Neden şirket ve neden anonim şirket?


Üretim, satış, pazarlama, hizmet, hangi sektörde faaliyette bulunulursa bulunulsun esnaf faaliyetini aşan ticari organizasyonların bir şirket türü üzerinden yürütmenin sağlayacağı avantajların elbette çoğumuz farkındayız.



Hele Türkiye gibi ekonomide dalgalanmaların yüksek, uzun vadeli öngörü ve planlamaların gerçekten olağanüstü riskler içeren süreçlerden geçtiği bir coğrafya için bu hal kaçınılmaz. Bu nedenledir ki, ekonomik faaliyetlerin “kişisel tacir” ya da “gerçek kişi işletmeler” üzerinden yürütülmemesi, tercihen de bir “sermaye şirketi” üzerinden yürütülmesi sadece ülkemizde değil uzunca zamandır tüm dünyada tercih edilmektedir. Şirket türlerinden Adi ve SPB Komandit ve Kollektif şirketlerin avantajlarından ziyade dezavantajları ve pratikte pek bir yarar sağlamamaları nedeniyle Ticaret Kanunu kitabında uzun uzun yer almış olsa da bu türlerin tercih edilmediği ortada.

Kaldı elimizde diğer iki ana seçenek.

Anonim ve limited şirketler. Peki finale kalan hangi türü tercih edeceğiz? Ve neden?

Geçmiş yıllarda da yeri geldiğinde zaman zaman belirttiğim gibi esasen bu konuda profesyonel destek alıp istişare ile doğru karara ulaşmak en iyisi. Tek kişi ortaklı şirketlere izin çıktığından beri limited şirketlerdeki “çakma” ortaklıklar ve çıkardığı sorunların geride kaldığı muhakkak. Bu nedenledir ki hali hazırda;

•Gereken sermayenin A.Ş.’den düşük olması,

•Sermayenin dörtte birinin hemen ödenmesinin gerekmemesi,

•Sermayenin ödenmesi için iki yıla kadar süre alınabilmesi,

•Genel kurula ilişkin (ortaklar kurulu) öncesi ve sonrasındaki prosedürlerde kolaylıklar,

•Müdürlerin A.Ş.’lerde olduğu gibi maksimum üç yıllık süreyle değil çok daha uzun süreli belirlenebilmesi,

•Ana sözleşmelerinin değiştirilmesinin herhangi bir makamın onayına bağlı olmaması, (Bazı tür A.Ş.’lerde)

•Kayıtlı sermayenin 250 bin TL’yi aştığı durumlarda avukat sözleşmesi ibraz yükümlülüğünün dolayısıyla yıllık asgari 35 bin TL’yi varan ödeme yükümlülüğünün olmaması, sayılabilir. Evet, yukarıda belirtilen ve avantaj-kolaylık gibi görülen hususlara rağmen; •Özellikle çok ortaklı anonim şirketlerde, limited şirketlerin aksine şirketin yalın ortaklarının şirketin vergi ve SGK borçlarından sorumlu olmaması.

•A.Ş. hisselerinin belli bir süreden sonra elden çıkarılmasında yani şirketin satışından doğacak gelirin limited şirketlerden farklı olarak vergiye tabi olmaması, •Ortağın şirkete borcu bulunması halinde daha avantajlı statüler.

•Hamiline hisse basabilme, tahviller çıkarabilme,

•Şirketi halka açabilme,

•Ve mevzuatlarla geliştirip düzenlenen pek çok avantaj Bir de Ticaret Kanunu gibi yasalarda belirtilmemiş avantajlar var ki, asıl dikkati buraya çekmek istiyoruz. Elbette ki kötü örnek ve istisnalar gösterilebilir ancak üzerinde mutabık olunan şey, anonim şirket, ticari itibar anlamında bir üst lig demektir. Özellikle de yurt dışı işlemlerde kartvizitinizdir.

Ortaklık görüşmeleri, sermaye dahli, ortak girişim, pek çok atılımda şirketinizin türü, belki de maça 1-0 galip başlamanıza vesile olacaktır. Dillere pelesenk olan kurumsallaşma, organizasyon, inovasyon gibi pek çok kavram - gelişmeler anonim şirket yapılarında kendisini çok daha iyi ifade edebilecektir. Globalleşen, dijitalleşen dünyada iş insanlarımızın ulusal ve uluslararası alanda git gide şekil değiştirip çetinleşen rekabet şartlarında elbette ki pek çok faktörün yanında ŞİRKET TÜRÜ faktörü de bu anlamda vazgeçilmez ve önemlidir. “Küçük olsun benim olsun” ya da “ismi şirket olsun ancak yine “bensiz olmasın”” türü modası geçmiş yanış sıra pek çok riskler içeren anlayışlarla ya da yersiz korkularla bu atılımı ötelemek gelişme ve büyümenin önündeki engellerden de biridir. Saygılarımla.

Yorum Ekle