Takdir edilmeye doyamayanlara...


İtiraf etmeliyim ki statü benim içi hayattaki belki de en önemli noktalardan biridir.



Her zaman iyi görünmeye çalışırım ve bunun için elimden geleni yaparım. Bazen yorulduğumu hissetsem de davranışlarımı değiştirmek zor geliyor. Evet; “insanların ne düşündükleri, başkaları üzerinde bıraktığım etkinin derecesi benim için çok önemli”. Sanırım yakınlarımın beni yıllardır eleştirdikleri yönüm de bu… İnsanlar beni sevsin, yaptıklarımı önemsesin ve takdir etsinler istiyorum. Bugün tüm sahip olduğum şeylere böyle eriştiğimi bilmiyorlar oysaki. İşimde yükselmek için çoğu hafta sonu ek mesai yaptığımı, patronum beni sevsin diye uğraştığımı, uyumlu olmaya çalışıp, haksızlığa uğradığım da bile sesimi çıkarmadığımı ve bugün geldiğim konumu nasıl elde ettiğimi bilmiyorlar. Bir ay önce beni terk eden kız arkadaşıma göreyse kibirli bir adammışım… Başarılarımla fazla övündüğümü düşündüğünü öğrendim. Böyle düşünmesi canımı yakmıyor çünkü asıl üzüldüğüm şey yeteri kadar sevilmemiş olmam. Halbuki beni sevsin diye elimden geleni yapmıştım. Tıpkı annem gibi…

Çocukluğumda annemin bana sarılması için karnelerin verildiği günü beklemem gerekiyordu. Her dönemin sonunda ona gururla koşar, bana “aferin oğlum” deyip, beni öpmesini beklerdim. Başımı okşaması o kadar önemliydi ki bunun için canla başla çalışırdım. Beni takdir etmesi en önemli şeydi.
Bugün olduğu gibi…
İnsanların hakkınızda ne düşündüklerine aşırı önem veriyor, çoğu zaman takdir edilme ve onay alma ihtiyacı hissediyorsanız bu yaşantının sebeplerinden biri “onay arayıcılık” şeması… Bu şema size gerçek bir kendilik algısı yerine diğerlerinin onayı alındığı takdirde açığa çıkan bir benlik algısı sunar. Şema etkisi nedeni ile benlik saygınız diğerleri tarafından kabul görmeye bağlıdır. Kendilik kavramı kişinin kendisi hakkındaki inançlarının toplamıdır. Birey iç dünyasını ve davranışlarını gözlemleyerek, diğerleri ile kendini kıyaslayarak “ben kimim” sorusunun cevabını arar ve kendilik kavramı oluşur.

“Onay arayıcılık” şeması nedeni ile bu kavram içe yönelimli gelişmemiştir. Yaşama iyi uyum sağlayan yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzda ihtiyacımız olan belli noktaların karşılanması halinde olumlu etkilerin ortaya çıktığını görüyoruz. Yani mükemmel olması gerekmiyor. Bir çocuğun gelişimi için neye ihtiyacı vardır sorusunun cevabında, aslında her insanın karşılanmasına muhtaç olduğu bir takım evrensel ihtiyaçlar yatıyor. Bir çocuğun öncelikle güvende hissetmeye, özerkliğe, özsaygıya, kendini ifade etmeye, gerçekçi sınırlara ve başkaları ile bağlılık hissetmeye ihtiyacı vardır. Bunlar karşılanırsa çocuğun psikolojisi sağlıklı ilerler. Eğer eksik kalırsa; karşılanmamış bu ihtiyaçların zedeleyici etkisi ile oluşan erken dönem uyumsuz şemalar yaşam boyu gelişirler. Kendimizle ilgili değiştirilmesi zor çekirdek inançlarımızdır. Çocuklukta başlayan ve yaşam boyu tekrar eden özyıkıcı kalıplardır. İşte bunlardan biri de “onay arayıcılık” şeması… Bu şemanın etkisi ile kendinizi ancak onayladığınızda ve takdir edildiğinizde rahat hissedersiniz. Kendinize saygınız ancak bu yolla mümkün olur. Şemanın etkisi güçlü ise narsisistik kişilik yapılanmasına sahip olmuş olabilirsiniz. Birtakım ihtiyaçlarınız bir yana savrulmuş, diğerlerinin onayını almak için statü, başarı, maddi kaynaklara yönelmişsinizdir. Bu sebeple kibirli olarak tanınabilirsiniz. Kabul ve takdir görmek için uyumlu görünmeye çabalayıp diğerlerini memnun etmeye çalışabilirsiniz. Bu memnun etme çabası boyun eğme şeklinde değildir. “Onay arayıcılık” şemasının kökenleri ne olabilir? Ebeveyniniz tarafından koşullu sevildiyseniz şemanın oluşumu için zemin hazırlanmıştır. Takdir görmek için çabalamayı öğrenmişsinizdir. “Onay arayıcılık” şeması nedeni ile iş ve sosyal hayatınızdaki kazanımlarınız şema etkisinden kurtulma isteğinizi köreltebilir. Şemanızla mücadele ederken özsaygınızın kabul edilmeye bağlı olmadığını ve onay alma kaygısı olmadan yaşamınıza devam etmenin birtakım ihtiyaçlarınızı daha rahat göz önüne sereceğini unutmayın. Zamanla gerçek benliğinize kavuşmanın özgürlüğünü yaşayacak ve kendinizi, duygularınızı ifade etmenin daha iyi hissettireceğini anlayacaksınız. Takdir edilmek uğruna önemli ihtiyaçlarınızdan vazgeçtiğinizi unutmayın…

Yorum Ekle