KDV Kanunu’nda yeni uygulama: İsteğe bağlı tevkifat


Kıymetli okurlar, hepimizin malumu üzerine yürürlüğe girdiği yıllardan beri Katma Değer Vergisi Kanunu yürürlüğe girdiği dönem­den beri gerek gündelik hayatın gerekse ticari hayatın en önemli vergilerinden olmuştur. Mal ve hizmet teslimlerinin sonucunda doğan KDV ça­lışmam mantığı itibariyle nihai tüketici tarafından karşılanan bir vergi türüdür.



Kamu idaresi bazı durum ve hallerde vergi alacağını gü­vence altına alma müesseselerini dev­reye alabilir. Bunlar­dan hiç şüphesiz ki en önemlisi tevkifat müessesidir. Tevki­fat, para konusunda kesintiler anlamına gelen bir sözcüktür. Vergi bağlamında, vergiler üzerinde bölüşme/kesinti yapma anlamına gel­mektedir.

01.04.2022 tarih ve 31816 sayılı Resmi Gaze­te’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uy­gulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 41) ile kısmi KDV tevkifatı kapsa­mındaki hizmet ve teslimler için isteğe bağlı tam tevkifat uygulaması getirilmiştir. Buna göre mü­kellefler, yazılı bir sözleşme düzenleyerek bir yıl süreyle anlaştıkları satıcı mükelleflerden, tebliğin (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde belirti­len işlemlere (Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü ile (I/C-2.1.3.3.7.) bölümündeki işlemler hariç) ilişkin alımlarında tevkifat sorumluluklarının bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, hesaplanan KDV’nin tamamını sorumlu sıfatıyla beyan edip öderler. Bir yıllık sürenin bitimini izleyen yıllarda uygulamaya devam edilmesinin istenmesi halinde sözleşmenin aynı süreyle yenilen­mesi gerekir. Bir yıllık süre dolmadan söz ko­nusu uygulamadan vaz­geçilmesi mümkün değildir. Alıcı mükellef­ler, söz konusu sözleş­melerin bir örneği ile bu kapsamda işlem yapacak satıcı mü­kelleflerin bilgilerini (adı soyadı/un­vanı, vergi dairesi, vergi kimlik numarası, sözleşme uygulama dö­nemi), işleme ilişkin KDV beyanna­mesinin verilmesinden önce liste halinde bağlı oldukları vergi daire­sine verirler. Sözleşmelerin feshe­dilmesi, tadili vb. durumların da işleme ilişkin KDV beyannamesinin verilmesinden önce bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi gerekir.

Alıcıların isteğe bağlı tam tevkifat uygulaması kapsamında sözleşme düzenlemediği satıcılar ile olan işlemlerinde, genel hükümlere göre işlem tesis edileceği tabiidir.

İsteğe bağlı tam tevkifat uygulaması kapsa­mında alıcı tarafından tevkifata tabi tutulan KDV, 2 No.lu KDV Beyannamesinin “Vergi Bildirimi” ku­lakçığının, “İsteğe Bağlı Tam Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim” tablosunda beyan edilir. Tablonun “İşlem Türü” alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle doldu­rulur. “Matrah” alanına, işlemin KDV hariç bedeli, “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı giri­lir. Alıcı tarafından tevkif edilen KDV tutarını gös­teren “Vergi” alanı, e-beyanname programı tarafından hesaplanır. İsteğe bağlı tam tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan satıcı mükellefler ilgili döneme ait 1 No.lu KDV Beyan­namesinin iki ayrı bölümüne kayıt yapar. Birinci kayıt, “Matrah” kulakçığında “İsteğe Bağlı Tam Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosuna; ikinci kayıt “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlem­ler” kulakçığında “İsteğe Bağlı Tam Tevkifat Kap­samına Giren İşlemler” tablosuna yapılır.

İsteğe bağlı tam tevkifata tabi tutulan KDV ile sınırlı olmak üzere satıcıya KDV iadesi yapılabilir. Bu uygulamadan kaynaklanan KDV iade talepleri, her bir işlem için tebliğin (I/C-2.1.5.) bölü­münde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir. İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Be­yannamesi ile beyan edilen ve ta­hakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması vergi dairesince aranır.

Bu uygulama kapsamında iş­lemi bulunanlar düzeltme işlem­leri bakımından Tebliğin (I/C-2.1.4.), tevkifata tabi tutulan verginin iadesi bakımından Tebliğin (I/C-2.1.5.), bildirim ve müteselsil sorumluluk bakı­mından Tebliğin (I/C-2.1.6.) bölümlerindeki açıklamalara tabidir.”

Yorum Ekle