KABAK TADI VEREN TALEP!


Bursaspor Başkanı Hayrettin Gülgüler son divan toplantısında ‘Sayın Ekip Liderim Emin Adanur’un da istediği gibi birlik ve beraberlik talep ediyoruz’ sözleriyle camiaya kenetlenme çağrısı yapmış...



Özellikle son 5 dönemde Bursaspor’da göreve gelen tüm başkanların papağan gibi tekrarladığı artık kabak tadı veren Yeşil Beyazlı camiayı bıktırıp/usandıran bu klişeyi şöyle bir açalım.

‘Birlik beraberlik’ repliği spordan siyasete, ekonomiden turizme dünya üzerinde sadece bizim topluma özgü mükemmel bir çaresizlik örneğidir.            Gelin şimdi yaklaşık 58 yıl önceye gidelim. 20. asrın başlarından itibaren köklü bir futbol geleneğine sahip olan Bursa’da bir avuç insan kentin 5 kulübünü birleştirmek suretiyle Bursaspor’u kurmaya çalışıyordu.

O yıllarda herkesin İstanbul’la platonik bir sevda köprüsü vardı, gönül verdikleri takımlarının maçlarını radyodan dinlemek için hafta sonunu iple çekiyorlardı. Şehirde ne olup bittiğinin farkında bile değildi çoğu.

Soru şu: Bursaspor; Bursasporluların birlik ve beraberliği oluşturmasıyla mı kuruldu?

Öyle bir şey yok! İlerleyen yıllarda kazanılan başarıları yine birlik ve beraberlik sayesinde mi elde etti?

Onun da cevabı kocaman bir hayır!

 Ve şampiyonluk yılı…

Merhum Başkan İbrahim Yazıcı ve yönetiminin çektiği sıkıntıları, kentin önde gelen bazı dinamikleri tarafından nasıl yalnız bırakıldıklarını unutmak mümkün mü?

Asılsız iddialarla, ihbarlarla başkanından yöneticisine, kulüp müdüründen muhasebecisine gözaltına alınıp, kendilerini savunmak için aylarca adliye koridorlarında çaresizce nasıl ter döktüklerini unutmak mümkün mü?

Yani yıllarca özlemi çekilen o ‘şampiyonluk kupası’ devasa bir kentin devasa Bursaspor camiasının birlik-beraberlik tesisi sayesinde mi kaldırıldı?

Bakmayın siz; şampiyonluk sonrası birilerinin döktüğü gözyaşlarına…

Onlar Timsah gözyaşıydı!

Bursaspor  kentte birlik-birlik kavramı oluşmadığı için mi iki kez küme düştü?

Yoksa bilmezlik, duyarsızlık, bilgisizlik eseri yapılan çapsız/kalitesiz transferlerin getirisiyle mi küme düştü? 

Şimdi Bursaspor’u bir kenara koyup bu konuda İstanbul’dan bir örnek verelim.

Mesela Galatasaray... 2018-2019 sezonunu şampiyon olarak kapatan Galatasaray bu  başarıya kenetlenerek birlik-beraberlik içinde mi ulaştı?

Asla! Neden mi?

Geçmişte 4 yıl süreyle Bursa’da büyük bir holdingin genel müdürlüğünü yapan dönemin kulüp Başkanı Mustafa Cengiz yönetimi şampiyonluk sonrası ilk genel kurulda oy çokluğuyla ibra edilmediğine göre böyle bir kavramdan söz etmek mümkün mü?

Demek ki: Öyle ‘bir birlik beraberlik’ diye bir kavram yok!

Hiçbir zaman yoktu ve hiçbir zaman da olmayacak.

Başarı ekip işidir.

Ekipler yola çıkar, bir süre sonra doğru istikamette yürüdüklerine kitleleri ikna ederler, kitleler de onların peşinden gider.

Bakın tarihe...

Bu hep böyle olmuştur, bundan sonra da hep böyle olacaktır.

 

Yorum Ekle