İncinmiş çocuğa kulak ver!


Gözlerimi kapatıp, çoğu zaman anlamadığım, karşılaşmaktan sakındığım, sesini bile duyamadığım çocuğa gidiyorum bugün.



 Yarasını sarmamı, ihtiyaçlarına kulak vermemi bekleyen bu çocuğun ismi “incinmiş yanım” … Annemin ördüğü, giymekten hiç hoşlanmadığım, kolları uzun gelen o kahverengi hırkayı giymiş, sırtındaki çantanın ağırlığından çok arkadaşlarının dalga geçen sesleri altında ezilen, takmak istemediğini söylese de gözlüklerine mecbur kalan, eve gidip derdini anlatmaya çalıştığında kimsenin umursamadığı o çocuk benim. Uzaklardan sesi geliyor, yalnızlığını fark ediyorum, usulca sokuluyorum. Dokunmak zor geliyor önce, canım acıyor. Gerçekten bu kadar küçük müydüm? Belki altı, belki yedi yaşlarımdaydım o zamanlar. Fark edince daha çok üzülüyorum ona. Önceleri dokunmaya korkarken, sımsıkı sarılmak istiyorum şimdi. Korkma demek istiyorum, artık ben varım, yanındayım, seninleyim. Şaşırıp kalıyor beni görünce, gücümü hissedince. Cebimden bir şey çıkarmamı istiyor. Hep o çok istediği kar küresini çıkarıyorum, sevdiğini biliyorum, aslında onu iyi tanıyorum.

İhtiyaçlar, ihtiyaçlar, ihtiyaçlar… Neye ihtiyacınız olduğunu biliyor musunuz? İhtiyacınız olduğunu düşündükleriniz ile elde ettikleriniz arasında fark var mı?

Çocukluk çağında elde ettiğimiz birtakım deneyimler sonrasında bazı duyguların, yetişkinlik zamanlarımızda da tıpkı çocukluğumuzdaki gibi hissettirdiğini fark ederiz. Yaşınız kaç olursa olsun içselleşmiş bu çocuk yanınız, size gerçekte neye ihtiyacınız olduğunu söyler. Her insan yer yer çocuksu davranıp, duygularını çocuksu yaşayabilir. Bununla beraber çocukluk çağında karşılanmayan ihtiyaçlar nedeniyle ortaya çıkan “incinmiş çocuk modu” nedeniyle, bazı duygular yoğun şekilde yaşanıp mevcut durumla uyumsuz tepkiler açığa çıkabilir. Bu modda iken, insan kendini yalnız, terk edilmiş, çaresiz, üzgün, umutsuz, sevilmiyor ve değersiz hisseder. Duygusal yoğunluğu yüksek olan incinmiş çocuğun, içine kapandığı zamanlar olabilir ve utanç içerisinde kıvranabilir. Kimi zaman bu modun etkilerinden haberdar iken kimi zaman ne hissettiğinizi, size ve bedeninize neler olup bittiğini fark etmeyebilirsiniz.Örneğin; dışlanan bir çocukluk geçirmiş ya da zorba bir çevrede utanç duygusunu sık deneyimlemiş olabilirsiniz. Eğer ki böyle bir çocukluk yaşantınız varsa, içselleştirdiğiniz incinmiş yanınız sebebi ile yetişkinlik çağınızda deneyimleyeceğiniz en ufak bir eleştiriye hassas hale gelebilirsiniz. Arkadaşlarınızdan kabul görmeyi bekleyerek adım atmayabilir, kendinizi ifade etmeyi tercih etmeyebilirsiniz. Bu haliniz ve tepkileriniz diğerleri tarafından tuhaf, anlamsız karşılanabilir. Kehanet kendini gerçekleştirebilir ve dışarıda kalan olmayı tercih edebilirsiniz, ihtiyacınız olan bunun tam tersi olduğu halde… İncinmiş çocuk yanınız yaşadıkları ile mücadele etmeye çalışırken tüm organizmaların baş etme yolu olarak kullandığı yollardan birini kullanacak veteslim olacak, savaşacak ya da kaçacaktır. Kimi zaman sesini duyurmak için öfkeli hale gelebilir ve öfkeli bir çocuk gibi davranabilir.Önemli olan, içselleşmiş incinmiş çocuğun neye gereksinim duyduğunu anlamak ve bu doğrultuda davranabilmektir. Örneğin kendinizi yalnız ya da değersiz hissettiğinizde bu yalnızlığın sebebini ve size ne ifade ettiğini anlamaya çalışabilirsiniz. Başka hangi duyguların eşlik ettiğini ve böyle hissettiğinizde nasıl davrandığınızı fark etmeye çalışın. Bunu yaşantılamanıza sebep olumsuz, eleştirel bir iç sesle karşı karşıya olabilirsiniz. Bu sese karşı dikkatli olmaya çalışın. Yaralı yanınızın eleştiriden, hakaretten, öfkeden çok yardımınıza, şefkatinize ihtiyaç duyduğunu unutmayın, ona ihtiyaçlarını verin ve kucaklayın. Sevgiler…

Yorum Ekle