MİSAFİRHANE


Haftanın gündeminde merak edilenleri Bursa.com editörü Kemal Mert Uzunsarı sordu, duayen spor yazarımız Mustafa Özkeskin cevapladı...



Bursaspor'un 28 haftalık sürecini değerlendiren Mustafa Özkeskin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

-Bursaspor ligin 28 haftalık sürecinde evinde oynadığı 14 maçta bir beraberlik, 6 yenilgi ile toplamda 20 puan kaybetti.

Bu şunu gösterir. Geçmiş de konuk takımların korkulu rüyası olan Bursa deplasmanı artık bu formattan çıkmış.

Timsah Arena gelen rakiplere misafirhane!

Geçtik zirvedekileri küme düşmemeye oynayan takımlar bile elini kolunu sallaya sallaya Arena’dan puan çıkarıp evlerine dönüyorlar. Deplasmanda kazanılan 18 puanın birazını Bursa’ya eklesen Süper Lig hedefi devam edecekti. İçeride verilen bu kadar kaybın üstesinden gelmek malesef mümkün değil.Şöyle geriye dönüp bakarsak; Bursaspor’un özellikle evinde güle oynaya kazandığı, ekran başındaki Yeşil Beyaz sevdalılarının tırnaklarını yemeden izlediği, Bursaspor futbol takımının rakibini sürklase ederek galip geldiği kaç maç var?                                    

-Son Altay yenilgisi ile Bursaspor hedeften kesin olarak düştü diyebilir miyiz? Ayrıca takımda bir ‘tükenmişlik sendromu’ olduğu iddia ediliyor!

Hedef ne olursa olsun matematiksel olarak iddiası süren bir takım için ‘bitti-gitti’ diye bir kestirme yapmak doğru değil ama kalan 6 haftalık periyotda Timsah’ın işinin çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bundan sonrası Bursaspor’un eline değil, rakiplerin ayağına bağlı... Onlar hep kaybedecek, siz hep kazanacaksınız. Çünkü artık kayıp kredisi doldu. Bir de şu var: Bursaspor hızla eriyor. Futbol kalitesi kalmadı, hızı, temposu kalmadı. En önemlisi; sonuca tepkisi, öfkesi kalmadı. Sesi-sedası çıkmayan sakinliği ile bilinen Fazlı Tan Hoca’nın bile bir ara saha kenarında, “Oynayın, hareketlenin” diye yırtınıp sarı kart aldığını gördüm ama kimsenin umurunda değildi. Adına ister tükenmişlik ister hedefsizlik sendromu deyin sıkıntı olduğu kesin.Futbolda oynadığın kadarının karşılığını alırsın. Son maçtaki oyuna bakıyorum,‘‘Bursaspor kazanmak için ne yaptı?’’ diye de kendi kendime soruyorum.Hiçbirşey!                                                                                                                               

- Kaleci Ataberk Dadakdeniz’in sezon sonu bitecek olan sözleşmesini uzatmak istemediği haberleri var Bizim çocuğumuz neden böyle tutumda olabilir ki?

Ataberk, kalecilik bilgisi yaşına göre yüksek bir oyuncu. Belli ki öğrenmeyi biliyor. Atletik özellikleri ve çevikliği, Uğurcan ya da Altay gibi milli takıma seçilen genç eldivenler seviyesinde olmayabilir ama zihnen açık. Bu, onu uzun dönemde yaşıtlarının önüne geçirebilir. Öğrenmeyi bilmek, açıklarını diğerlerinden önce kapatmak, orada uzun süre kalabilecek mental seviyeyi göstermek çok değerli... Şimdi kendimizi Ataberk’in yerine koyup empati yapalım...Başkanı ve yönetimi iki ay sonrasına vadeli istifa sözü vermiş bir kulüptesiniz. Yani işbaşındaki patronlar ceketlerini alıp gidecekler!           

Kimin ya da kimlerin gelip kulübü nasıl ve ne şekilde feraha çıkartacakları belli değil. Ufka baktığınızda ‘meçhullerle’ dolu flu bir fotoğraf görüyorsunuz.  Siz Ataberk olsanız böylesine bilinmezlikler içinde mevcut yönetimle anlaşıp imza mı atarsınız, yoksa sezon sonu fotoğrafın netleşmesini mi beklersiniz?

Yorum Ekle