksinin 100'den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100'den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.”

TÜİK’in açıklaması şöyle:

“Bir önceki aya göre haziran ayında tüketici güven endeksi yüzde 6,2 oranında azalarak 63,4 değerini,  reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 2,2 oranında azalarak 104,6 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,7 oranında azalarak 119,6 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2,3 oranında azalarak 118,7 değerini aldı. İnşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,7 oranında artarak 83,0 değerini aldı.”

İNŞAAT DIŞINDAKİ SEKTÖRLER İYİMSER!

TÜİK’in ekonomik güven endeksi tanımına göre çevirisini yapacak olursak…

Tüketici güven endeksi 100’ün epeyce altında; 63,4! Diğerlerine göre çok kötümser…

İnşaat sektöründe güven endeksi 83! Oldukça kötümser, ama önceki aya göre yüzde 1,7 oranında artış olmuş; azıcık iyimserliğe doğru yol almış!

İmalat sanayi, hizmet sektörü, perakende ticaret sektöründe güven endeksinde önceki aya göre azalma olmasına karşın, hepsinin puanları 100’ün üzerinde olduğuna göre güven endeksi iyimser…

Şimdi bu tablo, söz konusu sektörlerin hallerinden memnun olduklarını mı gösteriyor, tam anlayabilmiş değilim…

TÜİK, tüketici güven endeksi hesaplamasında kullandığı dört alt endeksten ikisi olan “işsiz sayısı beklentisi” ve “tasarruf etme ihtimalini” hesaplamadan çıkardığını Eylül 2020’de yayımladığı endekste duyurmuştu.

Açıklamada, değişikliğin “Avrupa Komisyonu Ekonomik ve Finansal İşler Genel Müdürlüğü’nün (DG ECFIN) tavsiyeleri doğrultusunda” yapıldığı belirtilmişti. Bu yeni hesaplama yöntemiyle de güven endeksi otomatikman artmıştı.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ NE İŞE YARAR?

Aslında Tüketici güven endeksi, vatandaşın tüketim kalemlerine yapacağı harcamaları işaret ediyor.

Yani sadece ekonomiye dair iyimser ya da kötümser verileri paylaşmakla kalmıyor; bu yönüyle de işletmelerin üretim ve satış planlaması yapması açısından da önem arz ediyor.

Misal; tüketici güven endeksi 100’ün altındaysa firmalar çeşitli kampanyalarla, reklamlarla tüketimi artırmaya çalışırken; 100’ün üzerindeyse ürünlere talep artacağından ona göre üretim planlaması yapılıyor.
TÜİK’in yaptığı ekonomi güven endeksi çalışmasıyla, bir nevi ekonominin fotoğrafı çekiliyor çekilmesine de…
Tüketiciye hiçbir faydası var mı? Hiç sanmıyorum.

Tüketicileri tüketenlere ise son yılların meşhur tabiriyle ‘yol haritası’ çiziminde epeyce faydalı bir şey!

Siyasilerin ne kadar dert ettikleri ise ortada!

Kapitalist sistemin döngüsü içinde; k istatistik bilimini yorumlayabilen küreselleşmiş işletmeleri hazıra konduran bir mevzudur.

Muhtemelen o firmalar da bu istatistikleri uzmanlarına ayrıca değerlendirmesini, yani matematiksel sağlamasını yaptırıp öyle değerlendirmeye alıyorlardır.
Sadece TÜİK verilerinden hareketle yol haritası çizeceklerini hiç sanmıyorum!

Son dönemde paylaştığı verileri çokça tartışılan TÜİK’e göre bile tüketicilerin yani vatandaşın ekonomik güven endeksinde düşüş sürüyor…

Bunu araştırma şirketlerinin yaptığı kamuoyu araştırmaları da doğruluyor zaten. Yapılan anketlerde vatandaş birinci büyük sorun olarak ekonomi çıkıyor!

HERKES TÜİK’İN ENFLASYON AÇIKLAMASINI BEKLİYOR

Şu anda onlarca milyon emekli ve kamu çalışanının gözü kulağı TÜİK’ten gelecek açıklamada… Zira maaşlara zamları belirleyen TÜİK’in enflasyon oranı olacak…

Her gün tüm haber sitelerinde emekli ve memur maaşlarına yönelik haberler yer alıyor..

Mayıs ayında açıklanan 5 aylık enflasyon verisinden sonra alınacak zam oranı yüzde 35’ i geçmişti.

Haziran ayı enflasyon rakamlarının eklenmesiyle zam oranı netleşecek…

TÜİK’in resmi enflasyon oranını yüzde 40 seviyelerinde açıklamasının beklendiğine yönelik haberler çokça.
Peki yüzde 40’lık zam, elektrikten doğalgaza, akaryakıttan kiralara, gıdadan temizlik malzemelerine yani zaruri ihtiyaçların karşılanmasına yetecek mi?

Türk-İş'in Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nın 2022 Haziran ayı sonucuna göre; gıda enflasyonu yüzde 117'yi aştı.

Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 6 bin 319 liraya, yoksulluk sınırı da 20 bin 818 liraya çıktı. Yani milyonlarca insan açlık sınırı ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor!

 

Yorum Ekle