Lozan Türkiye’nin tapu senedidir


Mustafa Kemal Atatürk Lozan Antlaşması’na Nutuk’ta şöyle yer veriyor: “Bu antlaşma, Türk Milleti'ne karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir!”



Son yıllarda ulusal değerler arasında yer alan, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ve temel ilkeleri üzerinde tartışmalar sürüp gidiyor. Özellikle de Cumhuriyet düşmanları işi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde emperyal güçlere karşı verilen Milli Mücadele’yi karalamak adına lafı “Keşke Yunan işgal etseydi” gibisinden akla zarar karalamalara kadar vardırıyor…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu itibarsızlaştırmak, karalamak adına Lozan Antlaşması’na çamur atmaya kadar da vardırıyorlar işi…
Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarken aklında Anadolu’da milli mücadeleyi örgütlemek vardı. 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geldi. 17 Haziran’da Amasya çok sayıda komutanın da imzaladığı, onayının alındığı Amasya Genelgesi’ni yayımlayarak mülki ve askeri amirliklere gönderdi.

MANDA KABUL EDİLEMEZ! MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİNDEKİ VATAN BÖLÜNMEZ!

Amasya Genelgesi’nin ilk 3 maddesinde şunlar yazıyordu:

“- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir. İstanbul hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu durum ise milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir.3- Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Ve milli heyetin oluşturulabilmesi için Sivas ve Erzurum Kongrelerine çağrı yapılıyordu… Erzurum Kongresi Erzurum Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplandı… Erzurum Kongresi’nin en önemli maddeleri şunlardı:

“Misak-ı Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir. Kuvayımilliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.Manda ve himaye kabul edilemez."

SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSANI VE MİSAK-I MİLLİ

4 Eylül 1919’da ise Sivas Kongresi toplandı… Erzurum Kongresi’ndeki tüm maddeler kabul edildi. Misak-ı Milli’ye gelince. Osmanlının son Meclis’i Mebusanıtarafından 17 Şubat 1920 yılında kamuoyuna açıklanmışsa da 28 Ocak 1920 yılında kabul edilmiş ve 6 maddelik  Misak-I Milli deklare edilmişti…

Kurtuluş Savaşı’nın siyasi manifestosu olarak da görülen Misak-ı Milli Misak ile ülkenin savunulacak sınırları da ortaya konulmuştu…

LOZAN’DA SEVR BENZERİ BİR ANTLAŞMA DAYATMAYA ÇALIŞTILAR!

Ve Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nda işgalciler Anadolu’dan sürüldü.

1923 yılına gelindiğinde artık Misak-ı milli sınırları içindeki vatan düşman işgalinden kurtarılmış, İstiklal Savaşı zaferle sona ermişti.

Sırada barış görüşmeleri vardı. İlk barış görüşmeleri  Cumhuriyet ilan edilmeden 1922 yılında başladı…

Türkiye; Lozan’a İstiklal Savaşı’nın galibi, emperyal güçleri topraklarından atan ülke olarak gidiyordu. Ama İngiltere, İtalya, Fransa gibi müttefik emperyal güçler için ise 1. Dünya Savaşı’nda yenilen ülkeydi… Türkiye’ye Sevr’e benzer bir anlaşma dayatılmaya çalışılıyordu…

İsmet Paşa Ankara’nın onayı ile teklifi reddetti ve öne sürülen her koşulu “Bağımsızlık” vurgusu yaparak reddetti. Görüşmeler 4 Şubat 1923’te kesildi. 23 Nisan 1923’te yeniden başladı. 3 ay sürdü. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşması imzalandı

Türkiye’nin şu andaki sınırları çizildi. Kapitülasyonlar kaldırıldı. Ekonomik, hukuki, siyasi adli bağımsızlık sağlandı. 

Mustafa Kemal Atatürk Lozan Antlaşması’na Nutuk’ta şöyle yer veriyor:

“Bu antlaşma, Türk Milleti'ne karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir!”

12 ADALAR  OSMANLI DÖNEMİNDE LOZAN’DAN 11 YIL ÖNCE ELDEN ÇIKMIŞTI!

Bugün çok tartışılan 12 Ada’ya gelince; Lozan Antlaşması’ndan 11 yıl önce Osmanlı ve İtalya arasında yapılan Uşi Antlaşması ile İtalyanlara verilmişti!

İsmet Paşa, Kasım 1922'de Lozan görüşmeleri için İsviçre'ye giderken 12 Ada'da İtalyan ordusu, Ege Adaları’nda da Yunan ordusu bulunuyordu.

Yani Lozan'dan çok daha önce, Osmanlı döneminde 1912 yılında elden çıkmıştı. 1911’de Trablusgarp’a saldıran İtalya, 12 Adaları işgal etmişti. Yunanistan’da Midilli ve diğer Ege Adaları’nı işgal etti.

İki cephede çarpışan Osmanlı, İtalya ile 18 Ekim 1912’de Lozan’da Uşi Antlaşması’nı imzaladı. 12 Ada’yı İtalya’ya bıraktı. 12 Ada 1. Dünya Savaşı’nda Müttefik devletler arasında olması nedeniyle İtalya’da kaldı.
Lozan Antlaşması’nın 15. Maddesi ise bu fiili durumu kabul ediyordu. Yunanistan’a geçişi 1947 yılındaki Paris Barış Antlaşması ile gerçekleşti…

Lozan’da ertelenen Musul, Hatay ve Boğazlar meselesi vardı…
Hatay 29 Haziran 1939'da oybirliğiyle Hatay'ın, Türkiye'ye katıldı…

Velhasıl… Hatırlamak lazım…  Hani birileri Suriyeli sığınmacıları yere göre sığdırmak adına, Türkleri Orta Asya’ya postalamaya bakıyor ya!  Anadolu’nun sınırları savaşarak, milli mücadele verilerek kanla çizildi…
Son yıllarda her hafın başı “Bu millet, bu millet” ya… Hadi biz de demiş olalım; “Bu millet bu topraklarda savaşarak, mücadele ederek tutundu…”
Suriyeli sığınmacılar neyin savaşını verdi de Anadolu’nun sahibi görülüyor?

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Müberra Özdemir 25 Temmuz 2021 12:52 Elin ve ağzın dert görmesin. Tam zamanında ,tam dozunda bir yazı oldu.Her kesimden ve görüşten insanın okuması dileğimdir.