İngiltere’den iki yüz bin ton çöp ithal ettik!


Geçen haftanın gündeminin başına oturdu bu haber, evet İngiltere’den 200 bin ton geri dönüştürülebilecek çöp ithal edildi.



Tabii haberin içeriği kamuoyuna anlatılmadığı için, haber bültenlerinde eleştirilerek halka iletildi. Oysa ben bu habere hem sevindim, hem de üzüldüm. Sevindim, çünkü artık ülkemizde de geri dönüşüm çöplerini, plastiği, kağıdı, camı ve benzerlerini ham madde olarak kullanan ve yeniden plastik, kağıt ve cam ve benzerlerini üreten sanayi gelişmiş oluyor, ülke içinden yeteri kadar geri dönüştürülecek çöp temin edemedikleri için de, ithal etmek zorunda kalıyorlar. Üzüldüm, çünkü bugün Türkiye İngiltere’den daha kalabalık bir ülke, çok daha fazla çöp üretiyor ama geri dönüştürülebilecek olanları evlerde, işyerlerinde ayırmıyor. Ayrıca ithal edilen bu çöpler, gelişi güzel alanlara yayılması, hem görüntü kirliliği hem de sahipsiz bırakılıp, vatandaşlar tarafından dağıtılması ve yakılması rahatsız edici çevre kirliliği yaratıyor. Bursa’da, çöpte geri dönüşüm sistemini Belediye Başkanlığım sürecinde ben başlattım. Bu süreç insanlığın karşı karşıya olduğu doğa felaketi, İklim Değişikliği ile mücadelede, ülkelerin attığı önemli adımlardan biriydi. Yerel Gündem 21 çalışma gurupları ve muhtarlarla kol kola girerek, ev ev dolaşıldı, insanlara evlerinden çıkan çöplerin geri dönüştürülebilecek olan cinsleri anlatılarak bunları ayrı torbalara koymaları, belediye ekiplerince bu torbaların, kendilerine söylenecek günde, her hafta evlerinden alınacağı anlatıldı. Örneğin benim mahallemden bu torbalar hala Cuma günleri alınıyor. Toplanan çöplerin cinslerine göre ayrıştırılıp sanayiye aktarılması işlemi özel bir firma tarafından yapılarak sistem işliyor. Ama ne yazık ki aradan 20 seneyi aşkın zaman geçmesine rağmen, Bursa’da bile evlerin ve iş yerlerinin tümünde bu sistem işler durumda değil. Oysa oturduğumuz yerden, yok artık çöp de mi ithal ediyoruz, diye yakınacağımıza, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, medya kol kola girip, ülke çapında bir kampanya açarak, geri dönüştürülebilecek çöplerin ayrı toplanması Türkiye’nin her noktasında sağlansa, inanıyorum bizim girişimci sanayicilerimiz bırakın çöp ithal etmeyi, önlerine yığılan çöpü geri dönüştürmek için yeni tesisler kurarlar… Şimdi gelelim kentimizde atılmakta olan bir yeni geri dönüşüm adımına, yine evlerden, iş yerlerinden çıkan organik atıkların geri dönüştürülmesine; Fransa Büyükelçiliği’nin BUSİAD’a önerdiği, çevre koruma amaçlı işlerde kullanılmak üzere, 30 bin avro tutarındaki paranın kullanımı için BUSİAD Başkanı Ergun Türkay, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’e bu projede kol kola girmeyi önerdi. BUSİAD bu para ile bir kompost tesisini satın alacak, Nilüfer Belediyesi de açacağı bir kampanya ile, yine evlerden ve iş yerlerinden çıkan organik atıkları ayrı toplayacak ve bu kompost tesisini çalıştırarak gübreye çevirecek. Bu alanda atılacak ilk adımı kalıcı kılmak ve yaygınlaşmasının önünü açmak için, çıkan gübrelerin Nilüfer Belediyesi’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin yeşil alanlarında, Ziraat Fakültesi çiftliğinde kullanılması planlanmaktadır. Aslında Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in sürdürdüğü bir tarım projesi de var, bu projeyle insanların topraklarından kopmadan, kente göç etmeden tarımdan da zengin olabileceklerini önlerine açıyor. İşte bu projeyle de kompost projesi bütünleştirilebilir, organik atıkların tekrar toprağa dönüşleri sağlanabilir. Bu örnek çalışmada elde edilecek başarının ana hedefi, bu sistemi tüm ülkeye yaymak olmalıdır, bu yayılım tarımda verim artışını sağlayacak, ülke tarımının gelişmesinde etkin bir rol üstlenecektir. Böylece Türkiye tarım ürünleri ithal eden bir ülke olmaktan kurtulacak, dünya pazarlarına tarım ürünleri ihraç eden ülkelerin ön sıralarına yerleşecektir.

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Rüzgar gülü 24 Haziran 2021 14:41 Doğa ile pazarlık olmaz!! Bizim doğaya uymamız ve integre olmamız gerekiyor. Saygılarımla