Pandemiden ancak böyle kurtuluruz!…


Covid-19 salgını nedeniyle getirilen  bazı kısıtlamaların, Haziran ayında kaldırılmasının ardından tam bir ay geçti...



Bursa’da, kontrollü sosyal yaşama ne kadar uyum sağlanıyor?

Bu sorunun yanıtını vermek için, kısıtlamanın kaldırıldığı ilk haftada olduğu gibi,  bir ayın sonunda,  maske takıp, eldiven kullanarak, bir kez daha dışarı çıktım...

Halk otobüsü ve metroya binerek, şehir turu yaptım...

Öncelikle, şunu belirteyim...

Herkesin, maskesi vardı…

Takanlar da, çoğunluktaydı...

Bunun yanı sıra...

Maskeyi, bileğinde taşıyanlarda vardı, çene altında tutanlarda...

Dahası...

Maskeyi, güneşten korumak için şapka niyetine kullananları da gördüm,  halk otobüsünde uyurken, güneşten rahatsız olmamak için gözlerini kapatanları da...

Kullandıkları maskeleri, çöp kutusuna değil, yere atanlara da, akıl-sır erdiremedim…

Buda, başka bir sıkıntı...

Sosyal mesafenin korunmasına gelince...

Kimsenin umurunda değil...

Cadde ve sokaklar, insan seli gibi...

Tıklım, tıklım...

Kol kola yürüyenlerde var, sarılarak gidenler de...

Sosyal  mesafeye dikkat etmek isteyenler yok mu?

Var…

Ama, yapacak bir şey yok...

Sokaklar çok kalabalık...

Ya, dışarı çıkmayacaklar veya katlanacaklar!...

Yalnız...

Polisler, hiç affetmiyor...

Maske takmayanlara cezayı hemen yazıyorlar...

Yakınma ve yalvarmaları asla dikkate almıyorlar...

İyi de yapıyorlar...

Düşünebiliyor musunuz....

Siz, ne kadar önleminizi alırsanız alın, hiç fark etmez...

Maske takmayıp, önlem almayan bir kişi,  virüsü size rahatlıkla bulaştırabiliyor…

Azraliniz de, olabiliyor!…

Adamın sorumsuzluğunun bedelini, siz ve yakınlarınız canınızla ödüyorsunuz...

İnsan hayatı, bu kadar basit olmamalı...

Herkes, sorumluluğunu bilmeli...

O İLÇELERE DİKKAT…

Yalnız…

Şehri doğu yakası, çok fena...

Bunu da, özellikle belirteyim…

Yıldırım, Gürsu ve Kestel'de, bırakın sosyal mesafeyi, maske takanların sayısı, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerine oranla çok az...

Bursa'da, son günlerde COVİD-19 tanısı konulan hastaların çoğunun adresi, bu ilçeler...

İl Sağlık Müdürlüğü'nün, bu bölgeleri kontrol altına almak için çalıştığını biliyorum...

Caydırıcı olmaları için, polis ekipleri, Yıldırım, Kestel ve Gürsu gibi ilçelerde, daha fazla mesai yapmalı…

Sonuç olarak…

Havaların ısınmasıyla, pandemi sürecinde konulan bazı kısıtlamaların kaldırılması, -salgın bitti- şeklinde anlaşıldı...

İnsanlar, işlerine geldiği şekliyle yorumladığı için…

Bu  algının kaldırılması, kolay olmayacak...

Bence asıl sorun...

Şehirlerarası yolculuklarda ki kısıtlama kaldırılırken, İstanbul, ayrı tutulmalıydı…

Salgının merkezi olan İstanbul’daki kısıtlama, mutlaka devam etmeliydi…

Serbest bırakıldı ne oldu?

Tanısı konulan veya konulamayan hastalar, virüsü, aile ve akrabalarını ziyaret etmek için gittikleri şehirlere taşıdılar…

Sonra da, yayılmasına neden oldular...

Veya…

İstanbul'a gelenler, bu virüsü alıp geri döndüler…

Yakınlarına, bulaştırdılar…

Bursa, haziran ayına kadar, Türkiye'de en az vakanın görüldüğü şehirler arasın da, ilk sırada yer alıyordu...

Örnek gösteriliyordu...

Ne zaman ki, İstanbul'a giriş ve çıkışlar serbest bırakıldı…

Sadece Bursa'da değil, ülke genelinde, COVİD-19 tanısı konulan hasta sayısı patladı...

O yüzden…

Türkiye'de, pandemi kontrol altına alınmak isteniyorsa, İstanbul'un, karantina altına alınması şart…

Aksi halde...

Bu günleri çok ararız...

 

Yorum Ekle