Tatil dönüşü beslenme...


Tatil dönüşü beslenme...



Bayram bitti, tatlılar, çikolata ve hamur işleri tüketildi, Ancak tehlike savuşturulmuş değil arkasından yaz tatili başladı. Tatil demek bolca yeme-içme anlamı taşıyor bazı bireylerde. Biz diyetisyenler ise hep diyet yapın demiyoruz kontrollü tüketim yapın diyoruz.
Tatilini geçirmek için şehir dışına ailesinin yanına gidenler ya da 'her şey dahil' otellerde kalanlar, hareket içeren tatillerden hoşlanmayıp güneşe uzanıp bir yandan da sürekli beslenenler tatil sonrası soluğu diyetisyenlerin yanında alıyorlar. Yıllardır gözlemlediğim tablo bu ne yazık ki.
Her şey dahil otellerde kıtlıktan çıkmış gibi beslenmenize gerek yok. İnsan midesinin kapasitesi 600 mlt, bunu ne kadar doldurabilirsiniz? Hadi doldurdunuz aldığınız bol enerjiyi nerede ve nasıl harcıyorsunuz? Tatillerin acı dönüşünü hepimiz biliyoruz. Alınmış kilolar, fırlamış tansiyon, artmış şeker veya kolesteroller.
Tatil süresince büyük olasılıkla güzel güzel yemekler ve belki tatlılar yediniz. Bazılarınız kendisini kontrol etti, bazıları ise boş verip her şeyi yediniz-içtiniz. Her zaman söylüyorum; bayram ve tatillerde kilo vermek değil aynı kiloyu korumak çok önemli.
Şimdi kontrol etme zamanı alınan kiloların verilmesi ya da var olanın ideal ağırlığın devam ettirilmesi.
Bunun için sıcak yaz günlerinde sebze tüketimini artırın. Tatil beldelerinde et, hamur işleri, tatlılar varken sebze tüketmek pek cazip gelmemiş olabilir. Bu hafta öğle ve akşam yemeklerinize mutlaka sebze ilave edin ve akşam yemeklerini çok hafif yiyeceklerle geçirmeye dikkat edin.
Yağı az, posa miktarı yüksek yemekler yemeye özen gösterin.
Egzersizi bir yaşam biçimi haline getirin. Günde 30-40 dakikalık egzersiz yapmayı ilke haline getirin.
Kış sofralarının vazgeçilmezlerinden olan kuru baklagilleri yazın da tüketebilirsiniz. Toplumda çorba, kuru baklagil yemekleri kış yemeği olarak tanımlanır. Oysa her ikisini de yazın kullanabilirsiniz. Zeytinyağlı pilaki, piyaz, yeşil mercimek salatası, mercimek köfte, bat, batırık çok kolay tüketebileceğiniz kuru baklagil yemekleridir. Sucuklu kuru fasulye, etli nohut bunları da kışın tüketin. Hatta bu yemeklere et koymak bile gerekli değil. Kuru baklagiller zaten önemli bitkisel protein kaynağıdır. 100 gr.'ın da yaklaşık 20-25 gr. protein, 5 gr. posa var. Yağ ve kolesterol içermemesi ve oligosakkarit denilen posa içermesi de onları daha kıymetli yapar.
Yemeklerinizden maydanoz, nane, fesleğen, dereotu gibi sebzeleri eksik etmeyin. Bu besinler, posa ve vitamin içeriğinin yanı sıra antioksidan maddelerden de zengindir. İyi potasyum kaynağı olduklarından idrar söktürücü etkisi de vardır.
Karabiber, tarçın, kırmızıbiber, kakule, zencefil, isot gibi bazı baharatlar da antioksidan ve antibakteriyel olarak önem taşır. Doğu tıbbında ilaç olarak ve özellikle ishalle diğer mide-bağırsak hastalıklarında kullanılır. Manganez, K vitamini ve demir kaynağı olarak kabul edilir.
Ara öğünlerle atıştırmayı birbirine karıştırmayın, beslenme düzeni olarak az ve sık beslenmek metabolizmayı hızlandırır, açlığınızı kontrol etmeye yardımcı olur. Ancak seçimlere dikkat edilmesi gerekir. 5 fındık, 5 badem veya 3 cevizin 1 tatlı kaşığı yağa eşit olduğunu unutmayın.
Su tüketiminin önemi her zaman hatırlanmalı. Vücuttan artık maddelerin atılması için sıvı gereksinmesi olduğu unutulmamalıdır. Bunun en iyi kaynağının ise su olduğunu unutmayınız. Böbreklerin sağlıklı çalışması için de günde en az 1.5-2 litre su içmeyi ihmal etmeyin.Tokluk hissi için ara öğünlerde şöyle bir yiyecek hazırlayabilirsiniz.
1 Su bardağı (200 gr.) yoğurt, 7-8 çilek, 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 çay kaşığı vanilya, 150 ml. su mikserde karıştırılarak ara öğün yapılabilir.Posadan zengin bir ara öğün için ise:
4 çorba kaşığı haşlanmış yeşil mercimek, yarım demet maydanoz veya roka 30 gr. lor peyniri, 10 tane badem, 1 çorba kaşığı kuru üzüm.
Sos için; 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı hardal, 1 yemek kaşığı limon suyu veya nar ekşisi

Yorum Ekle