İhanet-Aidiyet!..


"29 yıl sonra son gece maçı" diye paylaşmış arkadaşım sosyal medyadan stadyum görseliyle maçı...



Amiyane bir tabir olacak ama hani derler ya "içime öküz oturdu", tam olarak öyle oldu görünce...

Akıl, havsala idrak etmemekte ısrar ediyor gerçeği, hâlâ...

Bu duruma gelirken demek hepimizde bir akıl tutulması olmuş, kabul edelim.

Bırakılmayacak koltuklar kimlere teslim edildi yıllarca, bırakın giymeyi hediye edilmeye kıyamayacak ne formalar verildi hiç hak etmeyecek adamlara.

Vay be... Ne acı...

Hepimiz böylelikle keder pastasından payımıza düşen zehir gibi acı dilimlerimizi aldık ciğerimiz yana yana...

Ancak;

İdaresinden, sahada formasını taşıyanına kadar kim varsa, tüm sorumsuzları Allah'a havale ediyorum.

Bursaspor'u kullanan, basamak yapan, cebini dolduran, belini doğrultan, bu çöküşe herhangi bir sekilde katkı koyan, ufak da olsa dahli olan herkesi ama herkesi...

Geçen haftadan bu yana yaşadığımız iç yangınını, Süper Lig'e döndüğümüzde bile unutmayacağım.

Çok değil sadece 12 sene önce şampiyon olup, bu kadar zamanda çok daha farklı konumlara getirilmesi gerekirken, bitirilmeye uğraşılan Bursaspor'un ahı, yakanızı bırakmasın.

Evet belki bu kulüp küllerinden bir gün yeniden doğacak ama bu doğuş hiç kolay olmayacak.

Gerçeklerin de ne yazık ki farkındayız hepimiz, romantizme gerek yok.

Yıllarca "umuttur Bursaspor" dedik, ömür vefa ettiği ve yettigi sürece de diyeceğiz orda bir beis görmüyorum.

Fakat, o umutla sarılmayı hayal ettiğimiz ve nice başarılı yıllar görmeyi dilediğimiz canım kulübün geleceğini çalan bu hırsızlar da umarım yaşarken payına düşen hak edişi alırlar.

Gençlerimizin Menemenspor karşısındaki 1-0'lık galibiyetini kutlarım.

Zira ne menem bir hüzündür ki, tüm çalkantılı haftalarına rağmen sağ salim bitebilen bir sezon olması gerekirken düştüğümüz bu duruma da pare pare yanıyor yüreğim, engel olmak mümkün değil.

Bu kara sezonun utanç listesi, isim isim tarihe not düşüldü.

Olmayan vicdanları bir gün "hata ettim" özeleştirisi yapar mı bilinmez.

Ama yediği kaba ihanet edenler, işine ve ait oldukları kulübün tarihine zerre saygı göstermeyenler, muhakkak ki, dilinden olmasa da zihninden elbet geçirecektir.

Çünkü beyin öyle bir organdır ki unutmaya izin vermez, bir şekilde hatırlatır.

Şimdi biz artık önümüze bakalım.

Ayrık otlarından kurtulup, tertemiz yeni bir sayfa ile kolları sıvayalım...

Önce bu kulüpte tepeden tırnağa adam akıllı bir temizlik yapmalısınız.

Ayran yokken içmeye, tahterevanla gitmeye gerek yok gezmeye!...

Sonra yüzümüzü bir dönelim bakalım en değerli hazinemiz Vakıfköy'e...

Sözde değil özde bir bakış, en doğru yapılanma ve organizasyon ile ilmek ilmek örerek yürüyelim yeniden yazacağımız geleceğimize.

Kapısından içeri girerken "Hayallerin gerçekleştiği yer" dediğimiz Vakıfköy'de sadece futbolcu değil, karakter de yetiştirelim!

Yetiştirelim ki yaşadığımız acı ihanetlerin zuhur etmesine bir daha kolay kolay fırsat vermeyelim.

Yeteneği olan zaten ortaya çıkıyor, işin ehli hocalar ile futbol bilgisi de yoğruluyor.

Orada bir sıkıntı yok.

Ancak, aidiyet duygusunu yerleştirip geliştirmedikçe, suya yazı yazmaya devam ederiz.

Merinos Futbol Okulu ile başlayan ilk adımların Vakıfköy'e uzanan yolculuğunda, pusulamız ve olmazsa olmazımız budur.

Gençleri A takım seviyesine hazırlarken sadece futbol bilgisi ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik değil, Bursaspor hafızasıyla da geleceğe taşıyalım.

Bursaspor'u, geçmişini, o geçmişe kazınan gurur dolu günleri öğrete öğrete işleyelim bu tarlayı.

İşte ancak o zaman,

Bursaspor kültürü ile yoğrulmuş gençler, adanmış bir ruhla A takımı hedefine götürecektir.

İşte ancak o zaman,

En hayati maç öncesi gece kulüplerinde alem yapıp ihanet edenlerle değil, gece yastığa başını koyduğunda bu kulüp için daha fazla, daha iyi ne yapabilirim diye düşünenlerle küllerimizden yeniden doğacağız.

Belki bu geç olur ama tertemiz, içimize sinen, bize yakışan bir gelecek kazanmış oluruz.

Yorum Ekle