“O parayla 5 milyon çocuk 1 yıl süt içerdi!”


Eğitim-İş Sendikası Bursa Şubesi Başkanı Yeliz Toy, “MEB 2021 Yılı İdari Faaliyet Raporu’na göre; 2021 yılında MEB bütçesinden Maarif Vakfı’na 1 milyar 77 milyon TL kaynak aktarıldığını, bu parayla 5 milyon ilkokul çağındaki öğrenciye 1 yıl süt dağıtılabileceğine dikkat çekti.



Eğitim-İş Sendikası Bursa Şubesi tarafından hayata geçirilen “Öğrencilerin sağlıklı beslenme düzeyi araştırması sonuçları öğrencilerin sağlıklı beslenmediğini, 4 öğrenciden 1’inin okula kahvaltı etmeden gelip, okulda da bir şey yemeden evine gittiğini ortaya koymuştu.

Yine aynı araştırmada okul kantini satışları ve öğrenci sayısı üzerinden yapılan çalışmada 13 öğrenciye 1 simit ya da poğaça düştüğü, öğrencilerin kantin alışveriş ortalamasının ise 83 kuruş olduğu ortaya çıkmıştı…
Başkan Yeliz Toy yaptığı açıklamada öğrencilerin sağlıklı beslenme olanaklarından yoksun olması, onların sağlıklı beden gelişimlerini olumsuz etkilemenin yanı sıra, eğitime odaklanma kabiliyetlerini azaltarak öğrenmelerini de güçleştirdiğine vurgu yaptı…

SAĞLIKLI EĞİTİM İÇİN YETERLİ BESLENME ŞART!

Başkan Yeliz Toy, iç acıtan bir saptamada bulundu:

“Özellikle salgın dönemi sonrası yüz yüze eğitim çalışmalarının başlamasından bugüne kadar geçen sürede öğrencilerin eğitim ortamına gerektiği oranda adapte olamamalarının, ortaya çıkan beslenme ihtiyacı ile ilişkili olduğu da açıktır.”

Okulda sağlıklı eğitim ortamının oluşmasının öğrencinin beden ve ruh sağlığını koruyabilmesiyle mümkün olacağına dikkat çeken Toy sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak, çocukların sağlıklı gelişimleri açısından süt içmelerinin temel bir ihtiyaç olduğu bilinirken, rapora göre öğrencilerin yalnızca yüzde 10’unun düzenli bir şekilde süt içebildiği gerçeği, ekonomik koşulların milyonlarca öğrencinin sağlıklı gelişimini ne düzeyde tehdit ettiğini de ortaya koymakta.

En temel beslenme ihtiyaçları bile karşılanamayan çocukların sağlıklı ve düzenli beslenememeleri sonucunda okul başarıları düşmekte, çeşitli gelişim sorunları ve davranış bozuklukları ortaya çıkmakta, eğitim ortamlarına uyumları güçleşmektedir. “

MAARİF VAKFI’NA 1 MİLYAR 77 MİLYON LİRA!

Türkiye’de gelişim cağındaki milyonlarca öğrencinin temel besin maddelerine ulaşabilme olanaklarının her geçen gün daha da zorlaştığını anlatan Toy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşanan benzer ekonomik krizlerde gelişmiş toplumlarda ülkeyi yönetenlerin bu krizden zarar görme potansiyeli yüksek kesimlere yönelik ekonomik destek politikaları ürettikleri, sosyal destek paketleri ile toplumun yoksulluktan zarar görmesini engellemeye çalıştıkları biliniyor… “

Yeliz Toy, Türkiye’de milyonlarca çocuğun sağlıklı ve dengeli beslenmek için yeterli gıdaya ulaşamazken, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden milyarlarca liranın çeşitli vakıflara aktarılmaya devam ettiğini savundu.

Toy şunları söyledi:

“Kamuoyuna açıklanan MEB 2021 Yılı İdari Faaliyet Raporu’na göre 2021 yılında MEB bütçesinden Maarif Vakfı’na 1 milyar 77 milyon TL kaynak aktarıldığı bildirilmiştir.

MEB teşkilatı bünyesinde Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü adında bir birim varken, bu genel müdürlüğün çalışma ve sorumluluk alanında paralel bir çalışma yürüten Maarif Vakfı’na aktarılan 1 milyar 77 milyon TL tutarı ile Türkiye’de sayıları 5 milyonu aşan ilkokul öğrencisine 1 yıl boyunca ücretsiz okul sütü dağıtımı yapılması mümkündü.”

