O ZİHNİYETİN ESERİ


Öncelikle hemen şunu söyleyeyim. Benim acele reflekslerim yoktur. Ligin ilk 3-5 haftasına bakıp bu takım ileride iyi olur demem, kötü de olabilir demem.



Maçlar yol aldıkça bakarım, sahanın içinde gezinir bir şeyler söylerim. Sezonun ilk maçlarının zor olduğunu da bilirim. Ezberimde bunlar var.

Zaten geride kalan 3 haftanın sonunda envantere bakıldığında üçte üç yapıp 9 puanı doğrultan takım da yok...                                                      Bir takım yaratmak sadece paraya dayanan bir olgu değil.

Uyum, huzur ve denge önemli

Ancak şu da bir gerçek ki; ‘futbol iyi futbolcularla oynanır.’   

Bursa Türkiye’nin nüfus açısından dördüncü büyük kenti. Bunun endüstriyel, ekonomik bir karşılığı da var kuşkusuz. Ayrıca Bursa, bu ülkenin ilk 5 şehir içerisinde bir futbol kulübü etrafında toplanmış tek kent. Avrupa’ya bakarsak, aslında Bursa neyse Münih, Liverpool, Valencia, Hamburg’da o değil mi?                                                                                                                               

Şampiyonluk dönemi dâhil yıllardır yönetici katkıları ve belediyeler ile 3-5 firmanın reklam karşılığı ve de taraftarın gönül fitreleriyle ayakta kalmayı başaran Bursaspor  zihniyet devrimini bir türlü gerçekleştiremediği için bugünlere gelinmiştir.    Bu öyle bir kulüp ki, tesisi dahil baştan aşağı her şeyi değişmiş,  ama o malum zihniyetin sıkıştı mı yastık altından çıkardığı ve de tribün/medya gücü ile selendirdiği  o klasik sloganı yıllardır hiç değişmemiş:

'Yönetim istifa etsin, hoca gitsin.' 

Piontek'e görev bıraktıran, Hagi'ye katlanamayan, Gordon Milne'i kaçıran, Raşit Çetiner'i bıktıran, Engin İpekoğlu'nu adam yerine koymayan, Miliç'ten Biyediç'e, Rasim Kara'dan Yılmaz Vural'a daha nicelerini bir çırpıda harcatan işte o zihniyettir. Bir Bursaspor neferi olan merhum Orhan Özselek'i 'Parasız başkan istemiyoruz' diye ağlatan, takımı düştüğü kuyudan çıkarıp, şampiyon unvanıyla yuvasına taşıyan Levent Kızıl'a, 'O parayla babam da yapar' diyerek burun kıvıran işte o zihniyettir.

İbrahim Yazıcı döneminde geçtik kulübün kapısını, Özlüce’nin sınırlarına bile giremeyen o zihniyet başkanın vefatı sonrası göreve gelen 4 başkan ve yönetimlerine seçim dönemlerinde perde arkasından destek vermiş, ancak sahada ya da masada Bursaspor katledilirken onca gücüne karşın kılını bile kıpırdatmamıştır.

Çünkü o zihniyet hep ‘Bana yar olmayan kimseye olmasın’ egosuyla hareket etmiştir...

Kim mi o zihniyet?

Çok fazla kafa yormaya gerek yok onları çok iyi tanıyorsunuz... 

 

 

Yorum Ekle