Kadınların parlamentoda temsilinde 122’inci sıradayız!


5 Aralık’ı Türkiye’de “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı”nın tanındığı gün… Aynı zamanda da Dünya Kadın Hakları Günü…



Kadın Hakları Günü olarak kutlanan 5 Aralık tarihi, Olympe de Gouges'un 1791'deki Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi'ne dayandırılıyor. Gouges’e ağır bir bedel ödeterek giyotine yolladılar.

Batı’da kadınlar haklarını savunurken zindanlara atılıp işkence gördüler; giyotinle kafaları kesildi, asıldılar, kurşunlandılar…

Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biri de budur. Batı’da kadınlar seçme ve seçilme haklarını büyük kitlesel meydan okuyuşlar, direnişler, eylemler sonrasında alabilmiştir. Batı’nın eril toplumları, kadınlara karar mekanizmalarında yer vermemek ve belirleyici olmasını engellemek adına erkek egemen iktidarın şiddetle baskılayan gücünü kullanmıştır.
Batı kadınları ağır bedel ödeyerek seçme ve seçilme hakkına erişebilmişken…

Kurtuluş Savaşı vermiş genç Türkiye Cumhuriyeti henüz 11 yaşındayken Türkiye’de 5 Aralık 1934 tarihinde ‘Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı” tanındı…

TÜRK KADINININ ÖNCELİĞİ VATAN SAVUNMASIYDI

 Bu yüzden de Türkiye’de kadınların haklarına Batı’daki gibi köklü bir mücadele vermeden kavuştukları ve bu yüzden de uzun yıllar koruyamadıkları tartışılır durur…

Oysa Osmanlının son dönemlerinde de ciddi bir kadın hareketi vardı, ama bilinmiyordu. 1980’den sonra Osmanlı arşivlerinde araştırma yapan kadınlar İstanbul merkezli önemli bir kadın hareketiyle karşılaştılar. Kadınlar mecmualar, gazeteler çıkarmış, çeşitli cemiyetler kurmuşlardı. Ancak hak arayışları; hak teslimini sağlayacak boyutta değildi.

Kadınlar o dönemde varlıklarını düşman işgaline karşı düzenledikleri mitinglerde, milli mücadeleye katılımda göstermişlerdi. Türk kadınının önceliği vatan savunması olmuştu.

Mustafa Kemal Atatürk kadınların vatan savunmasındaki yerini görmüştü ve haklarını teslim etmişti.
Türk kadınları Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş medeniyetler seviyesine taşıma iddiasında olan bir liderin sayesinde seçme ve seçilme haklarına kavuşmuşlardı.

Cumhuriyet’in ilanından 6,5 yıl sonra 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu çıktı ve kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı tanındı…

Kadınlar sandık başına ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde katıldı. İzmir’de Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul’da Rana Sani Yaver, Seniye İsmail Hanım, Ayşe Remzi Hanım, Nakiye Latife Bekir (Hanımlar meclis üyeliklerine seçildi.

Artvin Yusufeli’nde ise Şadiye Hanım Türkiye’nin ilk belediye Başkanı seçildi.

26 Ekim 1933 yılında kadınların köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı; ilk kadın muhtar Aydın Çine Demirdere köyünden Gül Esin oldu.
Türkiye’de kadınlar milletvekili olabilmek için 1923 yılında Nezihe Muhiddin öncülüğünde bir kadın partisi ‘Kadınlar Halk Fırkası’ kurmuşlardı; daha sonra Türk Kadınlar Birliği’ne dönüştü.

1924’TE REDDEDİLDİ; 5 ARALIK 1934’TE KABUL EDİLDİ

1924 Anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması tartışıldı; ama Meclis kabul etmedi…
Koşullar henüz olgunlaşmamıştı. Henüz Kurtuluş Savaşı biteli 2, Cumhuriyet ilan edileli 1 yıl olmuştu. Köklü dönüşümler başlamamıştı.

1930’da yerel yönetimler, 1933’te köy yönetimi ile başlayan süreçte 1934 yılında 191 milletvekilinin sunduğu yasa önerisi 5 Aralık 1934’te Meclis’te görüşüldü. 317 üyeli mecliste oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının onayı ile kabul edildi. Her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı tanındı.

7 Aralık 1934’te Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda kutlama mitingi yaptı ve Beyazıt’tan Taksim’e yürüdü… (O yıllarda da Taksim yürüyüş güzergahıymış!)

Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934’te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt’tan Taksim’e bir yürüyüş düzenledi.

8 Şubat 1935’teki genel seçimlerde 17 kadın milletvekili seçilerek Meclis’e girdi…

DÜNYADA YÜZDE 24,9; TÜRKİYE’DE YÜZDE 17,4

Bugüne gelecek olursak…

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Parlamentolar Arası Birlik (IPU) tarafından 2005’ten beri hazırlanan ‘Siyasette Kadın Haritası’nın 2020 yılı verileri açıklandı.

Dünya parlamentolarında kadın temsili ise yüzde 24,9 düzeyinde.

Dünya sıralamasında 2019 yılında 120’nci sırada yer alan Türkiye, 2020 haritasında 122’nci sırada yer aldı. Türkiye, 2017 yılı haritasında ise yüzde 14,9 ile 132’nci sıradaydı.

Hani deniyor ya! “20 yıl önceee, Türkiye’deeee şu yoooktu, bu yoooktu…”

Diyelim ki 30 yaşındasınız; 20 yıl önce 10 yaşındaydınız! İlkokulda okuyordunuz! Cep telefonları henüz çıkmıştı; bilgisayar yaygın değildi, starling uyduları dünyayı sarmamıştı; dijital devrim tartışılmıyordu!

Şimdi 50 yaşındasınız; 20 yıl önce 30 yaşındaydınız! Aynı mı? Değiştiniz… Her şey değişiyor, dönüşüyor. İnsanlar, toplumlar, ülkeler, dünya, evren… Hiçbir şey durduğu yerde durmuyor…

Sorun; siz ülke olarak üç adım ileri giderken gelişmiş ülkeler 10 adım öne fırlıyor belki de daha fazla!

20 yıl önce Çin, Güney Kore neredeydi, şimdi nerede? Almanya, İngiltere, Amerika 20 yıl önce neredeydi, şimdi nerede! Keza Rusya!

2002’de TBMM’de kadın milletvekili oranı yüzde 4’tü…  Şimdi yüzde 17,4… 20 yılda 4’e katlanmış… Ama dünya ülkelerindeki oran da değişmiş dünya parlamentolarında kadınların temsil oranı yüzde 24,9’a çıkmış…
Tablo net: Türkiye’de siyaset hala erkek işi olarak görülüyor!  

 

Yorum Ekle