İş kazalarında kaçınılmazlık olgusu


İş kazalarında, işçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin tespitinde, özellikle işveren yönünden çoğu zaman güçlükler yaşanmaktadır.



Bunun asıl nedeni, işyerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemleri ile kaçınılmazlık olgusunun yeterince anlaşılmamasıdır.
Özellikle, işçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi de dikkate alınır.
Kaçınılmaz; kaçınmak olanağı bulunmayan, önüne geçilemez şey için kullanılır. (1)
Bilindiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun (Kısaca “SSK”) 26. maddesinde öngörülen, iş kazalarıyla ilgili sorumluluk, kusur sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır.
Kaçınılmazlık olgusunda, işçi, işveren ve diğer ilgili kişilerin, iş kazalarıyla ilgili olarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda buyurucu düzenlemeler çerçevesinde, olası zararlı sonuçların önlenmesi için, yapılması gereken tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının doğması halinde söz edilebilir.
İş kazası durumunda, ilgililerin sorumluluğunun tespitinde, kusur sorumluluğu ilkesi esas alınır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının bütün özellik ve unsurlarıyla birlikte değerlendirmesi gerekmektedir (SSK m.26, 77).
 4857 sayılı Kanun’un 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir.
İş kazası sonucu, sigortalı işçinin sürekli iş göremez durumuna düşmesi ile kendisine Sosyal Güvenlik Kurumu’nca (Kısaca “Kurum”), ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanmakta, sosyal yardım zammı ve yapılan tedavi masrafları ödenmektedir.
Bu durumda, oluşan kurum zararının rücuan tahsili için işveren hakkında dava açılmaktadır. Bu davanın yasal dayanağı, SSK’nın 26. maddesidir. Anılan madde hükmüne göre; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22’nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (...) Kurumca işverene ödettirilir. İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.”
Konu hakkında görüşünü açıklayan Yargıtay içtihadına göre; Yargıtay “Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların bir çoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.
(...) Bir diğer anlatımla, meydana gelen iş kazasında; şayet, işveren, tüm önlemleri almış bulunmasına karşın, zararlandırıcı sigorta olayı ortaya çıkmışsa kaçınılmazlıktan söz edilebilir. (...) 
Kaçınılmazlık olgusunun var olabilmesi için öncelikle tüm tedbirler alınmalı, buna rağmen beklenmedik olaylar nedeniyle kaza meydana gelmelidir.”  (2) 
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, somut olayın sağlıklı bir hukuki değerlendirilmesinin yapılabilmesi için Kurum zararının rücuan tahsiline ilişkin uyuşmazlıkta; işverenin öncelikle, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen önlemlerden hangilerini almış olduğunu ve kazaya uğrayan sigortalının da, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermesi zorunludur. Bundan sonra ikinci aşamada, kaçınılmazlık olgusunun hukuki değerlendirilmesinin yapılması gerekmektedir.
Ailenizle esenlik ve mutluluklar diler, 
en içten saygılarımızı sunarız.

(1) Büyük Larousse Sözlük Ve Ansiklopedisi, Cilt 10, İstanbul 1986, s.6152
(2) Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22/11/2021 tarih,  E/K.7031 - 14606  sayılı  içtihat metni, 
https://karararama.yargıtay.gov.tr (Erişim tarihi: 10.01.2022)

Yorum Ekle