Toy, mevcut koşullarda böylesine büyük bir kaynağın yurt dışı eğitim faaliyetleri adı altında Maarif Vakfı’na aktarılmasının açıklanabilir bir yanı olmadığını savundu.

“Toplumun sağlıksız geleceğini inşa edilirken temel bir insan hakkı olan sağlıklı gıdaya adil bir düzende ulaşma hakkı için mücadele etmeye, toplumumuzu çocuklarımızın sağlıklı gelişimleri için duyarlılığa çağırmaya devam edeceğiz.”

SİNPAŞ GYO BURSA MODERN’DE YIKIM

Sinpaş GYO Bursa Modern, adı üstünde Bursa’nın en modern sitelerinden biridir. Yıllar önce tanıtım toplantısına gitmiştik. O tarihte Bursa’nın en büyük konut projesiydi. Yalılar, köşkler, doğa ve göl manzaralı rezidanslardan oluşuyordu.

Site ortak alanında büyük bir gölet,  koşu ve yürüyüş parkuru, açık ve kapalı yüzme havuzları, kaykay parkları, çocuk oyun parkları, spor alanları, özel yeşil alan peyzajı mevcuttu. İnsanlar gözleri arkada kalmadan çocuklarını parkta oynamaya gönderebiliyorlardı.

Bu tür sitelerin değerini artıran hususlardan biri de güvenliktir. Site içerisinde Bahçeşehir Koleji de faaliyet gösteriyor. Sitede sportif, ya da günlük ihtiyaçlara yönelik çok sayıda ticari işletme de var.

Bir tanıdık oradan daire alırken şöyle demişti; “Sadece daireyi değil bir yaşam biçimini de satın alıyorum…”
İşte Bursa Modern’in o satın alınan yaşam biçimi kadükleşti!  Site sakinlerinden birinin açtığı bir dava sonucu sitenin ortak kullanım alanları belediyeye geçti.  

Önceki gün site sakinleri yıkıma gelen ekipleri, kepçelerin önüne geçip üstüne çıkarak durdurmaya çalıştı. Her şeye rağmen siteye duvarlarının bir kısmı yıkıldı. Yıkım 10 gün ertelendi.

Sinpaş GYO, Bursa Modern’i yaparken, kamuya terk ettiği alanı belediyeden 49 yıllığına kiralamış. Belli bir miktar da ödeme yapılmış. Ancak bu durumdan ev sahiplerinin hiçbirinin haberi yok!
Şimdi memleketin bu kadar derdi varken, insanlar yoklukla, yoksullukla boğuşurken bu da dert mi, bula bula bunu mu yazdın diyenler çıkabilir.

Ama Bursa’da on binlerce insan etrafı duvarlarla çevrili güvenlikli sitelerde yaşıyor. Çoğu da çocuklu aile, çocukları rahat etsin diye site içi konutları tercih ediyorlar. BGC Yunuseli TOKİ Basın Sitesi’nden biliyorum. İlk yapıldığında siteyi çevreleyen duvarlar yoktu. İlk iki yıl, hiç kimse çocuklarını sitenin parkına çıkartamadı bile! Sitenin bütün çiçekleri yolundu.

Çimenlerde atlar otlatıldı. Köpekler çocukları kovaladı! Arabaların camları patlatılıp soyuldu. Neredeyse her gün bir daireye hırsız girdi.

Oturmak için konulan bankların tahtaları bile söküldü. Keşler, gelip bahçede kafa çektiler. Duvar yapıldı, kapı açılışları güvenlik kartlarına bağlandı. Sorunların büyük kısmı bitti. Artık çocuklar güven içerisinde site bahçesinde oynayabiliyorlar!

Bursa Modern’de asıl sorun insanların o evleri satın alırken, ortak kullanım alanı denen yerlerin aslında belediyeye ait kamusal alan olduğundan haberdar olmamaları…
Üstelik site sakinleri durumdan haberdar oluncaya kadar yüksek aidat bedelleriyle ortak alanda başta peyzaj olmak üzere ortak alanın bakımlarını yaptırmışlar!

Şimdi sitenin bahçesi, ortak alanı belediyeye ait! Kamuya açık! Dolayısıyla insanların manevi kayıplarının yanı sıra maddi kayıpları da var. Konutların değeri düşmüş vaziyette!

İnsanlar evlerini satmaya kalksa bu koşullarda alan çıkar mı? Tüm konut sahipleri Simpaş GYO Modern’e dava açar açmasına da! “Adalet mülkün temelidir” dense de, böylesi davalar yıllarca sürer! Her halükârda olan mülk sahiplerine oldu.

Yorum Ekle