Medyanın vehameti!


Ne kadar vahim.



Bugün oturmuş siyasi partiler diyor ki...

'adayın karşısısına şu,şu,şu gazeteci çıksın. Şu soruları sorsun..Vs vs..'

Bu bir anlamda medyanın bugün geldiği noktanın somut sonucudur.

Aslında... Sen otur adam gibi yayıncılık yap.

Güvenilir ol.. Tercih edilir ol...

Toplumu ikna etmek isteyen senin kanalında olmak için çaba sarfetsin.

Ama öyle bir medya yapısı yok.

Tamamen siyasallaşmış, her yapı gibi...

Taşeron..Tetikçi...Bir yığın emmebasma..

Sonradan olma köşe muhabiri, fasoncu, merdivenaltı doldu piyasaya...

Yinede.. Hiç ümidini kaybetmeyenlerdenim...

Bir gün mutlaka nitelik ve kalite kazanacak...

Yeter ki ortak nokta çıkara dayalı olmasın..

Sen iyiyi yaparsan.. İçini iyi doldurursan..

İyi yönetirsen...Doğru pazarlarsan..

En önemlisi güvenilir olursan..

Her sese, renge eşit oranda yer verip ilik açıp düğme dikmezsen,birileri adına 'bir taraf' olmazsan...Bertarafta olmazsın....

Şu İstanbul adaylar tartışmasını izliyorumda...

Günlerdir kanallar bunu tartışıyor...

Kim yöneteceği, nasıl olacağı,ne sorulacağı adaylara ne kazandıracağı...

İktidar, yandaş seçmiyor. Muhalif bir gazeteciyle , bu algıyı yönetme stratejisi..

Öte yandan geçen bir kanalda izledim Yıldırım ve sunucuları..

Gülümsedim... Sunucu aynen diyor ki..

'Niye hükümete yakın medya yok. Biz doğru soru soramazmıyız'...

Ardından yanında ki bayan sunucu diyor ki...

"Sayın Yıldırım, bu kadar profili düşük bir adayla niye yayına çıkıyorsunuz ki"...

Elbet muhalefet açısından da sürekli tek taraf savunu inanın topluma samimi gelmiyor.

Fatih Portakal'ın, İmamoğlu'nun Ordu'da Vali'ye söylediği sözlere dair..

"görüntüyü izledim, ama Rtük cezaları gereği yayına vermiyoruz"...

Zaten yapılmak istenene, tuzağa alet olmakta bazen 'en tarafsızım'derken oluveriyor...

Şimdi İmamoğlu'nu korudu mu, yoksa farkında olmadan golü yedi mi?

Çok ahkam kesmek. Herşeyi çok bilmek..

Her kesim tarafından inanın hem komik hem düşündürücü..

Bugünün siyasetiyle öyle bir hale geldik ki..

İnanç,güven,samimiyet konusunda herkes sınıfta kalıyor..

Olanı verip.. Yorumu topluma bırakmak varken...

Birileri adına tetikçilik yapmak medyanın duvara çarptığının resmidir...

Oysa, sözünü ettiğim inanın sadece basit bir samimiyet...

Biraz samimi olun, inanın kazanırsınız...

Minik bir anektod benden..Bir seçim süreciydi.

Ana muhalefet lideri şehre geliyor..

Saat 17.00'den sonra gelecek, geliyor alt yazıları geçiyoruz...

Ama siyaset kasaba siyaseti...

Medya da nasılsa diledikleri zaman gelecekleri yerler ya hep..

Saat 18., 19.00 ana haber bitti. 20.00 oldu lider hale gelecek...Altyazılar hala devam..

Sonra, yazıları kesip “Hadi eyvaAllah' dedim çıktım... Sonra vekili o'su bu'su arıyor..

'Ya gelecektik..Biraz uzadı işler.' Bir başka vekilde...

'Biz de diğer kanala gideriz' dedi...

Vallahi yol oradaydı...

'Çocuk oyuncağı mı bu' dedim...

Değil di?...

Bugünde olmamalı...

Aynı lider bir başka medya ziyaretinde uğradığında..

'Siyasete gir, katıl' çağrısında bulunduğunda reddetmiştim..

Yerde kesindi.. Mutlaka bir şeyler olurduk..Ama iyi ki hayır demişim...

Çünkü durum bugünde farklı değil...

venusbet betpas tempobet
görükle escort bursa masöz escort bursa yabancı escort çekirge eskort otele gelen escort görükle escort bursa evi olan escort
istanbul escorts escort istanbul istanbul kadıköy escort nişantaşı bayan escort maltepe bayan escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bodrum bodrum escort