Terk edilmenin dayanılmaz hafifliği


Eşimle sık tartışmamızın sebeplerinden biri geç saatlere kadar çalışması. Eve erken gelip yalnız kalan kişi ben olmama rağmen, bir de bu yetmezmiş gibi beni kıskanç olmakla suçluyor.



Evlenmeden önce de bu böyleydi. Onun benden birkaç gün bile ayrı olmasına katlanamıyordum. Ailesinin yanına gitmesi ya da arkadaşları ile plan yapması her zaman sorun oluyordu. Bu durumun artık ilişkimizi çok yorduğunu söylüyor. Tuhaf olansa en yakın arkadaşımla da sorun yaşamaya başladım. Beraber yaptığımız son iki planı iptal etti. Hep bahaneleri var ama benimle görüşmek istemediğini düşünüyorum. Hem çok üzgünüm hem de çok öfkeli… Sanki bir gün herkes gidecek ve ben yalnız kalacağım. Sanırım en büyük korkum bu. Gözlerimi kapatıyorum ve birkaç saniyeliğine çocukluğumdaki eve gidiyorum. Beş ya da altı yaşlarındayım. Üzerimde kırmızı elbisem, saçlarım her
zamanki gibi örülü, gözlerimde yaşlar… Annemin bacakları arkasına sığınmış küçük ben, babamın bizi tek edişini seyrediyorum. Söylemek istiyorum, gitme demek istiyorum ama yapamıyorum. Son hatırladığım ise bahçenin mavi kapısı sabahın erken saatlerinde kapanırken içimde derin bir yalnızlık
duygusu. Bana misafir geliyor, hiç gitmiyor.

Sevdiğiniz kişilerin sizi terk etmesinden korkuyor ve duygusal ilişkilerinizde yalnız hissedip sorunlar yaşıyorsanız, bu yaşantının sebeplerinden biri “terk edilme” şeması… Bu şema ilişkilerinizde bağlılığı hissettiniz andan itibaren size, eninde sonunda terk edileceğinizi, insanların sizden uzaklaşacaklarını ve yalnızlığı yine yeniden deneyimleyeceğinizi söyler. Yaşama iyi uyum sağlayan yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzun kusursuz geçmesi gerekmiyor ancak “yeteri kadar iyi” olduğunda olumlu etkilerin açığa çıktığını görüyoruz. Bir çocuğun gelişimi için neye ihtiyacı vardır sorusunun cevabında, aslında her insanın karşılanmasına muhtaç olduğu bir takım evrensel ihtiyaçlar yatıyor. Bir çocuğun öncelikle güvende hissetmeye, özerkliğe, özsaygıya, kendini ifade etmeye, gerçekçi sınırlara ve başkaları ile bağlılık hissetmeye ihtiyacı vardır. Eğer bunlar karşılanırsa çocuğun psikolojisi sağlıklı ilerler. Eğer eksik kalırsa; karşılanmamış bu ihtiyaçların zedeleyici etkisi ile oluşan erken dönem uyumsuz şemalar yaşam boyu gelişirler. Kendimizle ilgili değiştirilmesi zor çekirdek inançlarımızdır.

Çocuklukta başlayan ve yaşam boyu tekrar eden özyıkıcı kalıplardır. İşte bunlardan biri de “terk edilme” şeması… Yaşamın erken dönemlerinde oluştuğu için tetiklendiğinde güçlü duygusal etkiler bırakır. Duygusal olarak terk edilmekten korktuğunuz için sevdiğiniz insanlara yapışma eğiliminiz vardır. Bu kişilerin her zaman tutarlı ve sizin yanınızda olup, beklentilerinize karşı müsait olmalarını istersiniz. İlişkilerinizdeki en ufak aksaklıkları terk edilme olarak deneyimlersiniz. Onları kaybedeceğiniz düşüncesi ile dengesizlik yaşarsınız. Bununla beraber davranışlarında tutarsız, ilişkide sizi duygusal olarak gerçekten yalnız bırakacak, hakkınızda kararsız davranan, uzun süreli bağlanmayı istemeyen eşler ve arkadaşlar seçmeniz de olasıdır. Yani kehanet kendini gerçekleştirir ve büyük olasılıkla bağlanamayacağınız ve yalnızlığı deneyimleyeceğiniz ilişkiler kurmuş olursunuz. Terk edilmekten çok korkarken terk edilmeniz bu kişilerle kurduğunuz ilişkide kaçınılmazdır. “Terk edilme” şemasının sonuçlarından biri de terk etmektir. Korktuğunuz durumu kendiniz oluşturursunuz. Sevdiklerinizi terk eder yine aynı sonucu deneyimlersiniz. Sonrasında ise yoğun bir öfke duyar, ilişkiniz olmadan ne kadar rahat olduğunuzu düşünürsünüz. Artık terk edilme kaygısı yoktur çünkü ortada bir ilişki ve bağlanma yoktur. Böylesi yoğun duygular oluşturan “terk edilme” şemasının temelleri neye dayanıyor? Sebeplerden biri mizaç olabileceği gibi bir diğeri ise ebeveyninizden ayrı kalmanızdır. Anne ya da babanız evi terk etmiş, evde olsa dahi sizi ilgi ve sevgisinden mahrum bırakmış,
davranışlarında istikrarsızlık göstermiş olabilirler. Ayrıca ebeveyniniz size karşı aşırı korumacı davranıp hayatın zorluklarına karşı baş etme yollarınızı geliştirmenizi engellemiş olabilir. Şemanızla mücadele ederken yalnız kalmayıp riski ilişkiler kurmak yerine, yalnız kalmaya ve onu tolere etmeye çalışın. Tutarız ve istikrarsız tutum gösteren eşler ve arkadaşlar seçmemeye gayret gösterin. Bağlanan insanlar bulduğunuz zaman onlara güvenin. Onların sizin yanınızda bulunmak için her zaman müsait olamayacaklarına hak vermeye çalışın. Terk edilmenin dayanılmaz hafifliği altında ezilmek kaderiniz olmasın.

Yorum Ekle