İ-stop


İstop, 70’lerde, 80’lerde sokakta büyüyen, orta yaş ve üstü kişilerin, çok eğlenerek oynadığı oyunlardan biridir.



Bilgi ve teknoloji çağında, okul sonrası eve gelip bilgisayar başında oyun oynayan, internette sörf yapan veya sosyal medyada canlı yayın yaparak / seyrederek vakit geçiren genç arkadaşlarıma oyunu kısaca anlatmak isterim.

 İ-stop, bir top, en az üç kişiyle oynanır.

Ebe, elindeki topu olabildiğince yukarı fırlatarak, bir başka oyuncunun ismini yüksek sesle haykırır.

İsmi söylenen oyuncunun, top yere düşmeden yakalaması gerekir.

Eğer topu yakalarsa, başka bir oyuncunun adını söyleyerek topu olabildiğince yukarı fırlatır.

İsmi söylenen oyuncu topu yakalayamazsa, yere düşürürse, oyun heyecan kazanır.

Çünkü, yerden seken topu yakalayana kadar, diğer oyuncular, koşuşarak saklanacak yer ararlar.

Topu yere düşüren oyuncu “ebe”, topu elinde tuttuğunda “I-stop” diye bağırarak, kaçışan, saklanmaya çalışan oyuncuları durdurur.

 Ebe, hareketsiz bekleyen diğer oyunculardan, kendine yakın ve saklanamamış birini seçip, elindeki topu fırlatarak, vurmaya çalışır.

 Eğer, ebe, diğer oyunculardan birini vurabilirse, vurulan oyuncu, ebe olur ve oyun böyle devam eder.

 Bu oyunu biz çocukluğumuzda çok oynardık.

Şimdilerde fark ediyorum ki, gündelik hayatta, biz bu oyunu oynamaya halen devam ediyoruz.

 Nasıl mı?

 Gün içerisinde, hepimiz, etkilendiğimiz, bir takım olaylarla karşılaşıyoruz.

Bu olaylar karşısında üstümüze düşeni yapıp, konuyu yönetebilirsek, olumlu sonuçlar elde ederiz.

Yani, ismimizi söyleyerek havaya atılmış topu, yere düşmeden tutmuş oluruz.

 Ya işler yolunda gitmez ise?

Yani, havaya atılan topu elimizden kaçırıp yere düşürdüysek…

 İnsan psikolojisi, olumsuz birtakım olaylarla karşı karşıya kalındığında,

bir uçta, tümüyle bir başkasını ya da başkalarını “suçlama”;

diğer uçta, “bütün sorumluluğu üzerine alma” tutumu içine girer.

Bu çizginin, aşırı suçlama ucunda, başlarına gelen istenmedik her olayda, her zaman, bir başkasını ya da başkaları suçlar.

 Bir çeşit savunma mekanizması diyebiliriz.

 Bu duruma pek çok örnek verebiliriz.

 Gündelik yaşamda özellikle bizim anaç kültürümüzde, yeni yeni yürümeyi öğrenen bir çocuğun, kafasını masaya çarptıktan sonra, annenin “masaya vurarak nannaaaa” diye masayı azarlaması…

 Alkollü, uykusuz veya yorgun halde trafiğe çıkıp kaza yaptığı halde, sanki hiç sorumluluğu yokmuş gibi “trafik canavarına” suç atılması…

 Faiz – enflasyon parametresini yanlış yorumlanmasına rağmen, enflasyon canavarına suç atılması…

 Şimdilerde diyanet işleri başkanlığından, internet üzerinden verilen fetva yayınlandı. “

Fetva şöyle; Şüphe yok ki, fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren rızıklandıran ancak Allah’tır”  

Böylece kemiklerimize kadar hissettiğimiz hayat pahalılığının suçlusunu, sorumlusunu öğrenmiş olduk.  

 Arkadaşlar arasında oynana oynanan “İ-stop”, yüksek tempolu, heyecanlı ve çok eğlencelidir.

Ancak, üzerinizdeki suçu başkasına atmak adına, inançlarımız üzerinden, “İ-stop” oynanmasını çok tehlikeli buluyor, sizlerin de yorumlarını bekliyorum.

 Masayı azarlarsınız, anlarız,

Trafik canavarı dersiniz anlarız

Enflasyon canavarı dersiniz anlarız

Fiyatları tayin eden Allah’tır derseniz, artık bunu da anlayış beklemeyin, çarpılırsınız.  

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Binnur inan 28 Temmuz 2022 20:35 Bence hepimiz o günlere geri dönüp şöyle bir hatırladık :) emeğinize sağlık Erkan bey çok kıymetli bir yazı olmuş

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı İsmail 28 Temmuz 2022 16:13 Hayat pahalılığı tamamen memleketimizi yöneten beceriksiz hükumet yüzundendir

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Nebiye uygur 28 Temmuz 2022 14:24 Çok güzel .tebrik ediyorum. Başarılar diliyorum.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Bahriye 28 Temmuz 2022 10:22 Ahh çocukluğum, masumiyet, umut, neşe, mutluluk, paylaşmak, eğlence, güven.. Şimdilerde oyunun kuralları çok kez değiştirildi..bizler büyüdük ve kirlendi dünya...

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Cihat UYGUR 28 Temmuz 2022 10:08 Gelinen nokta:Savunma mekanizmalarının çöktüğü,aşırı ekonomik sıkıntının savunmasını; inanç kültürü ve terimleri üzerinden yapıldığı bir zamanı yaşadığımızı belirten güzel yazı.Eline ve kalemine sağlık.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Eren 28 Temmuz 2022 10:00 Yine muhteşem bir yazı teşekkürler

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Nurşen Yılmaz 31 Temmuz 2022 18:14 Kalemine yüreğine sağlık ne güzel dile getirmişsin.