TİMSAHIN SORUNU BELLİ!


Bursaspor’un en büyük ve gerçek sorunu; üretilen ‘negatif enerjinin’ boşalacak bir delik bulamaması ve fazla gazdan patlayacak duruma gelen balonun sonunda patlamasıdır.



Mesele; ne teknik adamın yetersizliği veya bilgisizliği ve hatta tecrübesizliği ne de çaresizlik içinde bırakılmış olmasıdır... Mesele; ne oyuncu grubunun yetersizliği ne de yanlış dizilip yanlış oynamasıdır...

Mesele; Bursaspor’da ‘negatif enerji’ üreten insan sayısının tavan yapmış olmasıdır...

Biraz açalım konuyu...

En büyük negatif enerji kaynağı; başkan Erkan Kamat’tan başlayarak aşağıya doğru tüm yönetimin sevimsiz, aceleci, el yumruğu yemeyenin kendininkini balyoz sandığı bir durumdan yayılmaktadır...

Tarzı, duruşu ve vücut diliyle sıcak yaklaşımlardan nasibini almamış olan, ikili ilişkilerinde sevgiyi değil kural ve disiplini öne çıkaran böylesine bir topluluk ne yazık ki; Bursaspor’un yapısına uymamıştır.

Bu tespit sadece mevcut yönetime özgü olmayıp, son 7 yılda görev yapmış tüm başkanları ve de yöneticilerini de kapsamına alır...                                                                                                                                                   

En tepedeki negatif enerji üretiminin kaynağından oluşan bu arıza tüm takıma sirayet ederek bir ‘salgın hastalığa’ dönmüş.

Geçtik başkan ve yönetimi; teknik ekip ve oyuncu gurubu içinde bir tane sevimli, sıcakkanlı ve arkadaş canlısı bir isim söyleyebilir misiniz?

Mesela siz kazanılan maçlar sonrasında gülen bir Mustafa Er veya Fazlı Tan portresi gördünüz mü hiç?                                                                                                                        

Ya da Özer Hurmacı, Aykut  Akgün, Cüneyt Köz, Burak Altıparmak, Emirhan Aydoğan gibi takımın ağır abilerinin kameralara tebessüm ederek taraftara sıcak mesajlar gönderdiklerini hiç hatırlıyor musunuz?                                                                               

Bakmayın siz; ‘Timsah’ta moraller süper’ ya da ‘Timsah’ta neşe tavan yaptı’ benzeri haberlere,  idmandan sarmaş dolaş görüntülere, resimlere...                                                    

Onlar medyadaki pompacıların, gazcıların, yağcıların ısmarlama yaptıkları göstermelik ürünleri... Bu işi bilen biri olarak söyleyebilirim ki; kameralara objektiflere topluca poz verilir, sonra herkes bir köşeye çekilir.                                                                                                                           

Sinerji için enerji gerekir ama o da negatif olunca takımın taraftar iletişimi de tamamen kopmuştur...

Bütün bunları bir sevimli adam, bir sevimli söylem birkaç pozitif görüntü bir anda giderebilir ama bunun yolu kadro mühendisliğinden değil davranış mühendisliğinden geçer.                                                                                                                                                                 

Ne yazık ki; bugüne kadar sorunu çözmeyip pansuman yerine geçse de bu tür geçici yöntemler hiç denenmemiştir. Onun için de Türk futbolunun ulu çınarlarından Yeşil Beyazlı şanlı armada bugün enkaz haline gelmiştir.                                                                                       

Son söz: Yeni gelecek yönetimin bu negatif enerjiyi sıfırlamadan başarılı olması asla mümkün değildir.


 

Yorum Ekle