Kokpitten taksi şoförlüğüne kabinden de tezgahtarlığa!


Hafta içinde ajanslardan gelen bir haber çok klasik intihar girişimi gibi görünse de öyle değildi. İntihar etmek isteyen çıkar bir çatıya ve atar kendini aşağı. Geriye bir mektup bırakıp “Ölümümden hiç kimse sorumlu değildir” diye de eklerdi.



Antalya’da 1 yıllık birikmiş kira borcu olan eski kabin memuru Esra Çınar, icra yoluyla evinden çıkarılınca beş katlı bir binanın çatısına çıkıp uğradığı haksızlığı dile getirmek ister. Eşinden ayrı ve 7 yaşında bir çocuk annesi işsiz kadın, intihara teşebbüs etmek için değil, sesini duyurmak için oraya çıktığını söylemiş. Atlas Global Havayolları’nın Antalya Base’inde görev yaptığını ve pandemi döneminde de bu işten çıkarıldığını belirten 31 yaşındaki Esra Çınar daha sonra emlakçılık yaptığını, kanser olan annesine baktığını, onu da kaybettiğini, işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle kirasını da bir yıldır ödeyemediği ve icra memurları tarafından evinden zorla çıkarıldığı için uğradığı haksızlığı dile getirmek böyle yaptığını söylemiş.
Tüm ev eşyalarının da haciz yoluyla alındığını ileri süren Esra Çınar, “Kedi, köpek bile sokağa atılmıyor. Çamaşırımı giymeme bile izin vermediler. Eşyalarım nerede bilmiyorum. Ben evladımla 10 yıldır oturduğum evden haksız yere atıldım. Bunun için şikayetçiyim” dedi.
Tam bir dram, tam bir aile faciası diye buna denir. Konuyu derinden ele alınca ortaya şöyle bir gerçek çıkıyor. Esra’nın çalıştığı ve daha sonra sözde iflas eden Atlas Global onu işten çıkarmasaydı ve görevine devam etseydi böyle bir durum olmayacaktı. Fakat, sonradan bu şirket kapandığı için aynı akıbete uğrayacaktı diyenleriniz olacaktır. Belki borçlanmaz ve böyle bir hacizle karşılaşmayabilirdi.
Konuyu bireysel bir sorun olarak görüp önemsemeyenler unutmasın ki, havacılık sektöründe son bir yılda yüzlerce Esra bu durumdadır. Atlas Global’ın iflasına çok hızlı karar veren adli makamlar, bu şirketin işsiz kalan mensuplarının çıkar ve menfaatleri için de aynı hızı ve titizliği göstersinler diye sabırsızlıkla bekliyoruz.
Sektöre baktığımızda Atlas Global’deki yıkım - kıyım sonrasında sayıları birkaç bini bulan kabin, kokpit ve yer personeli aylarca işsiz gezdi ve iflasın ardından da her biri bir yere savruldu. Antalya’daki işsiz meslektaşları Esra gibi emlakçılık yapmaya çalışanlar geçim kaygısı için tezgahtarlık yapmak için AVM’lerde iş arayan ve çocuk bakımı için yurt dışına gitmek isteyenler bile var içlerinde. Gencecik ve donanımlı olan bu insanlar anneden, babadan, kardeş ve de eşten para istemek zorunda kalıyorsa bunun vebali onları kapıya koyanlarındır. Namuslarıyla acı hayata tutunmaya çalışan ve zorluklara karşı yenilmemeye gayret eden işsiz bu insanlar da seslerini duyurmak için çatılara mı çıksınlar?
Çatılara çıkmadan seslerini duyurmaları mümkün değil mi? Yine aynı şekilde çok meşakkatli yollardan geçip gelerek pilot olan delikanlılar, bu iş için harcadıkları paraları ödeyebilmek için “ Ne iş olsa yaparım” konumuna kadar gelmişlerdir.
O koca uçakları bir kuş gibi kaldırıp, indiren bröveleri göz kamaştıran kaptan pilotlar gizli gizli taksi şoförlüğü yapıyor ve de meslektaşlarına, tanıdıklarına görünmemek için gayret gösteriyorlar.
Şirketlerinden gelecek güzel haberleri aylardır sabırla bekleyen Onur Air’in kabin, kokpit ve yer görevlileri diğer işsiz meslektaşlarından hiç farklı değiller. Onlar da ailelerinin yüzüne bakamıyor, evli olanlar eş ve çocuklarına söyleyecek inandırıcı bir kelime bulamıyorlar. Onlar da çatılara çıkıp, içinde bulundukları durumu cümle aleme haykırmak için kendilerini çok zor tutuyor diyebilirim. İşlerine son veren şirketlerine, iş bulma şanslarını ellerinden alan Covid-19 salgınının getirdiği sıkıntılara karşı o denli çaresizler ki anlatılır gibi değil.
Koca adamlar bıraksanız ağlayacak gibi, konuşmakta bile güçlük çekiyorlar. Tüm şartlar onlar için ‘namüsait tezahür ediyor’ dersek yanlış olmaz. İşverenler ve kamu kurumları elbirliği etmişcesine yeni iş imkanları konusunda onlara tek olumlu cevap veya iyi bir haber vermiyor.
Bu yazıyı yazarken Onur Air’den hayırlı bir haber bekleyen bir kaptandan gelen mesaj bu yazdıklarımı doğrular tarzda.
“Şirketimizin durumu malum. Kapandığı taktirde bizi engelleyen uygulamalar mevcut. Ülkemizde, havayolu şirketleri ülke içinde verdikleri iş ilanlarında Part A’daki kıstasları uyguluyor, fakat yurt dışı ilanlarında bu uygulanmamaktadır. Ülke içi ilanda yeteri sayıda pilot bulamadık diyerek, yabancı pilotları işe alıp, bizim işsiz kalmamıza sebep olmaktadırlar. Avrupa’da insan hakları beyannamesine göre ilanlarda yaş kıstası koymayip ülke içinde böyle bir uygulama pilotlara karşı büyük bir haksızlıktır. Böyle hatalı bir ayrımcılık yapılmamalı ve yaş kısıtlama gibi yanlış bir uygulama engellenmelidir. Yabancılara tanınan haklar bizlere de tanınmalı. Bu konuda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı’ndan destek bekliyoruz.”
Böylesine önemli bir sektörde hiç kimsenin işsiz kalmaması ve herkesin kendi işini yapabilmesi en büyük dileğimiz.
Mutlu yarınlar Türkiyem.

Yorum Ekle