Her ‘zabıta’ memuru, Ebbusuud Efendi’dir!


‘Osmanlı’ devleti ve dönemi, farklı yönleriyle çok konuşuluyor.



‘Osmanlı’ devleti ve dönemi, farklı yönleriyle çok konuşuluyor.

O dönemlere baktığımızda;

Zor durumdaki insanlığın yanı sıra, hayvanların yaşam hakkı ve tedavisi dahi, hizmet ve mimari uygulamalarda dikkate alınmıştır.

Bugün ise…

Sokak hayvanları, işkence yaşıyor.

Birlik ve beraberlik…

Batılı ülkelerce başarısı kabul edilen vakıf sistemiyle güçlü ve etkili bağların kurulması, yürütülmesi sağlanmıştı.

Bugün ise…

Karşılıklı saygı dahi, erozyon yaşıyor.

Suç ve ceza…

Düzen ve huzuru bozan, kandırılan ve haksız kazançlar elde edenler, ibretlik cezalarla karşılaşmıştır.

Bir yapıya, gereken bir iznin verilebilmesi için dahi, padişah fermanı olduğunu bilmekteyiz.

Bugün ise…

Başlıca kentler, ova, yamacı ve sahilleriyle betonlaşırken, o nostaljik halleriyle fotoğraflarda kaldılar.

Disiplin, düzen için…

Cezai sistem, önem taşıyor.

Belediyelerde;

Zabıta teşkilatlarının da, taviz vermeden ve kanunun gerektirdiğini yapması, devletin temel görevleri arasındadır.

Siyasi çekince ve endişe olursa…

Övünülen Osmanlı da, anlamını yitirir!

Kanuni Sultan Süleyman…

Birgün;

İstanbul Kadısı Ebussuud Efendi’yi huzuna çağırır ve çardaki bir esnafa ağır görülen cezayla şikayet edildiğini söyler.

Kadı;

Elindeki kanunname ve standart esaslarına ait kitaplara göre, değerlendirmeye öncelikle işaret eder.

Kendisine…

Ağır cezanın şeklinin, kanunnamede yer almadığı ve neye dayanarak verildiği sorulur.

Kadı;

Kanunnameyi okuyan okuyan herkesin kadı olabileceğini, ama cezayı vicdani kanaatiyle belirlediğini vurgular.

Padişah, ikna olduğunu söyler.

Sözün özü…

Kamusal düzen ve işleyişte;

Zabıtalar

Kent Polisleri’dir!

Osmanlı’yı yad edeceksek…

Her biri;

Ebussuud Efendi’dir!

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Zihni Vatansever 03 Ekim 2020 11:05 Bencede öyle